26 Mayıs 2019

Ömer ALİKILIÇ27 Kasım 2018 , Salı

Ömer ALİKILIÇ

Sadece yaratanı seviyorum…

Bugün, bu başlığın altına, yapabildiğim tek eylemi yapıp, sade ve sadece bir yazı yazmak istiyorum yiye. İçinde kaygısı yok, duygusu çok olan, içinde beklentisi yok, heyecanı çok olan ve içinde hiç bir sansürü yok, Türkiye’ye ve Türkiye’deki her insana, her yüreğe, her renge, her yaratılana ve her fikre saygısı olsa da, bir tek yaratana sevgisi çok olan bir yazı…
Öyle bir ülkede ve öyle bir zamanın içinde nefes alıyoruz ki, ağız içinde olan diller, elde tutulan kalemler, dinlenmeye vakit bulamaz oldu. Çünkü ülke gündemi, her gün, her zaman çok yoğun. bu ülkede nefes alan her insanın, hemen hemen her konuda bir fikri, bilgisi az olsa bile, her konuda güçlü bir iddiası, doğru mu, yanlış mı bir an bile düşünmeden dile getirecek cümlesi, her zaman hazır bekliyor. Çünkü gökkuşağı gibi bir ülkede yaşıyoruz. 81 milyon insanın, parmak izi ile birlikte, aklından geçirdiği fikri de birbirinden çok farklı, dilinden düşürdüğü zikri de…
Dedim ya, her sesin olduğu, her sesin, her yerden duyulduğu, her rengin, kendi özünü savunduğu, hiç bir rengin sessiz kalmadığı ve bir rengin, diğer bir rengin önüne geçmediği, gökku1şaği gibi bir ülkede yaşıyoruz. farklı bakış açıları, farklı düşünceler ve farklı söylemler, çoğu zaman ortamı geriyor gibi olsa da, bu durum, Türkiye’nin hem en büyük rengi, hem de en büyük özelliğidir aslında.
Bir tarafa ait olmak, gönül vermek, sempati duymak, kendi rengine cesur bir şekilde sahip çıkması ve kimseden korkmadan bir tarafı savunmak, elbette güzel ve bu, yaşamayı, sadece nefes almak olarak görmeyen insanlar için, olmazsa olmaz bir durum. Beyazın değerini, kıymetini, asla temizliği, saflığı değil, beyaza değer katan ve değerini belirleyen tek şey, siyahın dünya üstündeki varlığıdır. Bu yüzen, en az beyaza duyduğum aşk kadar, siyaha duyduğum aşk ta, bir o kadar güçlü yüreğimde. Çünkü ben, yaratanın beyazın değerini anlatmak adına, bu dünyaya siyahı gönderdiğini biliyor ve ben, siyahı değil, siyahi yaratan Allah’ımı seviyorum.
Farkındayım, son zamanlarda ikiye bölündü ülke. farkındayım, ‘’sen’’ ‘’ben’’ demekten, ‘’biz’’ diyemez haline geldik. Farkındayım, ‘’yaratılanı severim, yaratandan ötürü’’ sözünü unutup, ülkeye nefret eker olduk. Ve farkındayım, bu düzene su taşıyanlardan biri de, bizzat benim. Şüphesiz ki, dünyada nefes alan her bir canlıyı, Allah yarattı. Ama ben, ülkeme dikilen gözden, nefret ediyorum. Ben, ezandan rahatsız olan kulaktan, ezanı, bu topraklardan silmek isteyen, onlara göre laik, bana göre lağım zihniyetinden nefret ediyorum, ben, Yasin Börü’nün katili olan, ‘’daha biz, Apo’nun heykelini dikeceğiz’’ diyen, Pkk’lı Demirtaş’a özgürlük isteyen çevreden nefret ediyorum.
Kısaca ben, her yaratılanı değil, sadece yaradanı seviyorum. 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 

 


 

 



 



Sakaryada Avukatlar

Site İçi Arama

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SİZCE SAKARYA'NIN EN ÖNEMLİ SORUNU NE?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI