23 Eylül 2018

Serdar ÇAKAN13 Eylül 2018 , Perşembe

Serdar ÇAKAN

Duygusal Düşünme

“Duygu” ve “düşünce” aynı ateist imam gibi, soğuk temmuz gibi, renkli siyah gibi birbiri ile yan yana gelmez kavramlardır ve birlikte söylendiğinde hiçbir şey ifade etmez. Geçmişte “duygusal zekâ” gibi tabirlerin çokça kullanılmasından olsa gerek insan biyolojisini ilgilendiren bu iki temel kavram bile birbirine karışmaktadır.
İnsanların (veya toplumların) duyguları ve düşünceleri vardır ve genellikle normal yaşam içinde birbiri ile her daim çatışır. Çatışmayı engelleyecek olanlar da o toplumun aydınlarıdır.
Bizde “aydın” yerine “hoca” tabiri kullanıldığı için siz aydın kelimesi gördüğünüz yerde hoca diye okuyarak devam edebilirsiniz.
Normal şartlarda toplumun ruhsal dalgalanmalarını nötralize edecek olanlar, o toplumun aydınlarıdır. Duyguları ve düşünceleri iyi tarif ederek, kavramları yerli yerine koyarak toplumun ve bireyin doğru kararlar vermesine imkân sunarlar.
Düşünülenin aksine toplumu siyasetçiler değil, aydınlar biçimlendirir. Fakat!
Günümüzde toplumda aydın sıfatı alabilecek kim varsa; belli bir ideolojinin pençesinde debelenip durmaktadır. Cumhuriyet tarihi boyunca (daha da geriye gidilebilir) dönem dönem farklı ideolojilerin ön plana çıkması, başka bir deyişle devlet yönetiminde etkili olması sebebiyle bazı aydınlar çok etkili olmuşlardır diğerleri ise çok zulüm görmüşlerdir.
Konuyu şuraya bağlayacağım.
Son oynanan milli maçları seyretmişsinizdir. Rusya bizi kendi evimizde yendi (1-2). Biz, İsveç’i deplasmanda yendik (2-3).
Rusya yenilgisinden sonra yakınmalar hemen başladı. Ardından şikayetler: “Ruh yok!”, “sistemsizlik”, “hoca gitsin!” falan…
İsveç galibiyetinden sonra ise devasa büyüklükte bir sevinç dalgası: “Zafer”, “büyük geri dönüş”, “diriliş”, “aslanlar, kaplanlar” …
Kamuoyunda iki gün arayla oynana maçların ardından oluşan birbirine tezat iki farklı ruh hali mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Gerçekte bizim milletin ruh hali maalesef böyledir.
“Aşağılık kompleksi” ile “büyüklük kompleksi” at başı yan yana gider ve özellikle maç gibi sonucu çabuk alınan olaylardan sonra daha rahat gözlenebilen bir durumdur. İçinde bulunduğumuz ekonomik, sosyal ve siyasi hengameden çıkamıyor olmamızın da temel sebeplerinden biri budur.
Oysa maç sonuçlarını değerlendirmenin kimseye faydası yoktur. Mesele Türk Milli Takımının hedefe ulaşıp ulaşamayacağıdır. Daha 3 ay önce bir Dünya Kupası yaşanmış ve biz evimizde otururken hem Rusya hem de İsveç organizasyonda yer almışlardır.
Öyleyse; gelecekte sağlam bir yapıya sahip olmak istiyorsak çocuklarımıza anlık duyguların düşünceleri ve fikirleri bastırmasına imkân vermeyen “sistematik düşünmeyi” öğretmemiz gerekmektedir.
Genç futbolcuların sahada aldığı sonuç önemlidir ama TV karşısında duygusal düşünmeye çalışan izleyicilerin durumu daha önemlidir. 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI