Anı yaşa

Anı yaşa, iki farklı yaklaşımla değerlendirebileceğimiz bir kavramdır bu? Öldükten sonra dirilmeye ve hesaba inanmayanlar için veya inanıp da boş verenler için anın keyfini çıkar, gününü gün et tarzı bir anlayış yani tamı tamına carpe diem. Bir başka deyişle hedonist bir hayat yaklaşımı. Şarkıcının ‘bas bas paraları Leyla’ya’ şarkısında ifadesini bulan bir anlayış. Gerçi onun şarkısındaki anlayış inanıp boş verenlerin kategorisine örnek olarak verilebilir ancak. Burada kilit vurgu şudur: Bir daha mı geleceğiz dünyaya? Doğru, gelmeyeceğiz ama ‘nereye gideceğiz’ devamımda sorulması gereken asıl sorudur ama es geçilir. Bu anlayışta olanların genelde (eğer imkanları varsa) bir listesi vardır: Ölmeden önce yapılacaklar. Kişi anlayış ve zevkine göre değişebilen bu listede neler yok ki? El Clasico’yu canlı izlemek mesela. Gezilmesi gereken yerler, tadılması gereken yemekler ve yiyecekler. Ejder meyvesi olabilir. Bahsi geçen şarkıcı pişmanlığından mı bilmiyorum bu durumu ikinci bir şarkı ile düzeltmiş sanki: ‘Gördün mü, gördün mü, paraları basmayı gördün mü?’ Elbette hesaba inanmayanların içinden bir grup yaptıkları kalıcı eserlerle iz bırakmayı tercih ederler ve buna göre davranırlar. Onların da hakkını vermek lazım her ne kadar bizim inancımıza göre uhrevi bir karşılıkları olmasa da. Bu onların tercihi yapacak bir şey yok. Asıl üzerinde durulması gereken hesaba inanıp sonrasında bunu ihmal edenlerin ve erteleyenlerin durumudur. Onların durumu ileride trafik var ve emniyet kemeri bağlı olmayanlara ceza kesiyor, diyen arkadaşına: Tamam, sana inanıyorum, dedikten sonra bunun gereğini yapmayan adamın durumuna benziyor. Peki, inanıyorsun da neye inanıyorsun, demezler mi insana? Halk arasında buna bile bile lades, denir.

 İslami anlayışta insanın Allah’ın huzuruna üç dosyayla çıkacağı söylenir:

1-      Şirk dosyası ki bunu Allah affetmez. Şirk nedir, dersek: Yüce Allah’a rablik ve ilahlık konusunda ortak koşmaktır. Yani Allah’a has vasıfları kullarına atfetmektir ve buna Allah’ın peygamberleri de dahildir, sıradan kullar şöyle dursun. Mesela; rızık konusunda şuna buna yaranmazsam aç açık kalacağım korkusu gibi. Halbuki şöyle demeli Müslüman: Rızkı veren Allah’tır, kula minnet eylemem. Ya da alacağım bir miktar dünyalık için kulluğuma halel getirmem.

2-      Kul hakları dosyası ki bunu Allah asla ihmal etmez. Hatta şunu iddia edenler bile vardır: Şehit olsanız bile kul haklarından hesaba çekilirsiniz. Belki Allah hak sahibinin hakkını kendi hazinesinden verebilir. Kaldı ki herkesin şehit olma garantisi yoktur. Yani kul hakkı konusunda işi ahirete bırakmak hiç de akıl karı değil. Helallik almak lazım. Ancak hak sahipleri belirsiz veya ulaşılamaz ise veya herkesin olan ama hiç kimsenin olmayan kamu malı ise vay halimize.

3-      Bireysel suçlar dosyası ki bunu Allah önemsemez. Bu O’nun kulu ile arasında olan bir şeydir ve Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir. Ancak dikkat etmek de gerekir çünkü bazı davranışlar bizi sonrasında ilk iki bölümdeki suçlara sürükleyebilir. Umudumuzu yitirmeden ama çekinerek cezadan orta bir yol bulmak lazım.

Bu bağlamda ikinci yaklaşım da şöyledir: İşte Müminler yani gerçekten inananlar ise anın gereğini bu dosyalara dikkat ederek yaparlar. Kınayanların kınamasına aldırış etmezler. Davranışları barışçıldır ama haktan, adaletten, iyilikten taviz vermezler. Yalnızca kendilerini düşünmezler. Yaşanılabilir bir ülke ( Türkiye) ilk hedefleridir. Sonrasında bunun bütün dünyada olması için çabalarlar. Kutuplaşmadan ve ayrışmadan yana değildirler. Asla kötülüğün bir parçası olmazlar. Aynı hatayı özellikle bütün ülkeyi ve dünyayı ilgilendiren konularda iki kere yapmazlar.

Müminler kesinlikle kurtuluşa ermiştir; (Mü'minûn, 1)

"Ki onlar, namazlarında derin bir saygı hali yaşarlar;" (Mü'minûn,2)

"Anlamsız, yararsız şeylerden uzak dururlar;" (Mü'minûn, 3)

"Zekâtı verirler;" (Mü'minûn, 4)

"İffetlerini korurlar;" (Mü'minûn, 5)

"Yine o müminler emanetlerine ve ahitlerine sadakat gösterirler;" (Mü'minûn, 8)

Yine bir şarkı sözü ile bitirelim: ‘Dünyada ölümden başkası yalan.’

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Mercümek - Ney? Hoca hakkını helal mı etsin?

Hocalar muftuler asıl Türk milletinden helallik alsınlar..

Gazinolarin meyhanelerin Kumarhanelerin Bankaların Genelevlerin Bahis şirketlerinin vergileriyle besleniyor hocalar muftuler...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Mayıs 11:53
02

Antifeto - Hocam yazınız güzel olmuş ama Ayetlerin sonuna şarkı sözü yapıştırmanız şer'an ve takva babından hoş olmamış..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Mayıs 01:17
01

Namık Kemal - Hocam merhaba

4 veya 5 kere yazılarınıza göz gezdirdim. Bu günkü yazınız gibi hedefi 12 'den vuran bir yazı değil yerel Medya' da Türkiye İnternet gazetelerinde dahi görmedim son bir yıldır..

Yazınız az ve öz olmuş.. Bir Çerkez atasozunde de denildiği gibi "ipin uzunu sözün kısası makbuldür" kabilinden olmuş..

Ücretsiz yazı yazdığınızı bilmiyordum.. Yazılarınıza yorum yapan Lumpenlerin yorumlarına bakarak sizin de Tipik Bankomat imamlar dan olduğunuzu düşündüğüm için hakkınızı helal etmenizi istirham ederim..

Hakikaten sizin gibi fisebilillah İrşad eden imamlar az olduğu için Türkiye de İslamiyet yaşanmıyor.. İnsanlar islamiyetin ne olduğunu neleri ihtiva ettiğini bilmiyor.. Her cemaat baronu kendi mezhebini kendi din'ini kendi degirmenini kurmuş saf müslümanları kendi ahır'larına bağlayıp söğuslüyorlar yoluyorlar.. Seyahatlerimde uğradığım camilerin Abdesthanelerini tuvaletlerini b.k götürüyor.. Bu rezalet nedir diye ilgili caminin imamina sorduğumda "Beni ilgilendirmez müftü gelsin temizlesin tuvaletleri" diyor..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Mayıs 13:09


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?