17 Ocak 2019

Ömer EMECAN5 Ocak 2019 , Cumartesi

Ömer EMECAN

POŞET PARASI VE KOCAALİ’NİN MELEN BARAJI’NDAN HAKLI PAY TALEBİ

Geçen yıl, Ortaköy’lü bir abi çağırdı yanına. 72 yaşındayım, diye söze başladı.                                                  
5-6 yıl evvel, Melen Barajı kamulaştırması nedeniyle Adapazarı’na yerleşmiş.                                       Görmeden duramadığım için, hasret gidermek maksadıyla her ay, 3-4 defa Ortaköy’e gidiyorum. Yukarıdan bakınca doğduğum, çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği Ortaköy yerle yeksan edilmiş.       Ne bizim evden ne de komşuların evlerinden bir tanesi yerinde yok.                                                                   
Bütün hatıralarımız silinip, süpürülmüş vaziyette.                                                                                                                                         
Bizim sülale ortalama 90 yaşına kadar yaşıyor. Ben 10 sene daha yaşar mıyım bilmem? Ortaköy’e yukarıdan bakınca kimyam bozuluyor. Fenalık geçiriyor, hıçkırıklara boğuluyorum. Çoluk- çocuk yüzüme su serpip beni tekrar Adapazarı’na geri götürüyor. Her seferinde de onlarla kavga ediyoruz. Onlar ‘Bir daha getirmeyiz’ diyorlar, ben de ‘Her canım istediğinde geleceğim’, diye diretiyorum. Ortaköy’den ayrılanların hepsi aynı psikolojik sıkıntıyı yaşıyor.                                                                         
Gelelim ikinci sıkıntıya, Ziraat Mühendisleri, ‘Ortaköy ve çevresine çınar ağaçları dikin. Çünkü çınar ağaçları sis için birebir. Havzayı tamamen sis kaplayacak’, diyorlar.                                                                    
Üçüncü konu ise, Ortaköylülerin hemen- hemen tamamının KocaAli’ye değil de Karasu’ya, Adapazarı’na, Gebze’ye Derince’ye ve İzmit’e yerleşmesi olayıdır.                                                               
Gidenlerin, orada doğanlarla birlikte 20 bin kişiyi aşmış olduğunu söylemek, mağduriyetin boyutunu en güzel şekilde ifade eder, diye düşünüyorum.                                                                                                              
Bu 20 bin kişi artık KocaAli’den alışveriş etmiyor. En basitinden, KocaAli’nin fırıncıları her gün 20 bin ekmeği, bu hicret nedeniyle satamıyorlar..                                                                                         ‘Kamulaştırma nedeniyle almış oldukları paraların, birkaç istisna haricinde bir kuruşu bile KocaAli’de kalmadı, KocaAli’ye hiçbir faydası olmadı’, demek vicdan sahibi hiçbir kimse tarafından abartılı bir ifade olarak değerlendirilemez.
Demek oluyor ki; hicret eden Ortaköylülerin tamamının psikolojisi bozulmuştur. İklim değişmiş, daha da değişecektir. Üçüncüsü ise KocaAli ekonomik yönden dibe vurmuş ve tam anlamıyla çökmüştür.
Yapılması gereken ilk iş KocaAli’yi ayağa kaldırmak olmalıdır.                                                                                  
Bunun yolu da Melen Barajından İstanbul’a verilen sudan KocaAli’ye pay vermek şeklinde olmalıdır. İstanbul’da en azından 2 milyon Su Abonesi vardır. Her ay o su abonelerinin faturalarına 25 kuruş olarak yansıtılacak tutar KocaAli’ye aktarılmalıdır.                                                                                                         
O abonelerin 12 ayda ödeyecekleri toplam tutar sadece 3 lira olacaktır.                                                                         
Yani bir yılda ödeyecekleri toplam tutar sadece 3 çay parasıdır.                                                                                           
Buna hiçbir İstanbullu abonenin itiraz edeceğini sanmıyorum.                                                                          
Ama KocaAli için 500 bin lira eder ki, bu da KocaAli’yi mağduriyetten kurtaracak, ilk etapta da yılan hikâyesine dönen Üniversitenin bir an evvel eğitime başlaması demek olacaktır. Gelecek olan paranın kalanıyla da neler yapılabileceğini bir rapor halinde ilgili mercilere ilettim.                                                                   
Bu güne kadar tık yok                                                                                                                                              
Gerekirse ve istenildiği takdirde herkese de veririm.                                                                                                     
Yeter ki ilgilenilsin.
Melen Barajı ile ilgili payın, çıkarılacak bir kanunla mümkün olacağını biliyorum.                                                
Tıpkı elektrik faturalarımıza yansıtılan Kayıp- kaçak ve TRT Payı gibi.. Cep telefonu faturalarına yansıtılan vergi ve marketlerde ödeyeceğimiz poşet paraları gibi.
Şimdi yetkililere sesleniyorum: sizler bu konulardaki dilek ve istekler söz konusu olduğunda, kulaklarınızın üstüne yatmadığınızı bir gösterin bakalım.
Tabii ki sizin nazarınızda KocaAli’nin 25 kuruşluk değeri varsa..                                                                               
Var mı öyle bir babayiğit?
Konuya devam edeceğiz.


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 


 

 



 



Site İçi Arama


 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

MİLLETVEKİLLERİNDEN EN ÇOK HANGİSİNİN PERFORMANSINDAN MEMNUNSUNUZ?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI