22 Nisan 2019

Beytullah ÖNCE11 Nisan 2019 , Perşembe

Beytullah ÖNCE

Herkes tarafından sayılacak bir anayasa yapsak?

İnsan, insanla ilişkisini gelenekle, örfle, sözlü ya da sözsüz çeşitli kurallarla düzenler, fakat söz konusu ilişkiler iki kişinin dışında cereyan edince; toplumsal, kamusal ya da benzeri bir durum söz konusu olunca başka düzenleyicilerin bulunması da doğaldır.
Malum, insanın kamu aygıtlarıyla ilişkisi ise yasalarla, yönetmeliklerle, kararnamelerle belirleniyor modern ulus devlet yapılanmasında.
Bu yapıda anayasa, devlet ve toplum arasında bir sözleşme kabul ediliyor; bu sebeple anayasa yapım sürecinde toplumun iradesinin belirleyiciliği önemseniyor, küresel düzende ise uluslararası sözleşmelerin…
Anayasal düzenin tesisiyle, hem vatandaşın hem de devletin görev ve yükümlülüklerinin sınırlarını çiziyor, mahiyetini belirliyor; böylece hayatın seyri içinde öngörülemeyen, tekinsiz, güvensiz bir ilişki ağının örülmesi önlenmiş oluyor.
Biz, bugün, çeşitli toplumsal yahut siyasal sorunlar ile sürekli karşı karşıya kalıyor ve sürekli aynı çözümsüzlük ikliminde boğulup duruyorsak, bunun temelinde biraz da mevcut anayasal zeminin şekillenmesinde toplum iradesinin bugüne kadar belirleyiciliğinin bulunmaması yatıyor.
Mevcut anayasa ve öncekileri, tepeden, yani devlet iktidarını elinde tutan yönetenler tarafından topluma sunuldu.
Toplum, anayasa yapmadı, kendisine yasalar manzumesi şeklinde anayasalar yazıldı.
Mezkûr süreçte toplumun söz ve karar hakkının olmayışı, kendi bedenine uygun bir anayasal düzeni ortaya çıkarmasına da mani teşkil etti.
Gelinen noktada anayasalarda yapılan kısmı değişikliklerle şekillenen ise neresine el atsanız, elinizde kalan bir durum arz ediyor.
Daha kötüsü ise şu: Bugünlerde yaşadığımız sahnelere bakınca, 12 eylül askeri darbesinden kalma mevcut anayasanın uygulanması, oradaki kuralların baz alınmasıyla dahi yaşadığımız bazı krizlerin içinden çıkabilecek haldeyiz.
Bu gerçekten ibret verici bir ironi ve üzüntü verici bir trajedi bana kalırsa…
Şayet, mevcut anayasa çerçevesinde hareket edilse; hiç değilse toplum, anayasal hak ve özgürlüklerinin varlığını ve güvence altında olduğunu bilir.
Mesela ağzından çıkan siyasal bir eleştirinin kendisine “ihanet” yaftasıyla dönmeyeceğinden, ifade hakkını özgürce kullanabileceğinden emin olur.
Politik tercihlerin farklılaşabileceğinden, seçme ve seçilme hakkını kullanırken önüne gelene kadar tüm yasal denetimlerden geçmiş bir pusuladaki tercihinin, kendisini “vatansever” yahut “hain” kılmayacağının güveniyle hareket edebilir.
Doğru şekilde attığı bir oyun, doğru şekilde sayılacağından, maddi bir hata varsa düzeltileceğinden, itiraz hakkı kullanıldıktan sonra ortaya çıkan sonucun artık kabullenileceğinden emin olabilir.
Üstelik bu sürecin, herkes için ve her yerde, adil, eşit, şeffaf ve dürüst biçimde işletildiğini görebilir, çünkü bu onun en doğal hakkı, devletin de vatandaşına karşı önemli bir yükümlülüğüdür.
Fark eder ki, kurallar Sakarya’da ayrı İstanbul’da ayrı, Ankara’da ayrı, Mardin’de ayrı, İzmir’de ayrı Muş’ta ayrı şekilde yorumlanmamaktadır.
Herkesin oyu birbirine eşittir, yanlışlık yapılmamışsa herkesin attığı oy geçerlidir, her sayım sonucu tüm partiler için bağlayıcıdır; çünkü burada hisler değil somut veriler, açık deliller söz konusudur, kişisel beğeniler değil basılı mühürler esas alınır; tüm bunlar kazananın ya da kaybedenin kim olduğuna göre değişmez, değişmemesi gerekir.
Aksi takdirde bir güven bunalımı doğar; bu kadar buhranın içinde, karşı karşıya kalınan bu kadar sorunun üstüne bir de böylesi bir güvensizlik ikliminin oluşması ise tüm memlekete yazık etmek olur.
İnsanın insanla ilişkisinde nasıl ki güven çok temel bir esas teşkil ediyorsa, aynı durum kamu idaresinde de esastır.
Tüm bunlardan çıkan ders ise şudur:
Bize esaslı bir değişiklik gerekiyor; güçler ayrılığının doğru şekilde belirlendiği, denge ve denetleme mekanizmalarının sağlam kurulduğu, toplumsal dokunun dikkate alındığı, kamu yararının geçerli olduğu, insanı insanla, toplum ve tabiatla barış içinde yaşatacak sahici bir anayasa gerekiyor, sonucu değiştirmeyecek oyları tekrar tekrar yahut sonuç değişmiyor diye kuralları kendi koyduğu oyunu bozmak değil.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 

 


 

 



 



Sakaryada Avukatlar

Site İçi Arama

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SİZCE SAKARYA'NIN EN ÖNEMLİ SORUNU NE?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI