DOĞALA ÖZDEŞ..!

         Kimse kıyametin öldükten sonra kopmasını beklemesin..!

         Kıyamet çoktan kopmuş,  hatta şimdi kıyametten daha da fazlası yaşanıyor günümüzde...

         Birbirinden kaçan kaçana, ne evlat anayı - babayı tanıyor, arayıp soruyor, ne anne - baba evladı, ne kardeşlikler ne dostluklar, ne de dilden dökülen sözler gerçek.

        Kalmamış, olmayan akrabalıklardan zerre eser, her şey ama her şey,  “ ÇIKAR DAVASI ” olmuş.

        Eskiden iki yüzlüler vardı, şimdilerde binbir suratlar sarmış dünyayı.

         Kime sorsan İNSAN(!), kime sorsan MÜSLÜMAN(!), herkes dost(!), herkes arkadaş(!)...

         Elbette önemli sahip olunan malın - mülkün, paranın miktarı. Zira ne kadar para, o kadar ilgi ve alaka. “ Ye kürküm ye “ diyenlerin sayısı azalmadı, çoğaldı da çoğaldı.

         Sen hiç gördün mü, karşılık beklemeden, bir fakirin yanına eli - kolu dolu giden bir ağababası.?!

         İşte hep aynıdır hikaye, ağırlar durur birbirini körler ve sağırlar, gösterişten ibaret olsa da tek davası.

        Ölümle de gelse burun buruna bu sözde insancıklar, olsa da Azrail’ le son dansları, yine de devam eder, bitten yağ çıkarmaları..!   

                

                     *

        Bir de yetmezmiş gibi tüm bu yaşananlar, hem paramızı alıyor hem de canımızı hiçe sayarak, kuyumuzu kazıyorlar...

        Nasıl mı..?

        Erkan Topuz Hocamızın konuya dair, konuyu açıklayan, anlamak isteyeni aydınlatan güzel bir yazısı var,  sizlerle de paylaşmak istiyorum...

       HAYATIMIZLA OYNUYORLAR..!

      

       Baktım markette zencefilli gazoz da var, ithal etmiş büyüklerimiz, sağ olsunlar. İçinde zencefil var mı? Yok. Aroması da, rengi de yapay. Ama kendisi doğala özdeş..!

         Bizim bir çiçekçi var, serada karanfil ve gül yetiştiriyor.

         Satmadan önce üstlerine koku sıkıyor.

Doğala özdeş gül!

Zavallı bülbül!

          Kayseri'nin en ünlü mantıcısına götürdüler, “ Kaşıkla “ diye bir yer.

'’ Yer “ demek doğru değil, entegre tesis mübarek.

Bir kapıdan 80 kilo giren, diğer kapıdan 100 kilo çıkıyor. En iyi Kayseri mantısı burada.

         Aldım iki kutu, eve getirdim, koydum dondurucuya. Bir ay sonra yemeğe kalktık, baktık mantı acılaşmış.

        Niye ki? Et mi bozuldu? Etin bozulması mümkün değil, çünkü et yerine soya kıyması kullanıyorlar, içinde et olan mantı neredeyse kalmadı.

        Acılık içindeki azot gazından geliyor. Raf ömrü uzasın diye, paketlenme aşamasında azotu basmışlar mantıya.

        Doğala özdeş!

       Bir bilgi daha :  O, mantının raf ömrü uzasın diye içine konan azot gazı zamanla gıda zehirlemesine yol açıyor. Bunların hepsi doğala özdeş gazlar. Onlara "gıda gazı" diyorlar. Azot gazı da, oksijen de istenmeyen durumlarda inert atmosfer oluşturarak gıdaların kısa sürede bozulmasını önlüyor.

         Mesela, taze etlere de oksijen gazı veriyorlar ki, hep taze, kıpkırmızı görünsün raflarda.

       Yasal bunlar. Girin internete "gıda gazı" diye yazın, görün neler yediğinizi.

         Markete üzüm gelmiş. Kırmızı, iri, dipdiri şeyler. Erik gibiler maşallah!

        Nereden geliyor bunlar..? Şili'den.

       Şili mi?

       Evet!

       Kaç gündür buradalar?

      Üç - beş gün oldu.

      Düşünün, Şili'nin bir köyünde topluyorlar bunları. Uzun yolculuklar sonunda bizim kasabaya kadar geliyor. Bir süre bizim manavda bekliyor. Alıyorsun eve getiriyorsun, evde de3-5 gün daha, bana mısın demiyor. Hala kütür kütür.

       İyi ama, nasıl?

       Şahane şeyler var, adına ilaç diyorlar. Üzümlere verilen bu ilaçlardan birinin etiketindeki faydaları sayalım mesela :

        Dane büyüklüğünü arttırır, dane ağırlığını arttırır, dane şeklini daha düzgün olarak değiştirir, tam olgunlaşmadan daneye parlak sarı yeşil rengini verir. Dayanıklı ve dirençli kabuk sayesinde hasat ve hasat sonrası olabilecek yaralanmalar en aza iner, hastalıklara direnç katar, Kullanım dozu yükseldiğinde sofralık üzümlerde hasadı geciktirir. Raf ömrü uzar.

        Nedir bu?

        Sitokinin.

        Büyüme hormonu.

        Bakın şu şansa ki, sitokinin insanda da aynı işe yarıyor. Sonra anneler şikayet ediyorlar "ee benim çocuk erken kıllanıyor!"

         Bu dünya böyle hanım abla, sen üzümü alırken kıllanmazsan, çocuğun kıllanır..!

         Adana'da çiftçilerle çalışıyoruz. Yaz güneşi altında soğutması olmayan tankerle süt topluyorlar mandıralara.

Şöföre soruyorum " Bozulmuyor mu bu sıcakta süt? "

"Abi, tankere iki bardak hidrojen peroksit döküyorum, akşama kadar bir şey olmuyor."

Hidrojen peroksit dediği şey kadınların saçlarının rengini açmak için kullandıkları bir kimyasal.

         Çok kötü değil, sadece canlıları öldürüyor.

Süte koyunca bütün bakteriler ölüyor, geriye bozulacak bir şey de kalmıyor.

Doğala özdeş süt!

          Bu anlattıklarımın hepsi yasal.

         Temel problem şu ki: İnsan - doğa ilişkisi değişti.

          İnsan yeni bir doğa kurgusu yaptı, kendini doğanın dışına aldı, doğayı alınır-satılır mal yaptı, sentetikleştirdi ve tüketime sundu.

          Hal böyle olunca, insan kendinin doğal bir varlık olduğunu unuttu.

(Beşer işte, unutacak elbet)

          İnternetten pantalon, ayakkabı, peynir, arkadaş ve sevgili edinmeyi marifet bildi.

Optik kabloların sunduğu hayatı da hayat bildi.İnsan artık bu!

Doğala özdeş!

Prof Dr. Erkan Topuz

                    *

         Ne acıdır ki ; bilime - ilime hizmet  diye birsey yok artık bu dünyada.

         Keseye hizmet var, çıkar var, rant var...

         Para - mal - mülk için harcanan nice nice hayatlar var..!

         Aklımızı başımıza toplamak, diye bir şey de var elbette..!

        Karar Sizin…

Birgül Soytürk

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?