16 Ekim 2018

Beytullah ÖNCE26 Kasım 2017 , Pazar

Beytullah ÖNCE

İstikamet şart, sorgulamak da öyle

“Gideceği yeri bilmeyen kaptana, hiçbir rüzgar yardım edemez” sözünü bilirsiniz; kaptan yerine gemi de kullanılır bazen.
Benzeri de vardır, şöyle:
“Bir insan nereye gideceğini bilmiyorsa hangi yoldan gideceğinin hiçbir önemi yoktur.”
Herhalde, bu cümleyi bir kompozisyon ödevi olarak verseydiler; kısaca “Bu söz, Türkiye’nin halini tasvir etmektedir.” deyip, fazla söze gerek kalmadan bırakırdım; çünkü her iki cümle de, epeydir yaşadığımız memleket hikayemizin özeti gibi geliyor bana.
Neden böyle?
Sanırım “neden” sorusunu pek sormadığımız için.
Bir süre önce yazar Atasoy Müftüoğlu bir konferans için şehrimizdeydi.
Kitaplarından, yazılarından istifade ettiğim üstadı dinlemek için gittiğimde, bir kez daha aynı derdin altını çizdiğini fark ettim.
“Merak etmiyoruz, sorgulamıyoruz, üretmiyoruz.
Hâlâ zihinsel bir taşrada yaşıyoruz.”
Böyle diyor Müftüoğlu sık sık.
Peki; merak, düşünmek,  sorgulamak ve “neden” sorusundan hiç vazgeçmemek neden önemli?
Bana kalırsa doğru istikameti bulmak için.
Doğru yolu seçebilmek için.
Başka türlü, pusulasız bir şekilde akıntılara kapılıp gitmemek işten değil.
Başkalarının peşinden yanlış yollara sapmamak da öyle…
Şüphesiz her şeye deneyim gözüyle de bakabilirsiniz; lakin denenmiş ve yanlışlığı defalarca tecrübe edilmiş yolları tekrar yürümenin ne faydası olabilir ki?
Türkiye’de, biz bu yanlış denemelerin, siyasetten, toplumsal sorunlara, anayasadan, eğitime ve yargıya kadar birçok alanda hangi tekrarları, hangi zararları, hangi hataları ürettiğini kaç kere gördük?
Sayısını hatırlayabilen var mı?
Yine Müftüoğlu’na referansla, yaşadığımız hali “bilinç felci” olarak tanımlayabiliriz.
Türkiye, siyasette, yönetimde ve toplumsal olaylarda diğer tüm alanlarca ciddi bir kriz yaşıyor.
“Neden” sorusunu yönelmemiş bir zihne, bu durumu kabul ettirmek güç tabi.
Malum, hastalıklar için önemli hususlardan biri, hastanın hastalığını kabul etmesiymiş.
Şimdi ortada sağlıksız bir durum olduğunu düşünmeyen kişiye de, neden krizde olduğumuzu tarif etmek güç.
Eleştiren, sorgulayan ve gerçekten insanlığın hayrına, insanların hayrına, memleket sakinlerinin iyiliğine düşünenler için cevaplanması gereken çok soru, çözüm üretilmesi gereken çok sorun var.
Bu sorunların başında da, memleketin gidişatına yön veren zihniyetlerin ve yönetim pratiklerinin, bizi sürekli olarak çıkmazlara sürükleyip durması geliyor.
Sürekli değişen uygulamaları “esneklik” ile tarif etmemiz de çok güç; çünkü bana kalırsa rüzgara göre dönüp durma hali söz konusu. 
Haliyle gidişata ilkeler yön vermiyor.
Yolumuzu herkesin üzerinde mutabık kaldığı ortak değerler aydınlatmıyor.
Kalıcı uzlaşılar sağlanmış toplumsal referanslarımız da yok ortada.
Bunun bizi sürüklediği yerin nasıl bir kriz olabileceğini her gün farklı konularla tecrübe ediyoruz.
Bir gün övülen, ertesi gün kıyasıya yeriliyor.
Bir gün “devrim” diye sunulan, bir süre sonra başka bir “devrim” gibi karara kurban gidiyor.
Bir gün çözüm diye geliştirilen süreç, başka bir gün tüm kötülüklerin anasıymış gibi anlatılıyor.
Bir gün elinin sıkılmasından onur duyulanlar, ertesi gün yerin dibine sokulabiliyor
Ne ilke var, ne tutarlılık ne de denge.
Her alanda bir ölçüsüzlük aldı başını gidiyor.
Ve tüm bunların sonunda nereye varacağımız meselesi gündemimizde değil.
Günü kurtarmaya dönük hamleler, günü kurtarmadığı gibi geleceği de sakatlıyor.
İnsanlar, nereye vardığını bilmediği yollara sorgusuz sualsiz, kitlesel reflekslere sapabiliyor.
Tüm bu hengamenin ortasında insanın Necip Fazıl gibi seslenesi geliyor:
“Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!”


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?


altın


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI