Maden, Su ve Tarım!

Konuya nasıl başlamak gerektiğini artık şaşırmaya başladım.
Yönetim kademesindeki aktörlere mantıklı gerekçeler sunuyoruz.
İnsan sağlığı diyerek, ilgili kurumların hassas davranmalarına dikkat çekiyoruz.
Vatandaşın geçim kaynağı tarım, fındık tarımına vurgu yapıyoruz.
Turizm diyoruz o’ne diyen bile yok!
Su havzalarının ve tarımın, maden sahalarından ve bu sahalardan elde edilecek ekonomik getiriden daha önemli ve uzun vadede kazançlı olduğuna vurgu yapıyoruz, anlı şanlı siyasi aktörlerden çıt yok!
Hal böyle olunca da bölgeye gözlerini dikenler durmak bilmiyor.
***


Kocaali’de 20 bin dönüm verimli fındık bahçeleri kimin umurunda?

24 Ekim 2018 tarihinde gazetemiz Sakarya Yenihaber’de; Madenlerinizi başınıza çalmaya hazırız başlığıyla bir yazı yazmıştım.
Yazının içeriği Kocaali ilçesinde maden arama ihalesi ile ilgiliydi.
O tarihte, Enerji Bakanlığı, Maden ve Petrol işleri müdürlüğünün açmış olduğu ihalenin bölge için hiçte hayırlı bir ihale olmadığına yazımla dikkat çekmeye çalışmıştım.
İlan edilen ihaleye hiçbir firma katılmadığından gündemimizden düşmüştü.
Bugün,15 ay sonra Sakarya’nın 2 ilçesinde maden sahası ruhsatı vermek için Maden ve Petrol işleri genel müdürlüğü 24 Şubat 2020 tarihinde ihaleye çıkacağını yeniden ilan etmiş.
Bu ilçelerden biri de, Kocaali ilçesi.
Son yıllarda ve günlerde Kocaali ilçesinin adı maden ve diğer, ekolojik yapısına kast eden “Kimya İhtisas OSB” gibi konularla anılmaktadır.
İlçenin özelliği nedeniyle, bahsi geçen “maden arama ve kimya OSB” konuları Sakarya kamuoyunda zaman zaman gündeme gelmekte.
Ancak ne hikmetse yerel idareciler bu konulara toplum çıkarları değil de, sadece kendilerinin bildikleri farklı öncelikler acısından yaklaştıkları anlaşılmakta.
Aynı şekilde il ve ilçedeki karar vericilerin 24 Şubat 2020 tarihinde Maden ve Petrol İşleri genel müdürlüğünce Kocaali ilçesinde, Melen Çayının döküldüğü Karadeniz sahilinden başlayarak Caferiye mahallesinden, Açmabaşı mahallesine kadar 20 bin dönüm verimli fındık alanlarını hedef alan ihalesine bihaber oldukları anlaşılıyor.
Bu yöneticilerin duyarsızlıkları ile Kocaali’nin eşsiz doğasına, tarımına ve turizmine kast eden projelere adeta çanak tutmaları anlaşılır gibi değildir.

***


Melen su havzasını ve tarımı dikkate almamak ne kadar sağlıklı bir yönetim anlayışıdır?


Belirlenen 20 bin dönüm arazilerde yapılacak bir maden çalışması, İstanbul halkının su ihtiyacına çözüm üretmesi için yapılan “Melen Barajı’nı” yağmur suları aracığıyla ve maden sahasından oluşacak “siyanür gibi kimyasal” sızmalar nedeniyle direk etkileyeceği bir hakikat.
Bu hakikati gören Maden ve Petrol işleri genel müdürlüğü maden sahası ortasından 11.91 ha 100 dönüm içme suyu isale hattı geçmektedir ibaresine, ihale şartnamesinde lütfedip yer verilmiştir.
Yani bölge su kaynakları açısından hassas bir bölge olduğunu Maden ve Petrol işleri müdürlüğü kabul etmiş.
Böyle bir alan da yapılacak bir maden çalışmasının ne anlama geleceğini bilmek için bilim insanı olmaya gerek yok.
İnsanı ve yaşamı direk etkileyecek bir maden sahasının Kocaali’de kurulmaması için şimdiden tedbir almak gerekir.

Aksi davranış, sağlıklı bir yönetici portesinden uzak bir davranış olacağı kanaatindeyim.
Halkın öncelikleri yerine, bilerek ya da bilmeyerek şirketlerin karlılığı, ekonomik çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi yöneticilik olarak görenler artık bir karar vermeliler.
Ya mevcut ekolojik düzeni, su ve tarım alanlarını koruyarak, Kocaali ve 18 milyon suya muhtaç İstanbul halkının çıkarları doğrultusunda hareket edecekler.
Ya da halka karşı 3 maymunu “görmedim, duymadım ve bilmiyorum” oyununu oynamaya devam edecekler!
Tercih ilgili yöneticilerin!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahsen
Ahsen - 5 gün Önce

Bu konu hep üstü kapalı açıklamalarla geçiştiriliyor. Böyle ciddi bir proje önce bu bölgede yaşayan vatandaşlara anlatılmalı ve yerel gazedelerde değil medyada anlaşılır bir açıklama yapılmalı. Neticede buranın vatandaşları büyük şehirlerde yaşamak istemeyen yerlilerdir.

banner22

banner21