KÖY ÇOCUKLARI

 

     Güzel ülkem, şehirlerim, köylerim, kasabalarım.

                          “Türkiyem”

     “Seni boydan boya sevmişim,

      Ta Kars’a kadar Edirne’den

      Toprağını, taşını, dağlarını,

      Fırsat buldukça övmüşüm.

      Sen, Koçhisar’da tuzum,

      Sille’de kızım.

      Çift kulaklı Sürmene  bıçağı belimde.

     Varmışım çiğ köfte yemeğe Adana’ya,

     Dadaloğlu’ndan bir koçaklama  dilimde.

     Şu yalan dünyaya geldim geleli,

     Hey! Vatanım, bacım, sağdıcım, emmim.

     Senden bir yara her yerimde.”

     …

 

     Böyle güzel mısralarla seslenmiş şair Turgut Uyar güzel memleketimiz için. Fakat son zamanlarda  zor günler geçiriyor memleketimiz. İnsanlar mutsuz,  gençler umutsuz, yoksulluk almış yürümüş. Yolsuzluklar artmış,  bazıları hakkından fazlasını alırken, bazıları hala beklemede. İşin özü  öylesine çok gündemi var ki memleketimizin. Bu kadar gündemin arasında eğitim  de her yıl biraz daha çökmekte. Uzun yıllardan beri siyasetin  oyuncağı yapılan eğitim  dibe vurmaya doğru gidiyor.

    Geçtiğimiz günlerde üniversiteye giriş sınav sonuçları açıklandı. 96.518 öğrenci sıfır çekti.

    LGS  lise giriş sınavında da durum çok farklı değil. Sınava giren öğrencilerin sadece % 18.3 lük  dilimi sınavla alan bir okula yerleşebildi. Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Anadolu liseleri, Güzel Sanatlar Liseleri yüzde yüz dolarken, imam hatip ortaokulu mezunlarının % 47.4’ü İmam hatip liselerini tercih etmedi. 204 bin 529 öğrenci de sınava girmedi ve sistem dışı kaldı.

     Merkezi sınav sonuçlarına göre 188.875 öğrenci  merkezi olarak yerleşti, 1.047.000 çocuğumuz başarısız sayıldı.  Durum böylesine vahim. Fakat pek gündem oluşturmadı güzel ülkemde.

    Milli Eğitim Bakanı’nın bu konuda detaylı açıklama yapıp,  kötü gidişe dur demek adına alınacak önlemleri açıklaması beklenirken, açıklama  Orman eski bakanlarından Afyon milletvekili Veysel Eroğlu’ndan geldi. Aslında  biz  her konuya maydanoz olan Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan bir açıklama bekliyorduk fakat  Veysel Eroğlu elini çabuk tuttu. Afyon’da konu ile ilgili yaptığı açıklamada aynen şöyle dedi: “Kırsalda çok çocuk var, bunlar okumak için değil, laf olsun diye geliyorlar, sınavlarda puanları bunlar düşürüyor”  Köy çocukları olmasa eğitim- öğretim gayet iyi olacak eski bakana göre.

     Hem bir köy çocuğu olarak, hem de bir eğitim uzmanı olarak ister istemez takılıyorum.

     Köy Enstitüleri. Köy çocukları ziyan olmasın, diye açılmıştı. Zamanın MEB bakanı Hasan Ali Yücel ne diyordu: “Vatanın dağlarında, bayırlarında, kırlarında hatta en ücra yerlerinde kendi başına açıp solan çiçek bırakmayacağız.”

     Nereden nerelere geldik? Köy çocuklarına çiçek gözüyle bakan zihniyetten, köy çocuklarını yük gören zihniyete.

     Kendimden başlıyayım. Sakarya ilinin Ferizli ilçesine bağlı Bakırlı köyünde dünyaya geldim, ilkokulu orada okudum. Köy enstitülerinin öğretmen okuluna, öğretmen okullarının da öğretmen lisesine dönüştürüldüğü 1976 yılında Arifiye Öğretmen Lisesi’ni sınavla kazanarak altı yıl ortaokul ve liseyi devlet parasız yatılı olarak okuyup, Trakya Üniversitesi’nde  de sınıf öğretmenliği bölümünü bitirerek öğretmen oldum. Ben de bir köy çocuğuyum. Beni ve beraberimde bir gurup arkadaşımı da sınavlara hazırlayıp, kazanmamızda en önemli etken olan öğretmenim Gönül Kurt da Öğretmen okulunda benim gibi yatılı okuyup Cumhuriyet öğretmeni olmuş bir değerli insan. O da köy çocuğu.  Ellerinden öpüyor, sağlıklı ve huzurlu uzun ömürler diliyorum.

    Benimle birlikte Arifiye Öğretmen Lisesi’nden mezun olup,  varlıklarıyla gurur duyduğum , Anadolunun farklı köşelerindeki köylerden gelerek  ülkemize değer katmış  arkadaşlarımın sadece küçük bir kısmını  paylaşmak istiyorum.

   Dr. Kadir Koçdemir. Sırasıyla Burdur, Elazığ, Eskişehir  il valiliğinden sonra Bursa milletvekilliği yaptı. Eskişehir valisi iken Eskişehir’i Türk Dünyası Kültür Başkenti yaptı. Bursa’da bir köy çocuğuydu.

    Görgün Özdemir. Koç Holding’de Oto Koç genel müdürlüğü yaptı. Prof. Ali Osman Beldüz. KATÜ’de dünyada dördüncü  koyunu kopyaladı.  Prof. Özer Göktepe. ABD ‘de yaptığı bilimsel çalışmalarla suni kas yaptı. Fatih Şener, UND İcra Kurulu başkanlığı, şimdi başkan yardımcılığı, yanı sıra  ulaşım  nakliye sektöründe uluslar arası bir çok sorunu çözüme kavuşturmaya ve  yönetici yetiştirmede üst düzey eğitimler vermeye devam ediyor. İlyas Doğan.  Anayasa profösörü.  Bir dönem YÖK başkan yardımcılığının yanı sıra halen bir üniversitede öğretim üyesi. Hasan Gür. Makine Mühendisi ve sanayici. İstanbul- Tuzla’da önemli bir fabrikanın sahibi. Coşkun Aktaş.  Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinde yönetim kurulu üyeliği ve şimdi de önemli bir şirkette yönetici. Avk. Ali Rıza Acartürk. Sakarya barosu eski başkanı. Erol Afşar. Eğitimci, Sendikacı ve yazar. Servet Somuncuoğlu. Taştaki Türkler, Tamgaların Göçü gibi eserlere imza atmış, belgelerle Türk tarihini tekrar yazıp, Türklerin 12 bin yıllık tarihini ortaya çıkarmış, TRT de yönetmenlik yapmış çok önemli tarih belgeselleri çekerek Türk milletine hizmete devam ederken ani bir kalp kriziyle aramızdan ayrılmış, köy çocuğuydu. Emk. Albay Dr. Zekeriya Türkmen  milletimize kazandırdığı onlarca eserinin yanı sıra TSK’da önemli görevlerde bulunmuş, halen İstanbul’da bir üniversitede akademisyen olarak yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin derslerine giren öğretim üyesi. Köy çocuğuydu. Cengiz Albayrak, en son Kastamonu Çevre ve Şehircilik İl Müdürü iken emekli ve şimdi  müşavir, bir köy çocuğuydu. Yusuf Yılmaz Araç, yazar, aynı zamanda bir kamu bankasının bölge müdürüyken emekliye ayrıldı. O da bir köy çocuğuydu. Prof. Ahmet Eskicumalı, Sakarya Üniversitesi’nde öğretim üyesi, bir köy çocuğuydu. Eğitimci yazar Şenol Kabaoğlu, bir köy çocuğuydu. Sakarya’da  21 Haziran okul müdürüyken emekliye ayrılan, bir okulda başarıya ait yapılacak ne varsa yapan  İskender Keskin bir köy çocuğuydu. Halen  Sakarya’nın en nadide okullarından biri olan Bahçelievler İlk ve Ortaokulu müdürü İsmail Yaman bir köy çocuğuydu. Çizdiği karikatürlerle Türkiye ve Dünya gündeminde sık sık yer bulan öğretmen Salih Kütükçü bir köy çocuğuydu.

      Bunları böyle saymaya devam edebilirim. Bizler köy çocuklarıydık. Cemaat, tarikat, şeyh, şıh bilmeyiz. Biz  devletin, dolayısıyla Türk Milleti’nin biz köy çocuklarına sağladığı imkanlarla, Devlet Parasız Yatılı okulu olan Arifiye Öğretmen Lisesi’nde okuyarak hepimiz birer cumhuriyet adamı olarak yetiştik. Devletimize ve milletimize olan borcumuzu ödeyebilmek için ömürlerimizi de verdik. O zamanlar başarıyı yükselttik. Şimdilerde köy çocukları başarıyı düşürüyorsa bu neden sorgulanmıyor?

    Köy çocuklarına fırsat verildiği zaman neler başarabileceklerinin en güzel örneğidir saydıklarım. Bu sadece Arifiye Öğretmen Lisesi Mezunlarından. Bunun gibi örnekler memleketimizin her köşesindeki köy çocuklarına fırsat tanıyan diğer okullarda da yüzlerce binlerce

 başarı öyküsü çıkar.

    Sayın eski bakan, sorun köy çocuklarında değil. Sorun liyakatsız kadrolarınızda. Sorun sizde.

 

   

    

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Çetinkaya - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Şenol Kabaoğlu - Kısa bir süre önce eğitim için Finlandiya'ya gittim.Kaldığım otel lüx bir semtteydi ve Başkent Helsinki'nin en gözde liselerinden biri de yakınımızdaydı. Spontane olarak Lise'ye ziyaret yaptık .Elimizde buradan götürdüğümüz Sakarya ve Kocaal'yi tanıtan bir hediye paketini Lise'nin rektörüne takdim ettik. Bir eğitimci gözüyle dünyanın bir numaralı eğitim sistemine sahip Finlandiya'nın en gözde liselerinden biri olan bu okulda uzun ve ayrıntılı olarak incelemelerde bulunduk. İnceleme bitip dışarı çıktığımda : Ben kırk yıl önce Türkiye'de aynı imkan ve kabiliyete sahip bir okuldan (Arifiye Öğretmen Lisesi) mezun olmuştum düşüncesi belirdi. Ama ne yazık ki şimdi o okulun yerinde yeller esiyor.Anlamadığım bir zihniyet yetmiş yıllık kurumsal kültüre sahip ve eğitim kalitesi herkesce takdir edilen ve yazarımızın yukarıda ismini zikrettiği liyakat sahibi insanlarıyetiştiren ve yanında ismini zikredemediği binlerce insanı ülkemize kazandırmış bir okulun tarumar edilmesi ve kapatılmış olmasıydı.kalemine sağlık arkadaşım.

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 04 Ağustos 13:04


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?