İçki, kumar, fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir

Bismillahirrahmanirrahim

İçki, kumar, fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir.

Bütün hamtlar Allahu Teâlâ'ya mahsustur. Salât ve selam Hz. Muhammed
(sav) ‘e âline olsun.

Allahumme salli ala seyyidina Muhammed’in ve ala ali seyyidina Muhammed

Değerli okurlarım! İçki ve Kumar: İslam dininin yasakladığı haramlar
arasındadır. Nasıl sonuçlanacağı önceden belli olmayan ihtimalli bir
şeye bağlı kalarak mal vermek veya almak, Adı ne olursa olsun bu
özelliği taşıyan para veya mal karşılığı oynanan her oyun ve ortak
bahis kumardır. Efendimiz (sav) içkiyle ilgili 10-kişiyi
lanetlemiştir.

1-içkiyi sıkan (imal edeni)

2-sıktıran (imal ettiren)

3-içeni. 4-taşıyanı.

5-kendisi için taşınanı.

6-sakisini, (sunan hazırlayan kişiyi.)

7-stıcısını.8-satış bedelini yiyeni.

9-kendisi için satın alınanı.10-satın alanı. (tirmizi büyü, bab 59.)

Kolaylıkla mal çarpmak veya çarptırmak olduğu için Kur'an'da "meysir"
denilen kumar, kolaylık anlamındaki "yûsr" kökünden gelmektedir.
Kumar, insana yaratıcısını unutturan, namaz kılmaktan alıkoyan,
tembelliğe sürükleyen, çalışma gücünü yok edip insanlar arasına kin ve
düşmanlık saçan haksız bir kazanç yoludur.

Fert ve toplum hayatında unutulmaz yaralar açan kumarın her türlüsü
İslâm dininde haram kılınmıştır. Bu konuda Kur'an-ı Kerimde şöyle
buyurulur.

"Aranızda mallarınızı haksız sebeplerle ve batıl yollarla yemeyin"
(Bakara Suresi, 188; )

"Ey inananlar, içki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi
pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Şüphesiz şeytan
içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı
anmaktan, namazdan alıkoymak ister(Mâide 90, 9)

Kumar ve zararları: Yasak ve günah olması bakımından içki ile kumar
arasında hiçbir fark yoktur.

Allah Teâlâ her ikisini de, aynı âyet-i kerime ile haram kılmıştır:

"Ey iman edenler, içki, kumar, putlar ve fal okları ancak şeytanın
işlerinden birer pisliktir. Onun için siz bunlardan kaçının ki
muradınıza eresiniz." (Maide Suresi, 90).

Oynayana kazanç veya zarar getiren her türlü şans oyunu kumardır.
Kumar, haksız yere başkasının malını almak, bile bile ortaklaşa
hırsızlık yapmaktır.

Kumar, toplumsal bir felâkettir. Dinin şiddetle yasakladığı bu yıkıcı
kötülüğün pek çok aileyi sefil ve perişan ettiği her zaman
görülmektedir.

Hırsın verdiği heyecan ile sabahlara kadar kumar masalarından
ayrılmayanlar, orada, sağlıklarını, servetlerini, ahlâklarını ve
vakitlerini bırakarak insanlıktan uzaklaşır; Bir gün kazananlar başka
bir gün kaybederler.

Kumarda kaybedilen parada çoluk-çocuğun, fakirlerin hakkı vardır.
Kazanılan para da meşru değildir. Kumar yaygınlaştıkça toplumsal
zararlar artar. Çalışmanın yerini tembellik alır. İş hayatında verim
düşer.

Kumar beraberinde içki, yalancılık, hırs, kin, intikam, cinayet gibi
kötülükleri de getirir. Kumar aile hayatında düzensizliklere,
anlaşmazlıklara, ihmallere sebep olur.

Kumar yüzünden, dinini, namusunu, vatanını satan, her türlü kutsal
değeri ayaklar altına alan pek çok kişi vardır.

Kumar, içki gibi çok kısa bir zamanda alışkanlık hâline gelir.

Bir daha ondan kurtulmak çok zor olur. Bunun için içki ve kumar
alışkanlığı çok tehlikeli alışkanlıklardandır. Sonunda para kazanılan
veya kaybedilen, zar, oyun kâğıtları, piyango, spor-toto, loto,
müşterek bahis gibi her türlü şans oyunu kumardır.

Bütün şans oyunları başlangıçta eğlenmek ve vakit geçirmek için
oynanır. İnsan, kazandıkça kazanma zevki ve hırsı için oynar.
Kaybettikçe, kayıplarını çıkarmak için yine oynar. Sonunda kumarbaz
oluverir.

Her şeyini kumarda kaybeden, nesi varsa satan ve kumara yatıran, bütün
ömrü sefalet içinde geçen, karısını ve çocuklarını mahveden
kumarbazların, başlangıçta kumara bir eğlence gözü ile baktıkları
unutulmamalıdır.

Sosyal bir afet olan kumardan sakınmak kadar çevremizdeki insanları
özellikle aile fertlerimizi de bundan korumak önemli bir görevdir.

Kur'an'ı Kerimde âile bireylerinin zararlı kötü işlerden sakındırılıp,
Allah ve resulünün istediği bir yaşantı için eğitilmesi görevi aile
reislerine verilmektedir:

"Ey iman edenler! Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden
kendinizi ve ailenizi koruyun. Ateşin başında sert ve şiddetli, Allah
emrine karşı gelmeyen, verilen emirleri olduğu gibi yerine getiren
melekler vardır " (Tahrîm -6).

Tavla, satranç, dama, iskambil, tenis ve bilârdo gibi oyunların hepsi
kumar amacıyla oynandığı ve bunlarla kazanç elde etmek istendiği
takdirde, kumar hükmünde olduklarında şüphe yoktur.

Hz. Peygamber (sav) in tavlayı yasaklayan hadisleri vardır:

"Tavla oynayan, Allah'a ve Resul'üne âsî olmuştur" (Ebû Dâvud,)"

Tavla oynayıp, sonra kalkarak namaz kılanın durumu, irin ve domuz kanı
ile abdest alıp, kalkarak namaz kılanın durumuna benzer" (Ahmed b.
Hanbel, 4, 370).”

Efendimiz (sav) tavla oynayan bir gurup insana buyurdu ki oyunla
meşgul olan el ve kalplere boş ve batıl sözlere yazıklar olsun”
(Beyheki,)

“santraç, tavla ve benzeri haram olan oyunları oynayanlara
rastladığınız zaman, selam vermeyin selamlarını da almayın”..

Tavlanın Arapça'daki ismi "Nerd"dir. Tavla çok eski bir oyundur.
Arapların bunu Farslılardan aldığı söylenir. Buna delil olarak asıl
adının "Nerdeşîr" olduğu gösterilmektedir (İbn Manzûr, Lisanü'l-Arab,
5, 4392).

Tavlánın haramlığı bizzat Güzeller güzeli (sav)'in hadisleriyle sabittir:

Tavlayı oynamak haram olduğu gibi, tavla aletinin alış-verişini yapmak
da haramdır (Muhammed Vefâ, Bey'u'l-A'yâni'l-Muharrame, 94-96)

“Müslim, Ebû Davûd ve Ahmed b. Hanbel'in Büreyde b. Hasîb (r.a)'den
rivâyet ettikleri bir hadiste Resulullah (s.a.s) Tavla (Nerdeşir)
oynayan sanki elini domuz kanına bulaştırmış gibidir" buyurmuştur (İbn
Hanbel, 4, 370).

“Muvatta, Ebû Davûd, İbn Hanbel, İbn Mâce, Hakim, Dârakutnî ve
Beyhakî'nin Ebû Musa el-Eş'arî (r.a)'den rivâyet ettikleri bir hadiste
de, "Kim tavla oynarsa Allah ve Resulune isyan etmiştir" buyurulmuştur
(Ebû Davûd, Edeb, 56,).

Bu hadis-i şerifler ışığında tavlanın haram olduğu anlaşılmaktadır.
Tavla kumarın bir çeşididir ve kumarın haramlığında şüphe yoktur.
Çünkü Resulullah (s.a.s) "Kim arkadaşına; gel kumar oynayalım dese (de
oynamasa, bu sözüne kefaret olmak üzere) sadaka versin." buyurmuştur
(Buharî, Edeb, 74; Müslim,)

Kumar oynamaya sadece çağırmak bile, keffaret olarak sadaka vermeyi
gerektiren bir günahtır. Bütün müdevven fıkıh ekolleri, Hanefi*,
Şâfiî, Mâlikî, Hanbelîler, İmamiyye ve Zeydiyye, ayrıca Zahirîler
tavlanın haram olduğunda ittifak halindedirler.

Yukarıda geçen hadisler tavlanın haram olduğuna kesinlikle delâlet etmektedir.

İster kumar niyetiyle oynansın ister başka niyetle oynansın. Çünkü
"Tavla oynayan Allah ve Resulüne asi olmuştur" hadisi sarih ve
sahihtir. Allah ve Resulüne asi olana Cehennem' in gerekli olduğu da
açıktır.

Çünkü Cenab-ı Hak: “Kim Allah'a ve Resul'üne isyan ederse, içinde
ebedi kalmak üzere, ona Cehennem ateşine düşmek vardır" (Cin-23) ve
"Allah ve Resulunün emrine aykırı davrananlar, kendilerine bir belânın
çarpmasından yahut onlara acı bir azabın uğramasından sakınsınlar"
(Nûr,-63) buyurmaktadır.

Tavla ve benzeri oyunlarda sonuç şansa dayanmaktadır. Bu ise önce
mücâdeleye ve çekişmeye, sonra hırslanmaya, sonra da kin, düşmanlık ve
fitneye sebep olmaktadır.

Tavla genellikle, az bir miktar ile de olsa, kumar olarak
oynanmaktadır. İnsanlar ona alışmakta, âdet edilmektedirler.

Kazanmak hırsına kapılan insan, bu hırsla rahatça yalan söyleyebilmektedir.

Yalan yere yemin ise kendi başına büyük günahlardandır. Oynadıkça
hırslanan insan, oynadıkça oynamakta, vaktin nasıl geçtiğini
bilmemektedir, dünyası âdeta oynadığı oyundan ibaret olmaktadır.

Ayrıca en büyük israfta zamanın boş işlerde harcanmasıdır, zaman çok
kıymetlidir. Aldığımız her nefes mazide kalmaktadır, geriye dönüşü
yoktur.

Böyle bir insanın gaflete dalacağı tabiidir. Gaflete dalan insan ise
haliyle hem Allahu Teâlâ’yı anmasısı, hemde “namaz kılması, oruç
tutması, Kur’an-ı Kerim okuması, ibadet yapması” hatırına
getirememektedir.

Gün geçmiyor ki basında ve televizyonda içki ve kumar yüzünden yıkılan
ocaklar, dul kalan kadınlar, öksüz ve yetim kalan çocukları, insanlar
arasında yıkılan dostlukları, üzüntüyle görmekteyiz.

Onun için içki içmekten ve kumar oynamaktan şans oyunları, milli
piyango gibi oyunlardan şiddetle uzak duralım.

“Hem deme bende herkes gibiyim. Çünkü herkes sana kabir kapısına kadar
arkadaşlık eder”

Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Yıldız - Mesaj Gönder --- Okunma

# yok, spor, Hem

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Takinaki - İçki satışından tekel bayilerinden, meyhanelerden Kumarhanelerin kerhanelerden gazinolardan Casino'lardan Bankalardan alınan vergilerle diyanetçiler in ilahsız ilahiyatçıların imam ve muezzinlerin maaşları ödeniyor... Ne dersin hoca efendi?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 13 Ağustos 09:48


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?