İdealar Alemi

Kendi yapay dünyamızda kaydırıp gidiyoruz; seviyoruz, ayrılıyoruz, geziyoruz, yiyoruz ya da tüm bunları yaptığımızı zannediyoruz.

Ne bir kız görüp gönül kaptırılacak çeşme ne düşürülecek bir mendil ne kitap kaldı. Artık kitabın arasına yazdığın notu ne zaman okuyacak diye beklemenin heyecanı yok. Dahası yolda yürürken etrafına bakan kimse yok.

Arkadaşlıkta da aşkta da sanal ortamda tanışmak kaçınılmaz oluyor ancak aşkın ya da aşk zannettiğinin devamı da sanal ortamda sürdürülmeye devam ediliyor. Bir kız artık sevdiğine mendil işlemiyor. Sevdiği için yapacağı tek şey sesli harfleri oyulmuş cümlemsi ifadelerle mesaj yazmak. Oğlan sevdiği kız için yollar tepmiyor. Minik harçlıklardan biriktirdiği hediyeler almıyor. Kaydırarak daha kolayı elde etme imkanı varken kimse öteki için kılını kıpırdatmak istemiyor.

Bir mesajla başlayan ve bir mesajla biten ilişkiler yaşıyoruz. Şair diyordu ya, ‘’Kadının kadın erkeğin erkek ekmeğin ekmek olduğu bir dünyayı yeniden istiyoruz’’ diye. Biz de, gerçek olan ne varsa hepsini yeniden istiyoruz.

Gerçek olanla bağımızı koparmaya aşktan başladık. Suni ayrılıklarla devam ettik. Yüzünü hiç görmediğimiz hiçbir mimiğine vakıf olmadığımız arkadaşlarımız ve hatta sevgililerimiz oldu. Boyunu kilosunu cildinin gerçek tonunu hiç bilemediğimiz ahbaplarımız.  Bayramda telefondan öptüğümüz eller oldu.

Geldiğimiz durumda sanal tavaf için fetvalar soruyoruz. Gerçek ve zor olan ne varsa yok sayıp terk ediyoruz. Yeni bir yer gördüğümüzde hafızamızdan ruhumuzdan önce, yapay beyinlerimize kaydediyoruz. Bir gülü bir denizi güneşin batışını koklamadan, sanala hapsediyoruz. Kalan vakitte de gelen yorumlar müsaade ettiği kadar gerçekleşebiliyoruz. İnşa ettiğimiz yenidünyamızda insanları analiz de edemiyoruz. Bize sunulan bilgi o kadar kısıtlı ki onlar ne isterse ne kadar isterse o kadar biliyoruz. İnsanlığımızı kadınlığımızı erkekliğimizi çocukluğumuzu ekmeğimizi elimizden almıyorlar biz gönüllü olarak sunuyoruz. Bir altın tepsiyle armağan ediyoruz. Armağan ettiğimiz her şeyle biraz daha yok oluyoruz.

Çağın gerektirdikleri diyoruz. Peki, ya insan olmanın gerektirdikleri, aşkın dostluğun gerektirdikleri. Yok oluyoruz ve yok oldukça gerçek olan her şeyi de yok ediyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eda Karahan - Mesaj Gönder --- Okunma

# oldu, Yeni, yok

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?