100 FIRIN EKMEK

FATİH AKAR.. O bir öğretmen. Donanımlı bir öğretmen hem de.. Üstelik güçlü bir kalem.. Yazı ve şiirleriyle, bu işten anlayanların hepsinin takdirini kazanan bir eğitimci. İşte bir yazısı.. Devamı gelecek elbette: 100 FIRIN EKMEK

          Milli Eğitim Bakanımız Sayın Mahmut Özer, meslek liselerinin ekmek üreteceğini duyurdu. Bakan Özer "Buradan ilk defa açıklıyorum. Türkiye'de 81 ilde 100 noktadaki meslek lisemize ekmek fabrikası kuracağız. Günlük 1 milyon ekmek üretim kapasitesiyle, o liselerin satış büfelerinde vatandaşlarımızı düşük fiyatlı ekmekle buluşturacağız." dedi.

          Millî Eğitim Sistemimizin, sadece akademik başarıları değerlendiren sınavlara endeksli görünümünden kurtarılması yönünde toplumda ortak bir kanâât olduğunu söylememiz sanırım yanlış olmaz. Eğitimde, farklı yetenek ve yönelimleri dikkâte almakta hâlâ arzu ettiğimiz seviyenin çok çok altındayız. Burada meslek liselerinin etkin ve işlevsel bir yapıya kavuşmasının önemi daha belirgin ortaya çıkıyor. Sayın bakanımızın sözleri de elbette bu açıdan değerlendirilebilir.

          Öte yandan eğitim sistemimiz, bütün çocuklarımızı hayata hazırlamada daha kapsamlı ve kucaklayıcı olması için yeniden yapılandırılma ihtiyacıyla yüzyüzeyken, fırın açma, maske ve dezenfektan üretme gibi güncel yaklaşımlarla sınırlı kalınması ne derece doğru? Eğitim kurumlarımızın sosyal hayatla iç içeliği kesinlikle taktir edilecek bir yaklaşımdır. Fakat bu yaklaşım lokal değil sistemsel olarak ortaya konulmalıdır.

          Konuyu biraz daha açmak isterim. Çocuklardaki birçok yeterlilik ve yetersizlik, ilkokul  çağından itibaren, gittikçe belirginleşen bir şekilde rahatça gözlemlenebiliyor. Ne var ki akademik yeterlilik sınavları her çocuğun önündeki mutlak bir kıstas. Hal böyleyken çok kıymetli, ender yetenekler de eğitim sisteminde yer bulamadığı için aileler ve eğitimciler tarafından göz ardı edilip köreltilebiliyor. Oysa ilgisi, eğilimi, yeteneği, yeterliliği doğrultusunda desteklenmeyen her çocuk millî kayıptır. Dolayısıyla meslek liselerimizin de büyük bir kitleyi üretime dahil edecek bir misyona kavuşması eğitimde öncelikli meselemiz addedilmelidir.

          Konuya bu açıdan yaklaşıldığında ben Sayın Bakanımızdan, kaybolmaya yüz tutmuş zanââtların ya da medeniyetin direği sanatların ihyâ ve ifâ edildiği atölyeler kurulması sözünü vermesini de arzu ediyorum.

           Mesela ben, sanayimize yetişmiş ara elemanlar kazandıracak "Organize Sanayi Eğitimi ve Üretim Bölgeleri" kurulmasını da arzu ederim.

          Doğrusu ben “ Tarım Liseleri” açılmasını;  tam bilimsel tarım ve hayvancılık yöntemleri ile uygulama sahaları plânlanmasını da arzu ediyorum.

Bu örnekler elbette çeşitlendirilebilir. Bazı sektörler Türkiye için hedef tayin edilebilir; eğitim plânlamaları da hedefe uygun oluşturulabilir.

          Yani ben Sayın Bakanımızın gözlerinde ve sözlerinde öncelikle, her alanda üretme zevkinin ve şevkinin aşılandığı nesiller yetiştirme kararlılığını görmek istiyorum.

            Yoksa... Yüz fırın ekmek yesek boş!

Fatih AKAR

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Emecan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?