ADAPAZARI’NIN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞU

Tam yüz bir yıl önceydi. Yaklaşık bir yıl önce Geyve Boğazı’ndan saldıran Yunan kuvvetleri  geri püskürtülmüş, işgal geciktirilmişti. 1921’in  21 Mart’ında Adapazarını işgale başlayan Yunan kuvvetleri  yerli  Rum çetelerinin eşliğinde  işgali birkaç günde tamamladılar. Köyler, mahalleler talan edilidi, kadınlara, kızlara her yarde tecavüz ediliyor,  dağlara kaçabilenler  namusunu koruyabiliyor, geride kalan sığır, koyun, keçi ne varsa tavuklarına kadar gasp ediliyor,  elde ne varsa parası, buğdayı, unu, erzağına el konuluyordu.( Zekeriya Türkmen:” Adapazarı’nın Düşman İşgalinden Kurtuluşu”) bknz.

    İşgalin ilk akşamıydı. Tam da o gece kandil gecesiydi. Adapazarı halkı Orhan Camii’nde  mübarek kandil gecesini idrak ediyordu. Yunan komutan askerleri ve Rum eşkıya çetecileriyle cami bahçesine geldi. Emir verdi. İçkiler içilsin, çalgılar çalınsın. Sirtaki oynadılar. Taşkınlıklar yaptılar. Bir ara caminin içine girdiler. Cemaatin saf düzenini bozdular. Silahlarının dipçikleriyle kafa göz yardılar. Tekmelediler insanları. Bazılarını dışarı çıkardılar. Olanlara dayanamayıp tepki gösteren bir kişiyi oracıkta öldürdüler. Birini yaraladılar. O akşamdan sonra 21 Haziran 1921 gününe kadar minareden ezan okutmadılar. Yaklaşık üç ay süren bu istila sonunda Kuvayi Milliye Kahramanları Halit Molla, İpsiz Recep’in kuvvetleriyle  diğer milli kuvvetlerin  bir gece baskınıyla Adapazarı Yunan işgalinden kurtarıldı. Çünkü Yunan kuvvetleri çekildikleri her yeri yakarak çekiliyordu. Bunu önlediler. İzmit istikametine doğru kaçan Yunan kuvvetlerini  en önde Halit Molla’nın birliği kavalıyordu. Orhan Camii’ne geldiklerinde  saatler sabaha karşı 04.30’u gösteriyordu. Yanındaki askerlerden birini arkadan gelen kuvvetlerimizin komutanına gönderdi, bayrağı siz asın. Ben sabah ezanını okuyup düşmanı kovalamaya devam edeceğim dedi.

    Hemen Orhan Camii’nin minaresine çıkarak üç aydan beri okutulmayan ezanı okudu ve düşman kuvvetlerini kovalamaya devam etti.

    Son yıllarda bazı zevatlar türedi, bunlardan biri geçtiğimiz yıl içinde  cehenneme göçtü. Adamlar diyorki: keşke Yunan galip gelseydi. Dinimizi daha güzel yaşardık diyor. Sana ezan okutmaya izin vermeyen Yunan sana dinini nasıl yaşatır  insanımızın vijdanına bırakıyorum. Bu  hainler Türk değil, biliyoruz da Müslüman oldukları da bende hep soru işaretidir. O zaman kim bunlar?  Bendeki izlenim, hem millet, hem din düşmanı oldukları ağır basıyor. Bunlar tamam da bunun, yani Fesli Kadir ve gibilerinin dizinin dibinde oturanlar, onlara tabi olanlar, hastaneye ziyarete gidenler. Cenazesinde sıraya girenler kim acaba? Ne acaba? Büyük Türk Milleti’nin  vijdanına bırakaıyorum. Halit Molla da, İpsiz Recep de  düşmanı İzmir’de denize döktüğümüz 9 Eylül 1922 tarihine kadar Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında savaştılar. İstiklal Madalyası ile bizzat Atatürk tarafından taltif edili,  Çankaya  köşkü’nde merasimle karşılanıp, merasimle uğurlandılar. Kendilerine bağlanan maaşları kabul etmeyip, sade bir yaşam sürerek hayatlarını tamamladılar. Onlar bu gün  yokluğunun acısını çektiğimiz insan soyundandılar. Ruhları şad olsun Türk Milleti sizlere minnettardır.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Çetinkaya - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?