Bayramı beklerken

Bayramlar insanı sevince, mutluluğa ve dahi huzura ulaştıran şeylerdir. Geçici de olsa sevinmek, mutlu olmak herkesin hakkıdır. Gel sarılalım, konuşalım, hal-hatır soralım; şairane ifadesi ile sevelim, sevilelim sanki hiçbir derdimiz yokmuş gibi. Yaklaşmakta olan Ramazan Bayramı için de aynı şeyleri söylemek isterdik ama… siyasi görüşleri farklı, diye birbirlerini ziyaret etmeyen siyasiler varken bu mümkün mü? Belki de bayramı veya bayramlaşmayı hak etmediğimizden ilahi bir cezadır bu, kim bilir?

Kudüs meselesi Müslümanların turnusol kâğıdı gibidir, özellikle yakın bölgelerde ikamet edenler bundan kendilerini azat edemezler. Her Müslüman birey veya topluluk bu konuda üzerine düşen görevi yapmalıdır. Herkes kendi konumuna ve gücüne göre buna mecburdur. Bu konuda ikili oynayan, bir bakıma “tavşana kaç, tazıya tut” diyenler büyük bir vebal altındadır. Masalarda, lobilerde farklı; meydanlarda farklı davrananları tarih affetmeyecektir ve yazacaktır. Ancak asıl hesabın görüleceği zaman herhalde çok daha çetin geçecektir. Böyleleri bayramı boşa beklemesin, onlara bayram asla gelmeyecektir. Gerçi onlar kendi aralarında bu bayramı kutluyormuş gibi yapabilirler. Yani kendileri çalıp kendileri oynayabilirler, yapacak bir şey yok.

Doğu Türkistan meselesi de hem İslami hem ırki hem de insanı sorumluluklar yükler üzerimize. Bu konu siyasetini Türk milliyetçiliği üzerinden yapanlar için çok daha önemli olmalıdır. Sorumlulukları çok daha fazladır, anlayacağınız. Yine bu konuda yeterince sesi çıkanları bir kenara bırakırsak sesi boğuk çıkanlar veya hiç çıkmayanlar vebal altındadır. Onlar da bayramı boşuna beklemesinler. Büyük ihtimalle onları da teğet geçecektir.

İslam’ı mezhebi bir taassupla anlatanları, birleştirici-bütünleştirici olmak yerine ayrıştıranları, birlik ve beraberliğimize limon sıkanları unutmuş değilim. Özellikle sorumluluk makamında olan, sözü dinlenilen ve etkili olanlar dikkatli olmalıdırlar. Bir ülkenin (hele bir de söz konusu Türkiye ise) cemiyet olduğu unutulmamalı ve böyle muhtelif unsurlar içeren toplumlar bir cemaat, tarikat veya mezhep bağlamında yönetilemez, yönlendirilemez. Tıpkı bir cenaze veya düğünde farklı görüşlerin ortak amaçla toplandığı gibi bir anlayışta olmalıyız. Böyle bir davranış halinde ne siz amacınıza ulaşabilirsiniz ne de karşı tarafa bir faydanız dokunur. Her şeye rağmen böyle davrananlar da bayramı boşa beklemesin, hesaba da sıkı hazırlansın. Sırtına koyun postu bağlayabilirler mesela (bir suç işlediğimizde büyüklerimiz bize öyle söylerdi).

Çiftçisinin, işçisinin, memurunun, emeklisinin halinden anlamayan yönetici, (güya) sanatçı, politikacı, gazeteci ve bilumum toplum yönlendiricileri ‘ele verip telkini’ yani sabırlı olun, idareli olun bu yolun sonu selamettir, diyenler; ancak kendilerine geldi mi ‘salkımı yutanlar’ veya deveyi hamutuyla birlikte götürenler, unutmayın sizin bayramınız sadece zandır.

Ülkemizin zenginliklerini bir avuç insana peşkeş çekenler, fabrikaları satanlar, tarımımızı beş paralık edenler ve bunlara çanak tutanlar da bayramı boşuna beklemesin. Üstelik bu satış işi öyle kolaylarına geliyor ki günü kurtarmak adına yapılan yabancıya mülkiyet satışları da ileride başımızı çok ağrıtacak. Tam bir mirasyedi, hayırsız oğlan misali bir durumdayız. Yani ‘bugün yediğimiz hurmaların bir yerlerimizi tırmalaması’ pek yakındır. Şimdi tüm bunları yapanlar, destek olanlar, seyirci kalanlar ve hatta üstelik laf cambazlıkları ile üstünü örtenler de bayram yapacak öyle mi?

Bayramları kesin olarak hak eden sadece çocuklardır çünkü onlar bir şeyler yapmadan hak ederler bunu. Büyüyünce  onlara olması gereken bayram anlayışını öğretelim bari. Öyleyse siz niye böylesiniz, derlerse ‘biz ettik siz etmeyin’ deriz en azından.

Bayram gelecek adına umutlanmaktır, gelecekte kuracağımız hayalimizdir, geçmişte yaşadığımız kırgınlıkları-dargınlıkları unutmaktır veya bir kenara bırakmaktır. Bayram bir aşık misali vuslattır yani iç barışa kavuşmaktır ve bayram savaşa geçici olarak ara vermek değildir. Unutmayalım bayram bize gelmeyecektir. Hadi, toplanalım hep birlikte biz ona gidelim. Yine unutmayalım bir kişi eksik gidersek bizi kabul etmeyecektir. Gerçek bayramlarda buluşmak üzere. Hoşça kalın.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?