BİR BİLENE SORALIM ( 2 )

          Merhaba Sevgili Okuyucularım.

          Geçen haftaki yazımı okuyanlarınız hatırlayacaktır bu haftaki yazımda; Almanya’ da yayaların ve yaya geçitlerinin trafikteki yerinden, öneminden ve Almanya’daki trafik cezalarından bahsedeceğimi.

         O konuya geçmeden önce kısa hatırlatmalar yapmak istiyorum. Yaya geçitleriyle ve yapmamız gerekenlerle ilgili. Buyurun hep beraber kısaca göz atalım şimdi:

      Yaya geçitleri, ışıklı ya da ışıksız çizgilerle belirlenmiş olmak üzere ikiye ayrılır. Elbette her birinin farklı kuralları var.

         Ancak her ikisinde de temel amaç,  trafikte yayaların güvenle karşıya geçmelerini sağlamaktır. 

         Yaya geçitleri, hem yayalar hem de araçlar beraberce kurallara uyarsa “ güvenli “ olur!

          Hiçbir zaman yaya geçidinin koşulsuzca yayaya ait olduğunu varsaymayalım.

          Geçiş hakkı yayanın da olsa, taşıtlar bunun farkında olmadığı sürece ne yazık ki hiçbir şey ifade etmez. Tıpkı şehrimiz Sakarya’ da tanık olduğum durumlardaki gibi.

           Kurallara uymayan sürücülerle ilgili şikayet hakkına sahip çıkalım çıkmasına ama o anda kendi güvenliğimiz için biraz daha beklemenin doğrusu olduğunu da unutmayalım. Zira, ölülerin şikayet hakkı da olamıyor, şikayet hakkı da ölüyor çünkü!

           Aman aman siz siz olun, hiçbir zaman sürücüler tarafından açıkça görülüp fark edildiğiniz varsayımıyla hareket etmeyin.  Aracın durduğundan emin olmadan karşıya geçmek için adım dahi atmayın!

           Bir başka dikkat etmemiz gerekense; bekleme süresi içinde dikkatimizin dağılabileceği ve karşıya geçmek için acele eden diğer kişilerin hareketleriyle yanılmamız. O yüzden pür dikkat kesilmeliyiz ve yolu ve araçların durumunu doğrudan doğruya kendimiz gözlemlemeliyiz. 

            Teknik sebepler de dahil olmak kaydıyla, sürücü istese de araç durmayabilir. Aracın tam olarak durmasını mutlaka ama mutlaka bekleyelim lütfen!

            Trafikteki tüm araçların hareketini izleyelim lütfen.  Çünkü arkadan gelen araç ya da araçlar da durmayabilir..!

                    *

          Şimdi asıl konumuza devam edebiliriz yeniden.

       ALMANYA ‘DA YAYA GEÇİTLERİNİN TRAFİKTEKİ YERİ VE TRAFİK CEZALARI…

      

       * Trafik varken, trafik akışında aracınızla yaya geçidi üzerinde durup, yaya geçidini ihlal edemezsiniz. Eğer ederseniz; 15 Euro para cezası ödersiniz.

   * Ölçülü ( Trafik kurallarının belirlediği hız ) hızla yaya geçidine yaklaştığınızda ya da yaya geçidinden geçmeye çalıştığınızda; 80 Euro para cezası alır ve ayrıca 1 ceza puanı kaybedersiniz.

        Ve eğer bu sebepten dolayı birini tehlikeye sokarsanız; 100 Euro para cezası öder, 1 ceza puanı da kaybedersiniz.

        Ayrıca yine bu sebepten dolayı, kazaya neden olursanız; 120 Euro para cezası öder ve 1 ceza puanı da kaybedersiniz.

       * Yaya geçidinde araç sollarsanız; 80 Euro para cezası öder, 1 ceza puanı da kaybedersiniz.

        Ve bu sebepten (yani sollamaktan dolayı ) birini riske atarsanız; 100 Euro para cezası öder, 1 ceza puanını da kaybedersiniz.

        Eğer bu sebepten (yaya geçidinde araç sollamaktan) dolayı bir de kazaya sebebiyet verirseniz; 120 Euro para cezası öder, bir de 1 ceza puanı kaybedersiniz.

       * Kazaların sebep olduğu zarar - ziyan ve kayıplar için yapılacak ödemeler ise kesinlikle yargının verdiği karara göre belirlenerek, tüm bu cezaların dışında ayrıca tahsil edilir.

   *

          Tüm yüreğimle diliyorum ki; şehrimizde de ülkemizde de trafiğe gereken önem verilir, yaya geçitleri,  sadece konu mankeni gibi yolun ortasında çizgi çizgi durmaz, taşıtlara hız platformu olmaya devam etmez. Çünkü bir toplumun ne kadar medeni olduğunun bir göstergesi de o yerleşim yerinin trafiği ve trafik kurallarının ne kadar geçerli- tutarlı oluşudur.

           Kişinin kendine olan saygısı, birebir trafikteki tavırlarıyla - davranışlarıyla da orantılıdır. Zira kendisine saygısı olan her birey, trafik kurallarına da saygı duyar ve uygular.

          Sakarya’mda bu durum tamamen farklı.

          Yaya geçitlerinde karşıdan karşıya geçmek demek, kelle koltukta olmak demek, tabiri caizse!

           En üzücü olan, toplumsal olarak trafik kurallarına uyulmaması, insan canının ve diğer canlıların hayatlarının hiçe sayılmasıdır.

         Cezaların caydırıcı olmaması, yaptırım gücünü ve yeterliliğini neredeyse yok sayıyor!

         Şehrimiz için, bizim için, can ve mal güvenliğimiz için elimizi taşın altına koyma vakti gelmedi mi sizce de!

         Ne dersiniz, duyar mı sesimi /zi kimse..!

        

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?