Atatürk’ü Sevmiyorum!

19 Mayıs 1881 tarihinde doğumla başlayan, 31 Mart Vakası (13 Nisan 1909),  Arnavutluk İsyanı (15 Ocak 1911), Trablusgarp Savaşı (29 Eylül 1911), İkinci Balkan Savaşı (1912- 1913), Çanakkale Savaşı (18 Mart 1915), Doğu (Kafkas) Cephesi (1916-1917), Suriye-Filistin Cephesi (1917-1918), Osmanlı imparatorluğu döneminde cephede geçen günler.

19 Mayıs 1919 Samsun'a çıkış ile başlayıp Amasya Tamimi (22 Haziran 1919), Erzurum Kongresi, 23 Temmuz-7 Ağustos 1919, Sivas Kongresi  (4-11 Eylül 1919), Türkiye Büyük Millet Meclisi açılışı (23 Nisan 1923), Düzenli orduya geçiş, Teşkîlât-ı Esâsîye Kanunu, İnönü Muharebeleri, Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, Sakarya Meydan Muharebesi, Büyük Taarruz, Mudanya Ateşkes Antlaşması 11 Ekim 1922, Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923, Cumhuriyetin ilanı 29 Ekim 1923, Cumhurbaşkanlığı (1923-1938)  Türkiyenin kurtuluşu için verilen mücadele. Bir gün görmeden geçen 57 yılının sonunda 10 Kasım 1938 tarihinde ölümle biten bir hayat.

10 Ağustos 1920 Sevr Antlaşması ile Ülkenin işgaline imza atan Osmanlıdan, 24 Haziran 1923 de Lozan Antlaşması ile Ülkenin tapusunu alan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk.

Cumhuriyet dönemi Atatürk’ün yaptığı Dini reformlar.

1 – Ulusal Eğitimin Birleştirilmesi (3 Mart 1924) 3 Mart 1924 tarihli ve 430 sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanununun kabulü

2 – İslam Dininin Bilimsel Olarak Araştırılması

3 – Diyanet İşleri Başkanlığının kurulması(1924)

4 – Halifeliğin Kaldırılması (1924)

5-- Şer’iye ve Evkaf Vekâletlerinin Kaldırılması (1924)

6 – Cumhuriyet Anayasasının Kabulü (20 Nisan 1924)

7 – Tekke, Zaviye ve Türbelerle İlgili Kanunun çıkarılması (1925)

8 – Medenî Kanunun İsviçre’den alınması (1926)

9 – Harf İnkılâbı Kanununun çıkarılması (1 Kasım 1928)

Kur’an-ı Kerim tefsir ve mealleri ile Hadis-i Şerif tercümeleri için yapılan araştırmalar neticesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle de tefsir konusu için Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Buhari tefsirinin tercümesi ve şerhi için de Babanzade Ahmed Naim görevlendirmiştir.

12 yıl süren bir çalışma sonucunda 9 cilt olarak “Hak Dini Kur’an Dili” adında ki tefsir hazırlanmış ve 1935-1939 yılları arasında 10.000 takım basılarak ücretsiz dağıtılmıştır.

Cumhuriyetin kuruluşuna ve Atatürk’e büyük katkı veren din adamları

Afyon merkez vaizi Hoca İsmail Şükrü, Ispartalı Hafız İbrahim, Aksaray Müftüsü Kadızade İbrahim, Adapazarı'nda milis teşkilatı kuran Akçaovalı Rıfat Molla, Hadimli Mehmet Vehbi, Nakşibendi şeyh’i Amasya/Karadeniz Vaizi Abdurrahman Kamil Efendi, Samsun'da Hacı Molla Dursun, Havza'da Sıtkı Hoca, Amasya'da Müftü Hacı Tevfik, Erzurum'da Hoca Raif, Sivas'ta Müftü Abdurrauf, Kırşehir'de Müftü Halil ve tehlikeli Erzincan, Erzurum, Sivas yolculuğunda Mustafa Kemal'i koruyan Nakşibendi Şeyhi Fevzi efendi, Hakkında idam kararı verilen Manisa Müftüsü Ali Efendi, Gözlüklü Hafız Ali, Hacı Süleyman Efendi, Turgutlu Müftüsü Hasan Basri, Tekirdağ müftüsü Osman Nuri, Hoca Esat Efendi, Hacı Bektaş Çelebisi Cemalettin Efendi', Mevlana Dergâhı postnişini Abdülhalim Çelebi, Özbekler Tekkesi Şeyhi Ata Efendi', Gülşeni Dergâhı postnişini Hüseyin Hüsnü Efendi ve Hatuniye Dergahı Şeyhi Saadettin Efend, Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi, Eşme Müftüsü Hacı Nazif, Kütahyalı Abdullah Agarlı Hoca, Balıkesirli Hafız İbrahim, Eskişehir Müftüsü Mehmet Efendi, İzmir'de Mevlevi şeyhi Nuri Efendi, Burdur Müftüsü Halil Efendi, Diyarbakır Müdafaa-i Vatan Cemiyeti kurucusu ulemadan Hamdi Efendi, Bitlisli Küfrevizade Abdülbaki, Zonguldak Müftüsü İbrahim Efendi, Erzurum'da Müftü Solakzade Sadık ve daha niceleri.

Atatürk’ün kurduğu Fabriklar

1-Ankara Fişek Fabrikası (1924) 2-Gölcük Tersanesi (1924) 3- Şakir Zümre Fabrikası (1925) 4-Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925) 5-Alpullu Şeker Fabrikası (1926) 7-Uşak Şeker Fabrikası(1926) 8-Kırıkkale Mühimmat Fabrikası (1926) 9-Bünyan Dokuma Fabrikası (1927) 10-Eskişehir Kiremit Fabrikası (1927) 11-Kırıkkale Elektrik Santrali Ve Çelik Fabrikası (1928) 12- Ankara Çimento Fabrikası (1928) 13-Ankara Havagazı Fabrikası (1929) 14- İstanbul Otomobil Montaj Fabrikası (1929) 15-Kayaş Kapsül Fabrikası (1930) 16-Nuri Killigil Tabanca, Havan Ve Mühimmat Fabrikası (1930) 17-Kırıkkale Elektrik Santrali Ve Çelik Fabrikası (1931- Genişletildi) 18-Eskişehir Şeker Fabrikası (1934) 19-Turhal Şeker Fabrikaları (1934) 20-Konya Ereğli Bez Fabrikası(1934) 21-Bakırköy Bez Fabrikası (1934) 22-Bursa Süt Fabrikası (1934) 23-İzmit Paşabahçe Şişe Ve Cam Fabrikası (1934 Temel Atma) 24-Zonguldak Antrasit Fabrikası (1934 Temel Atma) 25-Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası (1934) 26-Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1934) 27-Isparta Gülyağı Fabrikası (1934) 28-Ankara, Konya, Eskişehir Ve Sivas Buğday Siloları (1934) 29-Paşabahçe Şişe Ve Cam Fabrikası (1935 - Tamamlandı) 30-Kayseri Bez Fabrikası (1934 Temel Atma) 31-Nazilli Basma Fabrikası (1935- Temel Atma) 32-Bursa Merinos Fabrikası (1935 Temel Atma) 33-Gemlik Suni İpek Fabrikası (1935 Temel Atma) 34-Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935) 35- Ankara Çubuk Barajı (1936) 36-Zonguldak Taş Kömür Fabrikası (1935) 37 Barut, Tüfek Ve Top Fabrikası (1936) 38-Nuri Demirağ Uçak Fabrikası (1936- İlk Türk Uçağı Nud-36 Üretildi) 39-Malatya Sigara Fabrikası (1936) 40-Bitlis Sigara Fabrikası (1936) 41-Malatya Bez Fabrikası (1937 Temel Atma- Bu Fabrika Hariç Bütün Bez Ve Dokuma Fabrikaları Atatürk'ün Sağlığında Açılmıştır.) 42-İzmit Kağıt Ve Karton Fabrikası (1934- Temel Atma) 43-Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937- Temel Atma) 44-Divriği Demir Ocakları (1938) 45-İzmir Klor Fabrikası (1938- Temel Atma) 46-Sivas Çimento Fabrikası (1938-Temel Atm. Yokluk ve yoksulluk içindeki 15 yılda yapılanlar, varlık içindeyken 20 yılda satılan Cumhuriyet değerlerine nasıl gelindiği de sorgulanmalı.

29 yıl imamlık yaptıktan sonra emekli olan “Allah’ı Arayan İmam” ve “Labirentten Çıkış” adlı kitabın yazarı Mehmet Tekeci, cemaatler, tarikatlar ve şeyhlerin içyüzü hakkında  Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda, “Bütün şeyhler, tarikatlar, cemaatler sahtedir. Buralarda tecavüz ve taciz vardır. Tacizin ana kaynağı sadece tarikatlar değil, kuran kursları, yurtlar ve cemaatlerdir. Bunlar din pazarlayan, namussuz, ahlaksız insanlardır” diyerek cemaatlerin görünmeyen yüzlerindeki ahlaksızlıkları açıklamış.

1970 yılından bu yana Tarikatların uzmanlaşma alanlarına baktığımızda. Dershane ve özel okullar Fethullahçılara, Kuran kursları ve yatılı yurtlar Süleymancılara, Arapça ve medreseler İsmailağa cemaatine, Adıyaman cemaatine ise hastane ve sağlık sektörü pay edildiği görülmektedir.

Tarikatlar Kuran ayetlerine takla atlattıran, onlara akla ve hayale gelmeyen anlamlar katarak metafizik kavramlar ve soyut anlatımlarla ispatlanması mümkün olmayan rüyalara dayalı bir din oluşturdukları izlenimi vermektedirler. Tüm tarikatların Sadakat ve cehalet adında iki sermayeleri var gibi gözüküyor. Tarikatların yüzde 90’ı Türkiye’yi “dar-ül harp” olarak görmektedir. Yani yarın ellerine fırsat geçtiğinde “savaşılacak devlet” demektir bu. Kısaca cemaat ve tarikatlara göre Türkiye’de mevcut ne varsa ganimettir ve hangi yolla olursa olsun onlara helaldir. Asıl vahim olan budur. Siyasal İslam’ın Atatürk’ün kurup yoktan var ettiği bu ülkenin ne kadar kazanımları varsa teker teker yok etmek, ellerine geçirmek için her hileye başvurmaları Atatürk’ü sevmemeleri bundandır.

AKP eski Diyarbakır Milletvekili, eski MKYK üyesi, çözüm süreci Akil İnsanlar heyet üyesi Abdurrahman Kurt, “Askeri vesayeti bitirmek için biz, Cemaat ve ABD ortak çalıştık" sözü tarihi vesika olarak gelecekte kullanılacağı kanaatindeyim.

TSK’daki demokrasiye, laikliğe ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı komutanların Ergenekon, Balyoz ve Kumpas davaları ile tasfiye edilişinin cemaat eliyle oluşunun sebepleri günü geldiğinde araştırılacağını umuyorum.

Hala günümüzde Menzilciler, İsmailağa cemaati, Erenköy cemaati, Meşveretçiler, Kurtoğlu Grubu, kısmen Okuyucular ve Yazıcılar, İskenderpaşa cemaati, Erzincan Grubu ve biraz da KÖZ’cüler olarak tanımlanan Kemalettin Özdemir’e bağlıların oluşturduğu dini yaşadığını iddia eden gruplar Ülkede her alanda söz sahibiler. Bir de sivil toplum örgütü statüsünde olanlar var. Mesela İlim Yayma Cemiyeti, Hak-Yol ve Cihannüma gibi oluşumlar cemaat ve tarikatlara bağlı STK’ların önde olanlarından olup iktidar üzerinde etkili oldukları görülmektedir.

İngiliz ajanların kurduğu Suudi Arabistan'ın resmi mezhebi Vahhabiliği ve onun beslendiği İslam'ın ilk çıkış noktasındaki en bağnaz yapı olan Selefiliği de dünya gündemine getiren El Kaide, 11 Eylül saldırılarından itibaren gündemden hiç düşmedi..

El-Kaide'nin Türkiye'deki eylemleri hiç durmadı 15-20 Kasım 2003'te, İstanbul'da HSBC Bank Genel Müdürlüğü, İngiltere konsolosluğu ve 2 sinagoga yönelik saldırılar. Antep'te polisle 12 saat çatışmak gibi. 2014-15 arasında yeni üye devşirme çalışmalarına büyük ölçüde kayıtsız kalındı. 2017 yılbaşı gecesi İstanbul'daki bir gece kulübünde düzenlenen ve 39 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırı ise IŞİD'in eylemleri açısından bir milattı. IŞİD, 2014-17 arasında toplam 16 saldırı düzenledi, İçişleri Bakanlığı'na göre ise onlarcası da engellendi.

1984- 2000 yılları arasında Güneydoğu'yu kan gölüne çeviren radikal dinci Hizbullah örgütünün eski üyeleri ve sempatizanlarının da selefi örgüt işid içinde oldukları unutulmamalıdır.

Cübbeli Ahmet olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'nün "silah stokluyorlar, Diyanet'in içine sızdılar" sözü devleti yönetenler tarafından çok ciddiye alınmalıdır.

Suriye, Irak ve Afrika ülkelerinden Türkiye'ye sığınmacı adı altında sızan milyonlarca kişinin arasından hiç kuşkusuz IŞİD'e sempati duyan en az 100 bin kişi vardır desek abartı yapmamış sayılırız.

Kendini "cemaat", "hizmet hareketi" diye nitelendiren herkesin destek verdiği Fethullahçılar'ın Türkiye'nin başına ördüğü tezgahı unutmuş gibi davranılıyor.

İşte FETÖ, 15 Temmuz 2016'da devlete "darbe" yapacak konuma gelirken, ordudan emniyete, medyadan bürokrasiye kadar ulaştıkları örgütlenmenin bilançosu dehşet vericiydi.

Nakşibendiler arasındaki post kavgasında kaset tehdidiyle bertaraf edilmeye çalışılan Cübbeli Ahmet'in televizyon kanallarında ikinci kez "büyük bir tehdit" diye dikkat çektiği Selefi örgütlenmesi ciddi bir sıkıntı olarak gündemde duruyor.

Osmanlı torunu olmakla övüneceksin, ömrünü Osmanlının ordusunda komutan olarak savaşmadığı cephe kalmayan Atatürk’ü sevmeyeceksin,

Osmanlıyı yok eden Sevr anlaşmasını yırtıp atan Türkiye Cumhuriyetinin tapu senedi olan Lazan antlaşmasını imzalayan adam Atatürk’ü sevmeyeceksin, Ben Müslümanım diyeceksin Cumhuriyetin kuruluşunu din adamları ile birlikte kuran, Kuran tefsiri, hadis tefsiri yazdıran, Diyanet işleri Başkanlığını kuran Atatürk’ü sevmeyeceksin, Cumhuriyetin yokluk yıllarında tüm fabrikalarını kuran Atatürk’ü sevmeyecek Cumhuriyetin birikimlerini satanları başı taç yapacaksın,

Hep rüyalarında Peygamberimizi görüp kendilerinde birçok keramet gören Fetocuyu, İsmailağa’cıyı, Süleymancıyı, iskenderağacıyı, Menzilciyi, Vahabiyi, Selefiyi, Hizbullahcıyı İşidciyi seveceksin, “hayatta en hakiki mürşid ilimdir” diyeni sevmeyeceksin, sana ne diyeyim ki eşşeği anırtan arpasıymış derler eskiler.

Bu ülke hiçbir zaman bir din devleti olmayacaktır. Bu ülke hiçbir zaman şeyhlerin ve dervişlerin yönettiği bir ülke olmayacaktır. Zira bu ülkenin bütün ayarları Atatürk tarafından “muasır medeniyet”e göre ayarlanmıştır.

“Ne Mutlu Türküm Diyene”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kenan Çatalbaş - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Evrenesoglu - Nasıl ki Fetocu hakimler, savcılar bürokratlar ve Fetocu basın, ön plana çıkarıp kendi amaçları doğrultusunda kullanmak istedikleri, fazla meşhur olmayan ama kritik görevlere gelebilecek kişileri" parlatarak " gündeme getirerek kozmik noktalara getirip devletin içini boşaltıyorlardı Vatikan'a hizmet ediyorlardı..

Burda da bu Çatalbaş ve Çetinkaya adlı 2 maocu kominist kamalizm dininin putperestlik dininin baş piskopos'lugunu yaparak Vatikan'a yani şeytana hizmet etmeye devam ediyorlar..

Türk İslam Coğrafyasında bu yaptıkları çok büyük cesaret...

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 27 Temmuz 02:09
03

Ali Çetinkaya - Tebrikler Çatalbaş. öyle görülüyor ki, önümüzdeki yıllarda bu gerçekleri anlatmakla geçireceğiz. ingiliz muhipleri saldırmaya devam ededursun...

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 26 Temmuz 13:08
04

Matrakçı Nasuh - @Ali Çetinkaya 03 nolu yoruma cevabı: Mustafa kamal'in kendisi zaten İngiliz muhibbi... Etnik köken olarak da Siyonist kendisi

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 26 Temmuz 17:34
02

Las palmas - Mustafa kamal Lozan'da hezimeti kabul etmiştir Ermeni İsmet imzayı atmıştır.

Ege Adalarını Batı Trakya yı musulu kerkuku ingilizlere Mustafa kamal peşkeş çekmiştir.

Suriye cephesindeki yenilgilerin sefaletin sorumlusu Mustafa kamal 'dir.

Kamalizm dini bir Vatikan/Siyonist projesidir..

Türkiye Osmanlı Coğrafyasından Müslüman Turklüğü ve islamiyeti silmek yoketmek için müslüman Anadolu Türklerine katliamlar idamlar yapılmıştır.

Müslüman Anadolu Türklerinin en zayıf zamanında bile Türk İslam milletini yokedemedi kamalistler..

Son Atatürk Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'nin makus talihini değiştirmiştir

Türkiye Osmanlı cumhuriyeti akşama sabaha ilan edilecektir

Hapisteki tüm fetocu kamalistler, tüm maocu koministler ve Hdpkk'lılar infaz edilip CHP ve Hdp kapatılacaktır

Yanıtla . 1Beğen . 3Beğenme 26 Temmuz 12:50


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?