19 Aralık 2018

Ömer EMECAN1 Aralık 2018 , Cumartesi

Ömer EMECAN

DİNGİLİN ÖNDE GİDENİ

Dingil, güzel dilimizde; Taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş ve uçları tekerleklerin merkezinden geçen mil, olarak bilinir.

Bir tarifi daha var; Kaba saba kimse, taşralı, aptal, salak anlamında da kullanılır.

Ne kadar enteresan değil mi?

Birinde yükü çeken, birinde aptal, salak, taşralı filan..   Hiç örtüşmüyor değil mi?

Kızınca “Dingilin önde gideni!” deyip çıkıyoruz işin içinden. Herkes de anlıyor ne dediğimizi..

Hıyar da öyle..

“Hıyarın teki!”

Ya Aptal Karga’ya ne demeli? Kargalarla ilgili küçücük bir araştırma yapmanızı öneririm. Tilkilerin kurnazlığı zaten dillere destan.

Bir de ‘Aruç’ kelimesi biliyorum. Öküzlerin boyunduruğunu dingile bağlayan çatallı bir ağaç.Onun da görevi çok önemli..

Onunla ilgili farklı bir söylem vardı eskiden.  Ama o suçlayıcı ya da küçük düşürücü türden değil: “Öküz aruça etti!”   Nasıl oluyor bu?                                                                                                                    

Öküz arabası fazla yüklenmişse ve hafif bir rampada yükü çekemeyen öküzler altlarına etmişse, bu ifade kullanılırdı.

Hadi son alarak “Köpek!’ kelimesine de yer verip meseleyi toparlamaya çalışalım.

Bildiğiniz gibi Köpek kelimesi aşağılayıcıların en aşağılayıcısı bir ifadedir.

Oysa köpek en sadık hayvandır.

Nasıl olmuştur da böyle bir mana o kelimeye yüklenmiştir.

Reva mıdır?

Herkes Kedi için “Nankör” derken, neden köpek o aşağılayıcı anlamla ilişkilendirilmiştir.

 Yukarıda karga için ufak bir araştırma yapmanızı öneririm demiştim ya, aynı öneriyi köpekler için de yapıyorum. En yakınınızdaki arkadaşlarınızdan başlayarak yapın bunun sohbetini. Aç ve susuz olarak, günlerce, ölmüş sahibinin başında bekleyen köpeklerle ilgili nice hikâyeler dinleyeceksiniz kim bilir? Arada bir “Bizler de en azından köpekler kadar sadık olabilsek” dediğim olmuyor değil.

Yukarıda verdiğim örnekler kültürümüzün bir özelliği.  Karşımızdaki insanın bizi daha iyi anlamasıyla ve dilimizle ilgili muazzam bir büyüklüktür bu.

Başka dillerin de böylesi zenginliği mutlaka vardır. Kendi dilimiz kadar, o dilleri de iyi bilen nesiller yetiştirmeliyiz.  

Son zamanlarda, ülkeler arasında yoğun bir görüşme ve anlaşma trafiği yaşanıyor ya? Bu yazıyı yazmak oradan geldi.  Adamlar, yapılan anlaşmaların arasına öylesine sinsice yerleştirmeler yaparlar ki, Dingil- köpek ya da karga ne anlama geliyor iyi ölçmek ve ona göre biçmek gerekiyor. Son sözümüz de şu olsun: Atatürk Fransızcayı bilir ve uluslar arası anlaşmaları Fransızca kaleme aldırırmış.                                                                                                            

Çünkü Fransızca, fazla lastik gibi uzamayan net bir dilmiş.  Bilgisizliğimize gelir ve yanlış imzalar atarsak, daha sonraki nesiller bizim için  “Dingilin önde gidenleri!” demekten imtina etmezler inanın.

Bilhassa yeni neslin dağarcığında bulunsun istedim.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI