20 Haziran 2019

İhsan AÇIK1 Mart 2019 , Cuma

İhsan AÇIK

İNSANLARIN ARASINI BULMAK

Her şeyi yoktan var eden Yüce Allah, hiçbir varlıkta bulunmayan özellik ve yetenekleri, bir lütuf olarak insanoğluna vermiştir. Ayrıca varlıkların birçoğu, yine onun hizmetine sunulmuştur. Yüce Rabbimiz, bu kadar nimet ve imkan verdiği insandan, iman, ibadet ve şükür istemektedir. İnsanın şerefi, Yüce Rabbini tanıyıp iman etmesine, değeri de Allah’a ibadet ve taatte bulunmasına ve güzel ahlaka sahip olmasına bağlıdır.

İnsanlar Hz. Adem ile Havva’dan çoğalmaları itibariyle eşittirler. Bu açıdan soylarıyla övünmeleri yersizdir. Çünkü gerçek üstünlük takvâ üstünlüğüdür. Öyle ise İslam dini, insanların rengine, diline, ırkına, kavmine, kabilesine, zenginliğine, makam ve mevkiine bakmaz, onların davranışlarına ve amellerine bakar ve ona göre değerlendirir. İnsanın değeri, Allah’a imanın bir tezâhürü olan ibadetleri, güzel ahlakı ve hayırlı işleriyle ölçülür. Bunu ölçüp değerlendirecek olan da, yalnız Allah’tır. İslam dini, insanları hor görmeyi, alaya almayı, lakap takmayı, gıybet etmeyi, yalan söylemeyi ve onları küçük düşürücü tüm davranışları yasaklamıştır.

Günlük hayatta, insanlar arasında yanlış anlamalar, alınganlıklar veya menfaat çatışmaları sonucu kırgınlıklar ve küskünlükler olur. İnsanlar arasındaki anlaşmazlığın çeşitli sebepleri vardır. Bir menfaatin zedelenmesi veya bir davranışın yanlış anlaşılması, çoğu zaman dargınlığa yol açar. Araları bozulan kimselerin yakınlarına, bu durumlarda önemli bir görev düşer. Derhal onlarla temasa geçerek anlaşmazlığa yol açan sebepleri bulmak, daha sonra da iki tarafın düşünce tarzlarını ve kaprislerini dikkate alarak barışmalarını sağlamaktır. Onları yeniden kaynaştırırken son derece anlayışlı ve âdil davranmak, küsüp darılma bahanelerini azaltmak gerekir. Bunun için de herkese hatasını uygun ifadelerle söylemek icap eder.

“Onların gizli konuşmalarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka vermeyi veya bir iyilik yapmayı yahut insanların arasını düzeltmeyi isteyenler böyle değildir.”  Nisâ sûresi (4), 114
“Sulh dâimâ hayırlıdır.”  Nisâ sûresi (4), 128

“Allah’tan korkunuz. Aranızı düzeltiniz.” Enfâl sûresi (8), 1

Müslümanların vazifesi, yeryüzünde sulh ve barışı gerçekleştirmek, en mükemmel toplumun İslâm toplumu olduğunu canlı örneklerle ispat etmektir. Bu da, din kardeşlerini sevmek ve onlarla birlik ve beraberlik içinde yaşamakla mümkündür. Âhenkli bir toplum hayatı kurmadan Allah Teâlâ’ya karşı görevlerin kusursuz bir şekilde yapılması da mümkün değildir.

Müslümanlar, Cenâb-ı Hakk’ın kendilerine lütfettiği sayısız nimetleri bir bir hatırlamalıdır. Bu lütufların en başında, Müslüman olmak ve bir İslâm toplumunda yaşamak gelir. Bu nimeti görmezden gelmek, sulh ve huzur içinde yaşamak yerine, kavga ve anlaşmazlık yolunu seçmek bir mü’mine yakışmaz. Böyle bir davranış, ancak nankörlerden ve Allah’tan korkmayanlardan beklenebilir.

Müslümana yakışan davranış, Allah’ın gazabına yol açacak böyle hâllerden uzak durmak ve din kardeşleriyle huzur içinde yaşamaktır. Birbirine küsüp darılan kardeşlerinin arasını bulmak da yine onların vazifesidir.

“Müminler kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulun.”  Hucurât sûresi (49), 10
Allah Teâlâ müminleri, belli bir gaye için yaratmış ve o hedefi birlikte gerçekleştirsinler diye onları kardeş yapmıştır. Birbirine darılan fertler veya toplumlar, o ulvî hedefe varamazlar. Bu durum karşısında diğer müminlerin yapacağı tek şey, birbirine darılan müminlere kardeş olduklarını hatırlatmak ve aralarını bulmaya çalışmaktır.

Ebû Hüreyre (ra)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (sa) şöyle buyurdu:
“İnsanın her bir eklemi için her Allah’ın günü bir sadaka vermek gerekir:
İki kişinin arasını bulman, bir sadakadır.”

Dünyanın çok küçüldüğü çağımızda, insanları ayrılıklara, dolayısıyla huzursuzluk ve mutsuzluğa götürecek her şeyi bertaraf etmek zorundayız.  Önce din kardeşi, sonra aynı vatanın ve aynı dünyanın vatandaşları olduğumuzu, en sonunda da hepimiz Hz. Adem’in çocukları olarak insanlıkta kardeş olduğumuzu ön plana çıkararak, birlik ve beraberlik içinde yaşamalıyız. Kendimiz için istediğimizi başkaları için de istediğimiz, kendimiz için istemediğimiz şeyleri başkaları için de istemediğimiz zaman, herkes için mutlu bir hayata kavuşacağız.
Buhârî, Sulh 11, Cihâd 72, 128; Müslim, Zekât 56.
İhsan Açık Sakarya İl Müftüsü


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 

 


 

 



 



Sakaryada Avukatlar

Site İçi Arama

 

 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SİZCE SAKARYA'NIN EN ÖNEMLİ SORUNU NE?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI