26 Haziran 2019

Ömer EMECAN16 Mart 2019 , Cumartesi

Ömer EMECAN

SİYASİ ŞAPLAKLAR…

Rahmetli Haşim Sevindik, bizim köyün en matrak kişilerinden biriydi.
Canının istediği herkesle şakalaşır, karşıdan gelen şakaları da hoş görürdü.
Bir keresinde, emektar taksisi ile Hacdan dönen bir yakınını almak üzere, İstanbul’a hava alanına gider.
O kalabalık içinde dolaşırken, bir de ne görsün?
Taksi ile almaya geldiği adam, tam da önündedir.
Hiç düşünmeden, ensesinde güzel bir şaplak patlatır.
Adam hızla geriye döndüğünde, bakar ki yabancı biri.
Özür- mözür derken, adamla sohbete başlarlar.
Adamın adı Karabey Sevindik’tir.
Birkaç kuşak öteden özbe öz amcaoğlu çıkarlar.
Bir tane de bizim Ersan Demir Başkandan anlatalım.
Ersan’lar KocaAli’ye Bartın’ın Amasra ilçesinden gelmişler.
Kökleri, Kastamonu Cideros taraflarındanmış.
Kendisi, tarihe çok meraklı olduğundan,  günün birinde hanımını da yanına alarak, Cide yoluna revan olurlar.
Kökleri Kölemen Oğullarına dayandığı için, orada Kölemenleri arar ve kısa sürede de bulurlar.
Birkaç yaşlı kadın, evin önünde oturmaktadır.
Yaşlı kadınlardan biri, yerinden kalkar kalkmaz, bunlarla güzel bir kucaklaşır..
‘Mutlaka misafirimiz olacaksınız!’ diye de ısrar eder.
Ufak- tefek ikramlardan sonra izin isterler.
Yaşlı kadın, üzülerek de olsa müsaade eder.
Ersan Başkan sormadan edemez: Teyzeciğim, daha tanışmadan, konuşmadan bana sarılman, beni kucaklayıp bağrına basman nedendi? Anlatır mısın?
Yaşlı teyze; oğlum, diye söze başlar, benim rahmetli bir amcam vardı.
Boyun, posun, yürümen ve yüzün aynen ona benziyordu. Onun için.

Gerisine yazacağımız kitapta yer verelim.
Gelelim, Mahalli İdareler Seçimleriyle ilgili kullanılan dile..
Aklı başında hiçbir kimsenin, bu dili tasvip edeceğini düşünemiyorum.
Ekseni kaymış, şirazesinden çıkmış bir üslûp, normal insanların gönüllerinde üzüntü dehlizleri açıyor.
Siyasi şaplaklar, dostluk ve kardeşlikleri pekiştirmekten ziyade, boyunları kırmak ve rakibi bir daha ayağa kalkamayacak şekilde yere düşürmeyi amaçlıyor.
Cahilin biri, âlimlerden birinin yanına gider ve sorar;

  • Mutluluk nedir?
  • Cahillerle tartışmamaktır.
  • Hayır, diye isyan eder cahil.
  • Haklısın, diyerek konuyu kapatır, âlim olan..

Toplumda, böyle insanların çok olduğunu fark edebiliyorum..
Yukarıda kaymış eksen ve şirazesinden çıkmak, ifadelerini kullandım ya..
İlimiz genelinde, belediye başkanlarının projelerinden başka, fındığın, şeker pancarının, tank paletin değil de, İstanbul’daki ıslıklama olayının gündeme oturması bunun en bariz örneklerinden biridir, diye düşünüyorum.
Kullanılan kırıcı ifadeleri duydukça da aklıma, birbirlerini hiç görmemiş akrabaların ilk karşılaşmalarındaki kucaklaşması geliyor.
Böyle giderse o kucaklaşmalardan da uzak mı kalacağı yarabbi!
Biz top yekûn, hısım, akraba, kardeş ve bir değil miyiz?
Ne bu savruluş?
Ne bu yahu?
 


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 

 


 

 



 



Sakaryada Avukatlar

Site İçi Arama

 

 

 

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SİZCE SAKARYA'NIN EN ÖNEMLİ SORUNU NE?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI