Kim susup, kim konuşacak?

Kimse kusura bakmasın ki, fikir beyan etme konusunda, dünyanın en özgür ülkesinin adı, Türkiye. Hele muhalifsen, hele hele yüzünde ‘’Atatürk’’ maskesi varsa, konuş konuşabildiğin kadar, asla çamura batmazsın. Ha mahkeme süreci işler, hatta ceza da alabilirsin. Ama sonunda sen, rezil değil, vezir olursun. Her ne kadar muhalefet, ‘’ülkede özgürlük yok’’ ‘’ülkede demokrasi yok’’ algısı oluşturmaya çalışıyor olsa da bu ülkede ve özellikle de muhalif kesim için, özgürlüğün ağa babası var.

        Bu, sadece içi boş algı olsa da kabul edelim ki, muhalefet bu içi boş algıyı, muazzam bir şekilde yönetiyor. Ancak birisi, muhalefete, daha doğrusu muhalefetin savunduğu değerlere, yarım değil, çeyrek laf etse, kıyamet kopmuyor mu? Misal, Ayasofya’nın 86 yıl sonra, yeniden özüne dönüp camii olduğu ve diyanet işleri başkanı, Ali Erbaş hocamızın, hutbeye kılıç ile çıktığı o mübarek günden beri, bazı insanların İslam alerjisi yeniden hortladı. O gün, Ayasofya’yı özünden koparıp, müze yapanlar için, iki çift öfkeli laf etti diye, aylar boyunca linç edildi. Üstelik Ali Hoca’nın, o günkü sözlerinin çoğu, Fatih Sultan Mehmet Han’a ait sözlerdi. Ancak buna rağmen Ali hoca, ‘’Atatürk’e beddua etti’’ yalanı ve algısı ile, o leş kinden, nasibini bol bir şekilde aldı.

        Hemen ardından, Ayasofya imamı Mehmet Boynukalın hoca, hilafet ’in geri gelmesinin gerektiğini söyledi diye, ülkede kıyamet koptu. Neden? hilafet istemek suç mu? hani demokrasi? ifade özgürlüğü nerede? bütün bunlara, Halil Konakçı hoca’nın, kadınların tesettürüne dair sözleri eklendi. Hoca’nın ifadeleri, kimine göre ağır olabilir. Ama şahsen ben, hoca’nın tüm sözlerin altına imza atıyorum. Çünkü o sözleri Halil hoca değil, Kur’an’ı kerim söylüyor. Çünkü kadın erkek, bana göre de eşit değil. Kadın, erkekten bin kat daha değerli. Değerli olduğu için de bir pırlanta gibi örtülmeli. Bunu dediğim zaman, neden ben yobaz olayım ki?

        Demokrasiyi, ifade ve fikir özgürlüğünü savunduğunu iddia eden muhalefet, daha muhalefet iken, topluma ayar vermeye kalkışıyor. Çünkü ‘’Allah’’ kelimesinden bile, iğrenen o lağım zihniyet, bugün hala nefes alıyor. O zihniyete göre imamlarımız, sadece camii içinde kalsın, beş vakit namaz kıldırsın, arada bir de cenaze yıkasın, oldu bitti. Hayır! bu düzen, yavaş yavaş değişecek. imamlarımız, sadece camii içinde değil, her yerde konuşacak, İslam’ı her yerde anlatacak ve gerekirse, İslam düşmanları ile göğüs göğüse mücadele edecek.

        Sadece imamlara değil, muhalefete muhalif olan gazetecilere bile baskı var. Canlı yayında darp edilen, gazeteci Latif Şimşek örneği, nasıl izah edilir? bu saldırgan zihniyet, iktidar olduğu taktirde, kim susup, kim konuşacak? Haklı susup, haksız mı konuşacak? Hilal’e sahip çıkanlar susup, haçlı zihniyeti mi konuşacak? ya da mazlum susup, zalim mi konuşacak?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Melahat Balkaya - Bizim dile getirip anlatamadığımız herşeyi çok net anlatmışsın teşekürler Ömer cim..

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 16 Ağustos 13:07


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?