26 Haziran 2019

Mustafa TOPKARA22 Nisan 2019 , Pazartesi

Mustafa TOPKARA

“KABUL” NEDİR?

Anadolu Ajansı eski müdürü,
Yenişafak yazarı ve İletişim alanında akademisyen olan Kemal Öztürk,
twitter da yaptığı paylaşımda
CHP lilerin “berat” kandilinde yaptıkları yoğun kutlama mesajlarına, 10 kasım’da ve cumhuriyet bayramlarında AKP tabanının yoğun kutlama açıklamalarına gönderme yaparak,
bunun toplumsal barışı getirebileceğini, iki tafafın birbirini kabulü anlamında bir adım olduğunu söyledi.

Ben bu açıklamaya “şerh” koydum.
Dışarıdan bakıldığında gerçekten de toplumsal uzlaşı gibi gelebilir bu tablo.
Lakin bu, bir sığlaşma göstergesi de olabilir, karşılıklı bir manüplasyon da..
Bunu “karşıyı kabul” olarak değerlendirmek çok iyimser olur.
Çünkü “Kabul”,
karşı taraf gibi olmak, onun gibi davranmak “değildir”.

Eskiden, siyaset yaptığım zamanlarda,
parti genel merkezinde “aslında demokrat olmadığımızı, demokrasiyi iktidara gelmek ve insanlarla islam arasındaki engeli kaldırmak için araç olarak kullandığımızı” pek çok kez konuşmuşuzdur.
Parti genel merkezinde pek çok parti büyüğünden bu yönde tavsiyeler, nasihatler almışızdır.
Gerçek anlamda iktidar oluncaya kadar “bizim gibi olmayanların” suyuna gidecektik.
Türkiye siyasi tarihinin meşhur kavramı da böyle doğdu;
Takiyye!

Bugün olanlar da böyle yorumlanabilir mi?
Karşılıklı olup biten,
Bir Kabul mü yoksa iki kesim de birbirine takıyye mi yapıyor?
Bir “yakınlaşma çabası” olduğu açık.
Lakin, olup biteni müslüman/türk/sünni/laik kodlarıyla tanımlanan merkez seçmenin egosunu okşamak/sırtını sıvazlamak olarak algılayanlara nasıl itiraz edillebilir!.. 
Yine lakin, karşı tarafın kutsalına saygı göstermenin ötesine geçip, kendi kutsalıymış gibi davranmak ne kadar gerçekçi, ne kadar sorun çözücüdür?
Bu tutumdan nasıl bir pozitif sosyolojik sonuç ortaya çıkar?

Kabul istemediğin şeylere “evlilik sürsün” diye katlanmak değildir.
Kabul istemediğin şeylere “kavga çıkaran olmamak” için rıza göstermek de değildir.

“Senin ailene kaç kere gidersek benimkine o kadar gideceğiz”
“Sana ayakkabı alacaksak, bana da alacağız”
“Ben bulaşıkları yıkayacaksam sen de evi süpüreceksin”
diyen çiftin tavrı bile üstünde konuştuğumuz siyasi açıdan bulanık tavırdan daha gerçekçidir.

Elbette bu da
kabul değildir.
Kabul etmiş birisi,
“ben yapıyorsam sen de yapabilirsin”
“Sen yapıyorsan ben de yaparım” demez.

Rekabet, taviz, katlanma, takıyye…
Ülke ilişkilerinin özeti gibi..
İlişkileri sığlaştırıyor, sorunları kronikleştiriyor.
Uzlaşmayı, birlikte yaşamayı mümkün kılan,
Ilişkilerin ömrünü uzatansa kabuldür.
Peki,
Nedir Kabul?
Iyi haftalar…

 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 

 


 

 



 



Sakaryada Avukatlar

Site İçi Arama

 

 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SİZCE SAKARYA'NIN EN ÖNEMLİ SORUNU NE?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI