KIRMIZI  ÇİZGİYİ DE AŞTIK..!

          Ülkemizde obezite artıyor..!

          Türkiye’de üç kişiden birisi obez, okul çağındaki çocukların  3’te biri aşırı kilolu..!

         Dünya Sağlık Örgütü ( DSÖ) raporuna göre Türkiye obezite de Avrupa’da birinci sırada..!

         Nerden çıktı şimdi bu obezite, demeyin Sevgili Okuyucularım.

        Obezite, günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır.

         Mustafa Kemal Atatürk ‘ün “ Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur.”  sözünü hatırlayalım ve ne kadar da doğru bir tespitte bulunduğunun farkına varalım daha fazla geç kalmadan hep birlikte.

         Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, ileri teknolojinin esiri gibiyiz..!

Teknolojideki gelişmeler, hayatı kolaylaştırırken, günlük hareketlerimizi de  önemli ölçüde kısıtladı. Ve  arı gibi işlerken hareketsiz, sedanter bir hayat sürmeye başladık.

          Sedanter (hareketsiz) bir yaşam tarzı, hem bireysel hem toplumsal olarak önemli bir halk sağlığı sorunudur.

           Ve yapılan çalışmalar - araştırmalar, sürekli hareketsiz yaşamanın aşağıdaki durumlara sebep olabileceğini göstermiştir.

           İşte onlardan bazıları :

          Obezite ve şişmanlık.

          Tip-2 diyabet.

          Bazı kanser türleri.

          Kalp-damar hastalıkları.

          Erken ölüm.

          Durum bu kadar vahim olmasına karşın, güzel ülkem sanki idrak yolu enfeksiyonu geçirmekte.

          “ Ne diyorsun, bir şey anlamadık.” dediğinizi duyar gibiyim…

          Öyleyse obezitenin ne olduğunu anlatmakla devam edelim yazımıza.

         Obezite : Bedenin yağ kütlesinin, yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının arzu edilen düzeyin üstünde olmasıdır.

        Bir başka deyişle ; alınan günlük enerjinin, harcanan enerjiden fazla olması halinde, artan enerji vücutta yağ olarak depolanır ve bu da obezite oluşumuna neden olur.

         Kısaca ; besinlerle alınan enerjinin (kalori),  harcanan enerjiden fazla olması ve fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanması (%20 ve fazlası )sonucu ortaya çıkan, yaşam kalitesini ve ömrün süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalıktır.

                    *

    Aman Doktor Derdime  Bir Çare…

           Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından da obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır.

           Dünya Sağlık Örgütü ve Avrupa Obezite Derneği, obeziteyi bulaşıcı olmayan salgın bir hastalık olarak tanımlıyorlar, tıpkı diyabet gibi..!

          Dalgalanmalarla seyreden, ölümlere yol açan çok ciddi ve de  kronik bir hastalıktır obezite..!

         Öyle ki;  obezitenin vücutta tüm sistemler üzerinde, tüm organlar üzerinde olumsuz etkileri var. Tip 2- diyabetlerin %80 ’i, 90 ’ı obez.

         Hipertansiyonlar, kolestrol yüksekliği, kalp hastalıkları, metabolik sendromlar bunların çoğu obeziteden kaynaklanıyor.

               Başta kanser olmak üzere pek çok ciddi hastalığa yol açan obezitenin, bazı kanserlerle doğrudan ilişkisi olduğu da bilinmektedir. Kolon kanseri, meme kanseri, rahim kanseri gibi.

            İvedilikle üzerinde durulması gereken devrin bu ölümcül hastalığı obezitenin, depresyonla doğrudan ilişkili bir de psikolojik boyutu var.

                       * 

 Nasıl Geldik Bu Hale..?

             Düzensiz - dengesiz  yemek yeme alışkanlıkları,

           Akıllı telefon, bilgisayar - tablet- playstation başında yenen atıştırmalar,

          Çok sık fast food tüketimi,

          Spor / egzersiz alışkanlıklarının olmayışı,

          Fiziksel aktivitenin azaldığı, hareketsiz bir yaşam, 

          Neredeyse evden eve arabalarla gidilmesi. Hatta hatta mümkün olsa odadan odaya..!

         Önleme konusunda gerekli tedbirlerin alınmaması,

         Sağlıklı gıdaya erişilememesi, merdiven altı gıdaların piyasada çokça bulunması,

         Yeterli egzersiz, fiziksel hareket yapmak için uygun alanların olmaması,

          Kişilerin bilinçsiz olması, bilinçlendirilmemesi,

        Sağlıksız gıdaya ulaşımın kolaylaşması,

        Yaşam tarzının değişmesi.

        Tüm bunların hepsi farkında olmadan kilo almaya ayrı ayrı birer etken olup,  obezite sebebidirler..!

                     * 

       Neler Yapılmalı..?

            Obezite Avrupa’da yılda 1.2 milyon kişinin ölümüne yol açıyor..!

            Hiç gecikmeden önlem ve tedbirlerin alınması için oldukça önem arz eden bir rakam bu..!

           Obeziteyi önlemek için önlemlerin alınmasında ;

           kişilerin bireysel eğitimi,

           çocukların küçük yaşlardan başlayarak eğitilmeleri,

            estetik kaygıların giderilmesi için, beden algısı ile ilgili yapılan yanlışlardan vazgeçilmesi.

           Çocukluk çağından itibaren obezitenin farkına varılmalı ki bu oranlar aşağıya doğru çekilebilsin.

            Bilinçlendirme daha çocukluk çağlarında başlamalı ki, yemek yeme alışkanlığı doğru hale gelsin.

            Bu gidişatla bu gün değilse de yarın, gıda sektörü kontrol altına alınmadığı için, fast-food tarzı yiyeceklerle obezite alıp başını gidecek..!

           Ne oldu bizim geleneksel beslenme tarzımıza..?

           Neden tencere yemekleri tüketmiyoruz artık..?

            Neden ayakta atıştırıyor, oturarak yemek yemiyoruz, öğün aralarını uzatmıyoruz..?

            Farkında mıyız, yoksa farkında olmadan mı aile birliğini taçlandıran sofra beraberliklerini de ortadan kaldırıyoruz..?

            İşte bu sorularımızın doğru cevaplarını bulup, uyguladığımızda, obeziteye karşı önlemlerimizi almış olacağız.

            

                     *

      Var Mı Tedavisi..?

             Obezite tedavisi, ciddi bir yaklaşım gerektirir ve tedavi kişiden kişiye farklılık gösterir. O yüzden burada obezite tedavisini tek tek, satır satır anlatmam mümkün değil elbette…

            Ancak, sizlere izlenilmesi  gereken yoldan kısaca şöyle bahsetmek istiyorum :

           Öncelikle iş ehline, uzmanına teslim edilmeli. Yani ivedilikle konunun uzmanı bir doktora gidilmeli.

            Tedaviye başlayacağınız bu yola girerken bir de  diyetisyeniniz olmalı ve onunla konuşmalısınız, bu çok önemlidir. Çünkü, diyetisyeniniz size kişiye özel, sağlıklı ve yaşam tarzınıza göre seçenekler sunar.

           Denetimli- kontrollü kilo kaybı programları.

           Beslenme eğitimi.

           Fiziksel aktivite.

           Doğru davranış değişiklikleri ile en ideal kilonuza sağlıklı bir şekilde ulaşmanızı sağlar, obezlikten kurtulursunuz.

             Eğer gerçekten çözüm istiyorsak bu derdimize, devlet - millet olmalıyız el ele….

            Asıl soru, hazır mıyız hep birlikte sağlık sektöründeki rantlara son vermeye..?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?