26 Haziran 2019

Ömer EMECAN6 Nisan 2019 , Cumartesi

Ömer EMECAN

SİYASETİN SIKICI DİLİ!

‘En ağır yükü annem taşımış
Dokuz ay karnında..
Bir yıl kucağında..
Üç yıl elinde..
Ve bir ömür boyu yüreğinde..’ (Polat Bozkuş Hocamın paylaşımından.)
Ötesi var mı?
Bize göre yok…
Her anne ve her çocuk için geçerlidir bu.
Hâl böyle iken, yâni herkes bu süreci yaşamışken, neden insanlar zaman geçtikçe, büyüdükçe farklı birer kişilik olup çıkıyor?
Evet, insan sosyal bir varlık.
Özeli yanında bir de geneli var. Özeliyle, genelini tek- tek sayacak değiliz..
Geneline baktığımızda toplumun dili, dini, tarihi, kültürü ve bu kapsamda da gelenek ve görenekleri var.
Şu günlerde, sonuçları tartışmalı bir seçim süreci geçiriyoruz.
Bizim üzerinde durmak istediğim şey; bu süreçteki dil..
Hemen araya bir alıntı yaparak, konumuza devam edelim.
Bakınız, kendisini geleceğin Kültür Bakanı olarak gördüğümüz Ankara Sanat Platformu Genel Başkanı Sultan Özateş Hocamız ne demiş;
Oyunuzu sandıkta kullandınız.
Siyasetçilerin aile fotoğraflarını kıyaslatarak, sağ ve sola çamur atarak, kazanan, kaybeden taraf olarak lisanda çirkinleşenlerin şahsiyetinden kuşkuluyuz.

Ne çok karın ağrınız varmış.

Saygı kazanılmaz, hak edilir.

Fikirde hür, vicdanda hürdür bireyler.
Herkes aynı fikirde olamaz, fikirler de değişebilir.

Altı üstü bir seçim ve kazanan halka hizmet verecek. 
Bize düşen, kazananı tebrik etmek, görevini izlemek. 
Hizmeti sorgulayan millet olma vaktidir! 
Dağı bırakıp çakılla oyalanıyoruz. 
Beyler- bayanlar, birbirimize düşman olmuş, partiler yüzünden saldırıyoruz.

Düşmanlarımızın istediği de bu zaten.

Kendimize gelip, birlik içinde, kardeşçe olmalıyız. 
Sultan Özateş
Son cümleye tekrar bakalım mı?
‘Kendimize gelip, birlik içinde, kardeşçe olmalıyız!’
Hepimizi, yukarıda özelliklerini saydığımız, anneler doğurmadı mı?.
Nedir bu kin? Bu hırslar kime ve neye? Varacağımız yer neresidir? Nasıl bir gidiştir bu? Bu doymamışlığın, bizi bir ömür boyu yüreğinde taşıyan annelere vereceği bir derdi ve sıkıntıyı daha nasıl izah ve telafi edebileceğiz?
Satırlarımıza, Nihat Sami Banarlı’nın bir sözü ile son verelim.
‘Yeni doğmuş bir yavruya, gül ile nur’un izdivacından doğan Gülnur denir ya!
Gülşah, Gülderen, Gülten, Güldalı ve benzeri isimler bize bir hakikat daha fısıldar. Anne ve babalar için artık en güzel kelime yavrularına koydukları isimdir.
Çocuklarına Gönlügül, Ayşegül, Yazgülü… gibi isimler koyanlar, yavrularının tenlerinde hem onların, hem de Türkçenin güllerini koklamayı bilenlerdir’
O anne ve babalara bu dille mi layık olacağız?
Devam ediniz efendiler!..

NOT: Sümeyra Emecan ve Arif Çağlayan yeğenlerim, 6 Nisan 2019 Cumartesi günü evleniyorlar.. Kendilerini tebrik ediyor, iki cihan saadetleri diliyorum. (Ö.E)



Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 

 


 

 



 



Sakaryada Avukatlar

Site İçi Arama

 

 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SİZCE SAKARYA'NIN EN ÖNEMLİ SORUNU NE?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI