Müslümanın mottosu

Basitçe slogan olarak çevrilse de kavram bu kadar basit değil. Çünkü slogan kavramı Türkiye’de kullanıldığı süreç içerisinde içi boşaltılmış veya laçkalaştırılmıştır. Halbuki motto daha bir yaşam felsefesi içerir ve kişiye yol gösterici bir serlevhadır. Gerçi dileyenler bunu da iğdiş edebilirler ama bu tür zihniyette olanları en iyisi kale almamak, bırakın kendi kafalarına göre takılsınlar. Hep bir oyun peşinde olanları ya da oyunu kuralına göre oynamayanları görmezden gelin zaten onlar kendi kendilerini yiyip bitirirler.

İşe Müslümanlar açısından baktığımızda onda olması gereken en temel özelliği bilmemiz gerekir: Güvenilir olmak yani her türlü yalan söz ve aldatıcı davranışlardan uzak durmak. Bu bağlamda Müslümanlardan bir kısmı tuzağa çekilirken diğer bir kısmı ise tuzağı kuran durumuna gelmişlerdir. Bu ise “yalan ile iman bir arada olmaz” düsturu ile telifi gayrı kabildir. Bir Müslüman mottosunu oluştururken doğru kaynaklardan beslenmelidir. Doğru kaynakların özeti ise şöyledir: Doğru nakil (Kuran ve sahih hadisler), pozitif bilimin objektif verileri ve selim aklın bu iki kaynaktan yaptığı çıkarımlardır. Son maddedeki akl-ı selim her insanda var olduğuna inanılan hakkı ve hakikati kabul etme kabiliyetidir. Bu insanın hayat felsefesini oluşturmada kilit rol oynar. Şayet bu özelliğimiz bozulursa yani fıtrat bozulursa aynaya baktığımızda göreceğimiz (fiziken olmasa da ruhen) hilkat garibeleridir. Ancak burada belirttiğimiz tuhaflık ilk yaratılışlarında değil sonradan bozarak sebep oldukları tuhaflıktır.

Gelelim Müslümanların kullanabileceği mottolara:

Müslümanların birincil mottosu herhalde besmeledir. Bu ilk önce tarafını seçmektir; batıla karşı hakkı, kötülüğe karşı iyiliği, zalime karşı mazlumu tercihtir. İşlerinde Allah’ın yardımını ve hidayetini istemektir. Ancak besmele Müslümanın üzerinde Yahudi dükkanındaki besmele gibi durmamalıdır. Burada kastım ırk olarak Yahudiliği kötülemek değil, hedefe varmak için her yol mübahtır anlayışında olan ırkçı Yahudi anlayışını söylemek istiyorum. Bir diğer önemli husus ise dil, hal ve kalp ile şükretmektir. Burada en belirgin söz ‘elhamdulillah’tır. Verilen nimetlerin yalnızca Allah’tan olduğunu bilmek ve kabul etmektir ve nimet elde etmek adına gayrıya iltifat etmemektir. Burada yaltaklandığımız kişinin Müslüman olup olmayışı hiçbir şey ifade etmez. Kaldı ki bu o kişinin kibrine vesile olacağı için onun için de pek hayırlı değildir. Aslında bu sözün açılımı Fatiha Suresidir diyebiliriz. Bu sure bir nevi Müslümanın deklarasyonudur harici güçlere karşı ancak bunu yayımlamadan önce kendi içinde inkılabını tamamlamalıdır. Yoksa yaptığı işin bir değeri yoktur.

Bir başka açıdan bakıldığında sabah namazının sünnetinde okunması tavsiye edilen iki sure öne çıkar. Kafirun Suresindeki ‘sizin dininiz size, benim dinim banadır’ tam bir kırmızı çizgi çizer ve her türlü kirli işlere ve kirli iş çevirenlere aşılamaz bir mesafe koyar çünkü uzak durmazsa onlardan kötülüğün bulaşacağını bilir. Üzüm üzüme baka baka kararır, demiş atalar beyazlar dememişlerdir. Sonra İhlas Suresi ile alanını belirler, işte ben buradayım, sizin oyunlarınızı değil kendi oyunumu oynayacağım, eşi ve benzeri olmayan bir tek ilahın koyduğu kurallar çerçevesinde. Elbette ihlas kılığına bürünmüş içimizdeki ihlassızların da oyununa gelmeyeceğim. Çünkü ihlas bir şeyi Allah için yapmayı gerektirirken aynı zamanda Allah’ın istediklerini yapmayı kesinlikle gerektirir. Böylece ya hak yolun bir yolcusu olursunuz ya da hak yolun bir soyguncusu olursunuz, Allah muhafaza etsin.

Ben emekli bir eğitimci olarak öğretmenlere şöyle bir motto oluşturmalarını tavsiye ederim: Başarısız öğrenci yoktur, keşfedilememiş öğrenci vardır. (Korkmayın, başarısız öğretmen vardır, demeyeceğim.)

Kendimi bir yerlerde görmüyorum, hasbelkader bu gazetede yazılar yazıyorum. Elbette yaptığım bu işle ilgili olarak kendime bir yazarlık mottosu belirledim. Haddim olmayarak söylüyorum: Kaşağıyı al, in ahıra, yarası olan gocunur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?