Sorun, İktidarın Hâlâ Sorun Yok Demesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Balıkesir Ekonomi Ödülleri 2015" töreninde yaptığı konuşmada, "Bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa, Türkiye de öyle yönetilmelidir. Yoksa bileklerine bağlıyorlar prangayı, yürü yürüyebilirsen. Bu ülke bu şekilde sıçramaz" demişti.

Tek kişilik hükümete gidiş için ekonomik kalkınmanın altyapısı, demokrasi ve hukukun üstünlüğü kaldırıldı.

Yasalar sivil toplum kuruluşlarının da görüşleri alınmak suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılması gerekirken sarayda yapıldı.

Yasama, Yürütme ve Yargı Cumhurbaşkanının kontrolü altında girdi.

Kamu ihale yasası 192 kez değişe değişe öyle bir hale geldi ki artık ihalelerde "tahsis" dönemi başladı.

Bakanlar öyle yolsuzluklara bulaştılar ki " teşekkür" edilerek görevlerinden "af" edildiler.

Medyada özgürlükler kaldırılarak yandaş yapıldı.

Yargı hukuki kararlar yerine siyasi kararlar vermeye başladı.

Merkez Bankası'na, TÜİK'e, bağımsız kurullara liyakat değil siyaset hakim oldu.

Türk tarımı çiftçisi ve besicisine destek verilmeyerek gıdada dışa bağımlılık sağlandı.

İşçi, memur ve emekli insanca yaşaması unutturularak şükür etmesi tavsiye edildi.

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi 121,82 oldu.

Yıllık enflasyon 69,97 0ldu.

Ülke riskini gösteren CDS (Kredi Temerrüt Takası) oranı 709 baz puana çıktı ve dış borçlarda temerrüt riski arttı.

Türkiye, 2003-2021 arasındaki 19 yılda, 626,1 milyar dolar cari açık ve 831,5 milyar dolar dış ticaret açığı verdi.

128 milyar dolar buhar oldu.

Demokrasi sıralamasında; 167 ülke arasında 103'üncü,

Hukukun Üstünlüğü sıralamasında; 139 ülke arasında 117'nci,

Siyasal İstikrar Endeksinde; 194 ülke arasında 170'inci,

Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında;180 ülke arasında 153'üncü,

Çevre Endeksinde; 180 ülke arasında, 99'uncu,

Kamu Güvenliği Endeksinde; 38 ülke arasında 32'nci,

Yolsuzluk Endeksinde; 180 ülke arasında 96'ncı sıradayız.

Gayri Safi Millî Hâsıla (GSMH) sıralamasında;2003 yılında dünyanın 21'inci ekonomisi iken, 2021 sonunda dünyanın 23'üncü ekonomisi olduk.

Market fiyatlarındaki bir yıllık değişim ise;

Patates 1 yılda yüzde 386 zamlanarak, 2021 yılında asgari ücretli maaşıyla 858 kilo patates alırken şimdi sadece 266 kilo patates alabiliyor. Soğanın yüzde 261 zamlanarak, 1 yıl önce 1.134 kilo soğan alabilen asgari ücretli şimdi 473 kilo soğan alabiliyor. Domates yüzde 233, pırasa yüzde 200, patlıcan yüzde 177 zamlanarak asgari ücretli sebzeye bile ulaşamaz hale geldi.

Tavuk pirzola, kemikli göğüs ve göğüs bonfile, et – tavuk – balık reyonunda zam şampiyonu. Köftelik kıymada zam oranı yüzde 138. Yağlı dana kıymada yüzde 124. Poşetli tavuk taşlık da bile yüzde 117 zam var. Bütün tavuk bile yüzde 181 zamlandı. Dana bifteğe gelince zaten asgari ücreti bunun adını da unuttu. Kilosu 180 liraya çıkmış. Geçen yıl asgari ücretli maaşıyla 33 kilo alabilirken şimdi 23 kilo alıyor.

Pilavlık pirinç yüzde 308, pilavlık bulgur yüzde 161, nohut yüzde 159, makarna yüzde 143, kırmızı mercimek yüzde 142, yeşil mercimek yüzde 141, sarı mercimek yüzde 135, Ayçiçek yağı yüzde 126, kuskus yüzde 114, zeytinyağı yüzde 105 zamlandı.

Lor peyniri yüzde 253, kangal sucuk yüzde 220 ve zeytin ezmesi yüzde 205 artış oldu.

Yapılan bu araştırmaların sonucunda Türk halkının geçmişte benzeri görülmemiş bir şekilde fakirleştiğini gösteriyor.

“Ben Ekonomistim”, “Faiz sebep enflasyon sonuçtur”, “Ben ekonominin kitabını yazdım,” Gözlerim parıl parıl parlıyor diyenler, Asgari ücretlinin 1 yılda; 100 paket makarnasını, 200 kilo bulgurunu, 661 kilo soğanını, 592 kilo patatesini, 82 kilo tavuk etini, 10 kilo biftekini, yok edip buharlaştırdılar.  

Kış aylarına doğru gıda krizi daha da derinleşecek ve açlık krizi başlayacak gibi gözüküyor. Alım gücü her gün düşüyor. Enflasyon milletin parasını pul ediyor. Bugün sofrasına makarna koyabilen yarın bunu da bulamayacak.

En büyük sorun da iktidarın hâlâ sorun yok demesidir. Bu göstergelere rağmen sorun yok diyen ve önlem almayan hükümete olan güvenin de dip yaptığı açıklanan anketlerde görülmektedir.

Bu buhrandan çıkışın ilk adımı, ülkenin demokrasi ve hukukun üstünlüğüne dönmesidir. Ak Parti iktidarı aynı zamanda krizi kabul edip, istikrar programı yapması gerekmektedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan Çatalbaş - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

İbni Batuta - Fetocu kamalistler , postalcı emekli askerler, maocu koministler ve Hdpkk'lılar koro halinde ağlıyorsa iktidar doğru yoldadır

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Mayıs 12:51


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?