21 Kasım 2018

Beytullah ÖNCE8 Kasım 2018 , Perşembe

Beytullah ÖNCE

Kaldırım taşı

Bazen, büyük sorunlar üzerinde düşünmek için gündelik hayatımızdaki küçük şeyleri görmemiz yetebilir.
Böyle bir bakış açısıyla, bir kaldırım taşından dahi yaşadığınız ülkedeki düzenin ne halde olduğunu anlamanız mümkün olabilir.
Nasıl mı? Gelin, birlikte düşünelim.
Yağmurlu bir günde kaldırımda yürüdüğümüzü varsayalım.
Her şeyin yerli yerinde olduğu bir kaldırımda, yürümeye devam edersiniz.
Ama taşların yerinden oynadığı bir ülkedeyseniz, yerli yerine oturtulmamış bir kaldırım taşının altının yağmur suyuyla dolması ve bastığınızda bir mayın gibi üzerinize çamurlu suyu patlatması muhtemeldir.
Tanıdık bir tablo mu?
Yaşlı, bedensel engelli ya da bebek arabasını iten bir anne-baba olarak kaldırımda ilerlediğimizi düşünelim.
Her şeyin iyi düşünüldüğü bir kaldırımda, kalabalık yoksa rahatlıkla yürüyebilirsiniz.
Ama her şeyin hesapsız kitapsız yapıldığı bir memleketteyseniz; daha kaldırıma çıkmak için yaşadığınız sorun, kaldırımdan inmekte de karşınıza çıkar.
Kaldırımda herhangi bir engele takılmadan ilerlemekte de epey güçlük çekebilirsiniz.
Ne bir engelli ya da bebek arabasının rahat inip çıkabileceği eğimli bir düzenleme yapılmış olur, ne görme engelli birinin adımlarını rahat alabileceği bir bant, göstermelik kalmıştır.
Kaldırımla ilgili başka durumlar da söz konusu olabilir.
Bu sefer de bir araçta yolcu olduğunuzu düşünün.
Sürücü arabayı kaldırım kenarına park etti ve kapıyı açtınız.
Her şeyin doğru hesaplandığı ve asgari şartların doğru sağlandığı bir ülkede, o aracın kapısı kaldırıma çarpmaz, siz de araçtan rahatlıkla inebilirsiniz.
Fakat herkesin kafasına buyruk davrandığı bir yerde, araçta kalmanız da kuvvetle muhtemeldir çünkü kaldırım epey yüksek yapılmıştır.
Ya da hamile, yaşlı ya da engelli bir vatandaş olduğumuzu düşünelim.
Halk otobüsü kaldırıma yanaştığında araca binişiniz epey zahmet verebilir.
Çünkü kaldırım ya alçaktır ya yüksek, yerli yerinde ise değil!
Neden böyledir?
Kıyafetsiz muhterisliğin hükmü geçerli olduğu için sizinle ilgili kararların, uygulamaların gündelik hayatınıza nasıl yansıdığını düşünebilecek ehliyette insanlar, karar mekanizmasında çoktan devre dışı kalmıştır.
Peki siz bu senaryolara bakınca, mesela o kaldırım taşını doğru yerleştirmediği için kızdığınız, o taşı yerine koyan eleman mıdır?
Eğer ondan ibaret kalıyorsa; aslında memlekette asıl bozulanın sistemin ta kendisi olduğunu gözden kaçırıyorsunuz demektir.
Kim bilir oraya o taşları dizmek için gelen eleman, ihaleyi alan kaçıncı firmanın taşeron silsilesindeki kaçıncı halkanın emekçisidir!
Hiç çalışmadan, eline taş değmeden, sadece politik irtibatlar, iltimaslar sayesinde kamu malından millet hakkına girmeye çekinmede beis görmeyen asıl sorumluları bir kenara bırakıp, meseleyi bir elemanın işini hakkıyla yapmamasıyla sınırlıyor olabilirsiniz.
Şüphesiz o elemanın görevini hakkıyla yapmaması da bir meseledir ama en asgari ücretle, en azami şartlarda, insanın fıtratını bozacak bir çalışma düzeninde, insanların ortaya koyacağı ürünün ne kadar düzgün olmasını bekleyebiliriz ki?

Daha çok örnek verilebilir ama sanırım anlamak isteyene bu kadarı da kâfi gelir.
Bakın, bugün üzerinden geçip gittiğiniz bir kaldırım bile size memlekette işlerin yolunda ne kadar gidip gitmediğine dair farklı sorular sordurabiliyorsa, gündelik hayatınızdaki her noktada başka ne sorular, sorunlar ile karşı karşıya olduğunuzu düşünüp de sorgulamanız gerekmez mi?
Sormadığınız soru, sorgulamadığınız sorun; yarın size başka bir sorun olarak geri dönmez mi?
Kaldırım taşı diye basıp geçtiğimiz yerlerin altında yatan sorunları görmezden geldiğimizde, bunlar gelecekte başka sorunların kaynağına dönüşmez mi?
Sorunu en alt düzeydeki sorumlusuyla tanımlayıp, sistemin tamamında aksayan yerleri sorgulamazsak; suçu gücümüzün yettiğiyle sınırlı tanımlayıp, güç yetiremeyeceğimizi düşündüğümüz büyüklükteki makam ve mevki sahiplerini olan bitenden münezzeh tutarsak, başımıza gelen ve gelecek olan musibetlerdeki sorumluluğumuzdan kurtulmuş sayılacağımızı mı düşünüyorsunuz gerçekten?
Yanılıyor olmayasınız?
 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI