21 Mayıs 2019

Cihan ERSÖZ4 Mart 2019 , Pazartesi

Cihan ERSÖZ

Tehlike aslında biziz!

 Gelişmiş Avrupa’nın demokrasilerinde çoğunluğun ve yürütmenin gücünü “Yetkiyi halktan aldım, ne yaparsam meşrudur”  şeklindeki keyfi davranışlardan korumak için dengeleyici kurumlar var.
   Bu kurumlar durduk yerde ortaya çıkmadı.
   ‘Demokratia’ denilen ve demokrasi diye okuduğumuz ‘halk yönetimi’ Atina şehir devletlerinin icadıdır. Tarihi milattan önce Beşinci Yüzyıl’a dayanır.
   Tarihçi Herodot bunu “erdemlerin en mükemmeli olan kanun karşısında eşitlik” diye tarif etmiş.
   Bu eşitlik; o güne kadar halkı sömüren asillerle, ezilenleri, yani orta ve alt sınıfı, aynı çizgiye getirdi.
   Atina demokrasisinde meclis, hükümet ve mahkemeler olmak üzere üç ana kurum vardı.
   Her özgür vatandaş (köleler hariç) meclis toplantılarına katılıp oy veriyordu.
   Meclis; savaş ve dış politika konusunda kararlar alıyor, yasa yapıp değiştiriyor, yöneticileri ödüllendiriyor veya cezalandırıyordu.
   Mecliste kura ile seçilen 50 kişi şehir devletinin günlük işlerini görüyordu. Bu kişilerin görev süresi rahata ve rüşvete alışmamaları için bir yılla sınırlıydı.
   Mahkemeler Yunan demokrasisinin en güçlü ayağıydı.
   Her gün belli bir havuzdan kura ile 30 yaşından büyük 500 erkek vatandaş, jüri görevi görmek üzere seçilirdi. Kimin haklı kimin haksız olduğuna bunlar karar verirdi.
   Bu mükemmel düzeni sanıyorum çoğunuz beğendiniz. ‘Keşke bugün de benzer bir uygulama olsaydı’ diyenleriniz olmuştur.
   Siz öyle sanın…
   Tarihin bu kesitini inceleyen bir yazar şöyle diyor: “Atinalılar o günler için çok radikal bir deney olan demokratik kurumlarını korumak için birçok yasa geçirdiler ve kurumlar oluşturdular. Ama bir tek tehlikeye karşı önlem almayı ihmal ettiler. Bu tehlike kendileri idi!”
   Sorun şuydu:  “Çoğunluğun aşırılıklarını denetleyecek herhangi bir mekanizma yoktu ve keyfi davranışlar frenlenemedi.”
   Demagogların kışkırtmasıyla yanlış kararlar alındı, büyük haksızlıklar yapıldı. Filozoflar, generaller ve amiraller haksız yere idama veya sürgüne mahkûm edildi. Askere katliam yaptırıldı. Girilmemesi gereken savaşlara girildi.
   Bir başka tarihçi bunu şöyle tarif ediyor: “Halk, kendisinin kendisi için düşmanları kadar tehlikeli olduğunu anlamadı.”
   Demokrasi her şeye karşı kendini koruyabilir ama çoğunluğa ve onun aldığı yıkıcı kararlara karşı savunmasızdır; çoğunluğu peşine takabilen istediğini yapar.  Kimsenin de buna engel olma şansı yoktur.
   Atina şehir devletleri kurumların değil kişilerin demokrasisine dönüştüğü için 200 yıl sonra battı ve tarihten silindi.
***
   Yukarıdaki bilgileri Kıbrıslı gazeteci Metin Münir’in Şubat 2017 tarihli bir makalesinden aldım.  Kendisiyle sosyal medyadan yazışıyoruz. Bana “Yazılarımdan dilediğin kadar aşırabilirsin” sözü var! 
   Finali kendisine bırakmadan eklemelerimi yapayım…
   31 Mart’ta sandık başına gidip il ve ilçede bir belediye başkanı ve meclis üyeleri seçeceğiz. Elbette çok oy alan aday ve kadro seçimi kazanacak.
   Bu güne kadar yaşadıklarımıza baktığımızda, mührü kapanın keyfi bir yönetim anlayışı sergilediğini görüyoruz. Kaynaklar sorumsuzca harcanıyor.
   Bu böyle sürsün mü sürmesin mi? Soru ve sorun budur.
***
   Son söz Metin Münir’in:
   “Çoğunluklar her yerde, her zaman ortalamanın altında eğitim ve gelire sahiptirler. Parayla satın alınabilirler. Yalana kolay kanarlar. Rahat maniple edilebilirler ve yanlış karar verme eğilimleri yüksektir.
   Bu yanlış kararlar demokrasinin sonunu getirir.
   Bu gerçek, demokrasinin ilk defa uygulandığı eski Atina şehir devletinden bu yana hiç değişmedi!”


Bu yazı toplam 1 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİHABER GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara


 

 

 


 

 



 



Sakaryada Avukatlar

Site İçi Arama

 

 

 

 

Anket Sorusu Diğer Anketler

SİZCE SAKARYA'NIN EN ÖNEMLİ SORUNU NE?

PUAN DURUMU


SAKARYADA HALI YIKAMA Sakarya'da Kiralık VinçSakarya OtelleriSakarya OtelSAKARYA HALI YIKAMASAKARYA DÜĞÜN SALONLARI