SANCIN, SANCIMDIR

Tarafımdan ötürü, son zamanlarda ‘’yandaş’’ olmakla suçlanıyorum. Daha doğrusu, muhalif kesim için her zaman yandaş olan ben, ekonomi kötü olduğu ve cepten fazla üç beş lira çıktığı için, daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’a oy veren, hatta 2023 seçimlerinde aynı oyu verecekler için bile, beni çok fazla yandaş buluyor.

        Oysa, daha birkaç ay önce; “gelelim bugünkü ekonomiye… hadi sonda söyleyeceğimizi, başta söyleyelim; ekonomi, bu şekilde kötü gider ve elektrik faturaları bu kadar yüksek gelmeye devam ederse, millet tek tek ampul söndürür ve ülke karanlığa gömülür. Peki ya, çözüm ne? valla çözümü, ben bilemem. Muhalefet, hiç bilemez. Çözümü, yine iktidar bulacak ve yine iktidar hayata geçirecek. Lakin vatandaşın da sabrı kalmadı artık. Vatandaş, ‘’dün şöyle idi, bugün böyle, yarın daha iyi olacak...’’ Cümlelerini duymak yerine, kesin bir çözüm istiyor.’’ diyen, benim ben. Yine söylüyorum, ak parti ve Cumhurbaşkanı, ‘’acak ecek’’ saçma cümleler dışında, hiçbir insana, hiçbir şekilde umut vermiyor. Şapkadan yeni bir tavşan çıkar mı? Valla neden olmasın. Türk siyaseti için, yirmi dört saat, çok uzun bir süre. Her an, her şey olabilir bu ülkede. Her an, her şey olabilir. Ancak mesele, bir dakikalık sabır kalmadı bu millette. Bu yüzden, yarın değil, bugün değil, şu dakika bile değil, şu saniye çözüm bulmak gerekiyor.

Haa iktidara kızdığım gibi, sırf ekonomi, daha doğrusu sırf para yüzünden, devrimler ile dolu yirmi yılı çöpe atan, millete de kızıyorum. Kabul, çok zor durumdayız. Tamam, tencere çok zor kaynıyor. Lakin kimse kusura bakmasın, sırf bunlar yüzünden, mavi vatanı, PKK’nın bitmesini, ülke güvenliği için, sınırları terörden temizlemeyi bir kalemde silmeyi, şahsen vefasızlık olarak görüyorum. Milletin öfkesi, elbette haksız değil. Ama o öfke, Amerika başkanı Biden’in yönettiği muhalefeti mutlu ediyorsa, o öfkeyi sorgulamak gerek.

        Şu an her şeyi, siyaseti, polemikleri, zamları, ekonomiyi, cardı curdu bir tarafa koyup, ülkem Türkiye ile sohbet etmek istiyorum. Sohbet etmek için, Türkiye’yi karşıma aldığım vakit, hüngür hüngür ağlamaya başlıyorum. Yaralı zira benim ülkem. 1923 yılında, özünden koparıldığı için, öfkeli ve hüzünlü benim ülkem.  Şimdi tam ayağa kalkıyor iken, şeytan taşlamaktan, tavafa vakit bulamıyor benim ülkem. Tam kritik 2023 seçimlerine gidiyor iken, havlu atıp, iddialarından vazgeçmek istemiyor. Ama şu an dört koldan saldırı altında ve çok yorgun benim ülkem.

        İşte tam da bu yüzden ben, ‘’sancın, sancımdır ey Türkiye’’ diyorum. Bunu sadece ben değil, hak davasına gönül veren her bir insan, bu sözü haykırmak zorunda. Çünkü zaman, sandıkta oy verip kenara çekilme zamanı değil. Evet, şu an çok sancılıyız ve bu sancı, daha birkaç yıl devam edecek. Hee ‘’sonra süper Türkiye olacak’’ da demiyorum. Ancak biz dik durmazsak, Biden, ülkeyi ele geçirecek, FETÖ ve PKK’da, kabinede olacak. Kim bilir, Türkiye’nin bugünkü sancısını nimet bilmek, belki de en iyisidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?