16 Haziran 2019

Mert ATALAY28 Aralık 2018 , Cuma

Mert ATALAY

KUZEYİN KALELERİNİ KİM FETHEDECEK?

Geçen hafta sonu il dışından misafirlerim geldi.  Misafirlerime Adapazarı merkezde Sakarya’ya ait lezzetleri tattırdıktan sonra şehrimizin dokularını anlatmak istedim. Söğütlü’ye doğru yola çıktık. Adapazarı çıkışından Söğütlü’ye kadar tarihi alanlara yönlendiren tabelalar ile Harmantepe Kalesi sapağına ulaştık.

Yol üzerinde kaleye ait görseller ile tarihi bir hava katılmış Kale Caddesi, misafirlerimizi adeta bin yıl öncesine hazırladı. Kale girişine uzaktaki otoparka aracımızı bırakarak müzeye doğru meraklı adımlarla ulaştık. Gişe memurunun samimi karşılamasının ardından önce müzeyi mi yoksa kaleyi mi gezmek istediğimizi sordu. Önceliğimizi Harmantepe Kaleden yana yaptık. Bir rehber eşliğinde, her şeyi aslında uygun olarak onarılmış, restore edilmiş kalenin burçlarını gezdik, gözetleme kulelerinde nöbet tutmuş askerleri anlatırken, bu bölgenin stratejik önemini anlamaya çalıştık. Rehber de bize detaylıca anlattı. Açıkçası etkilendik.
Öyle etkilendik ki, Harmantepe Kalesi’ne bu hayallerle bakarken kendimizden geçmişiz. Çünkü  bunların hiçbiri olmadı. Çünkü Harmantepe’deki kaleye turistler değil, sadece gömü arayanlar gidiyor. Peki tüm bu saydıklarımın olmaması için ne gibi bir engel vardı? Hiç örnek göstermek istemesem de, şu elimizdeki tarihi Kaleler Avrupa’da olsa, yılda on binlerce turisti ağırlarlardı.

Harmantepe Kalesi’nin etrafı neredeyse bataklık. Bin yıl önce bu topraklarda hüküm sürmüş imparatorluk buraya yol bulmuş, kale yapmış, memleketini savunmuş fakat biz mevcut kaleyi makus haline terk etmişiz. Bisiklet ile tarla yollarından zor bela gittiğim Harmantepe Kalesi’yle ilgili bir ara restorasyon çalışması yapılacağı duyurulmuş, hatta girişimler de olmuş fakat devamı gelmemiş…

Burası neyse de ya Seyifler Kalesi…
Gölkent yolu üzerinde, Çark Deresi’nin kenarında bulunan artık iki sütunu kalmış kaleden haberi olan var mı? Yıkılmak üzere olan bu sütunları incelemek için gittiğimde, orada bir inşaatta çalışan usta uzaktan bana bakıyordu. İncelemek için diğer cepheye geçince ustaya selam verdim, kalenin durumuyla ilgili bir iki soru sordum. Geldiğini gördüm ama uzaktan izledim, gelip sağına soluna zarar vermesinler diye kolluyorum, yılda bir defa bir iki memur gelip fotoğrafını çekip gidiyor dedi.
Bu kalan iki burçtan başka yok muydu diye sordum. Olmaz mı bu alan komple Kaleye aitti, altı yedi tane daha burç vardı ama talan edildi dedi… Yani kısacası Seyifler’deki tarihi kale de ustaya emanet…

Bir şehir, tarihiyle şehirdir. Sakarya, imparatorlukların kaleler şehriydi, savunma hattıydı. Çünkü kaleler, şehrin korumasıdır, yarınıdır, güvencesidir.  Şimdi kuzeyin kaderine terk edilmiş kalelerini kim fethedecek, kaleleri kim günümüze kazandıracak?


 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 

 


 

 



 



Sakaryada Avukatlar

Site İçi Arama

 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SİZCE SAKARYA'NIN EN ÖNEMLİ SORUNU NE?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI