MALAZGİRT'TEN BÜYÜK TAARRUZ'A VE MUSTAFA KEMAL

Alpaslan, ben yaşta olan kimselerin zihninde, ne hikmetse bütün haşmeti ile duruyor.

Türkler belki de dünyanın en enteresan milletlerinden biridir.

Hazar Denizi'nin güneyinden gelen Türkler hiçbir zaman kimliklerini kaybetmemişler ve gittikleri her yerde de devlet kurmayı başarmışlardır.

Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Osmanlılar inanılmaz bir şekilde bir devlet organize etmişler; Osmanlı Viyana kapılarına kadar at sürmüş ve oralara kadar uzanmıştır.

Alpaslan'ın karakterine ve tipolojisine bakarsak; ufak yaştan babasının yanında cenk eden, başarılara imza koyan ve bu yüzden de güven kazanan Alpaslan, babası ve amcasının karakteristik özelliklerine haizdir.

Malazgirt zaferinden evvel Halep'tedir. İç ve dış istihbaratı sağlamdır.

Hocası İmam Buhari, kuvvetli bir alimdir.

Romen Diyojen Kapadokyalı, yakışıklı ve cesur bir askerdir. İmparatoriçe Eudokia ile evlenip imparator olur.

Ne ki bu sarayda pek hoş karşılanmıyor, Diyojen halktan biridir.

Diyojen, kayıtlara göre sayılar değişse de yüz bin kişilik bir ordu ile Malazgirt önlerine gelir.

Alpaslan'ın ordusu on bin kadardır.

Bu arada şunları aksettirmede büyük yarar var; Basra'da bulunan halife, onun adına bir hadis okutacak ve dua edilecektir. Cuma namazı günü. Daha ilginci; belki de yanındakiler, Fırat'ı geçen ilk Türk hükümdarısınız, derler.

Bu işi daha çok uzatabilirim belki de lakin bütün murat Mustafa Kemal'in Büyük Taarruz'una geçmek.

Arada bir benzerlik var, nedir o? Alpaslan Anadolu'nun yurt edinilmesi mümkün hale getirmiş.

Mustafa Kemal de bizi bu yurttan çıkarmak isteyenlere karşı stratejik ve taktik bir deha ile karşılık verip onları kovalamayı ve dışarı atmayı bilmiştir.

Kütahya ve Eskişehir'de yenilen ordumuz büyük bir ustalıkla geri çekilmiş ve Sakarya'nın doğusuna gelmiş. Burada uzun süren savaşlardan sonra Yunanlılar çekilmeye başlamışlardır.

Bu, Türklerde pek olağan bir şey değildir. Türkler geri çekilme ve daha sonra hücum etme gibi bir şeyde mahir değillerdir.

Atatürk, büyük komutanların hayatlarını ve yaptıkları savaşları incelemiş, tatbik ettikleri stratejileri tenfiz etmiş bir savaş dehasıdır.

Büyük Taarruz henüz planlanma aşamasında iken birçok görüş ortaya atılmış. Gazi Mustafa Kemal'in planına hemen herkesin itiraz ettiği; ''Bu çok iddialı, gerçekleştiremeyiz.'' dediği ve Gazi'nin de; ''Ya bunu gerçekleştiririz ya da gerçekleştiremeyip biteriz.'' dediği malumdur.

Büyük Taarruz öncesi büyük bir hazırlık devresi vardır.

Savaş günü Ankara'daki diplomatik çevrelerden ve gazetecilerden gizlendi. Başkomutan gizlice Akşehir'e indi ve o akşam sözde bir çay ziyafeti düzenlemişti.

İkinci Dünya Savaşı yıllarında Mussolini'ye karşı başarılı bir şekilde Yunanistan'ı savunan Yunan ordusunun seçkin ve ünlü komutanı Metaksas; ''Oraya çıkmayın. İki günde Türk ordusu karşınıza çıkar ve sizi mahveder.'' demişti.

Savaş ani bir kararla başladı.

Aslında başarılı bir asker olarak tanınan General Trikopis ve karargahı, 2 Eylül'de Uşak'ta esir alındı.

Deha ancak çevresi ile parlar.

Büyük adamların ideali, kitlelerin ideali ve tasvibiyle gerçekleşebilir.

Gazi Mustafa Kemal geniş kitleyi kazanabilmiştir.

Dokuz gün sonra Türk orduları İzmir'e girdi.

İlginç olan bir şey vardır. 28 Temmuz 1922 gününün öğleden sonrası yaptırılan bir futbol maçı gösterilirken ordu komutanları Akşehir'e çağrıldı.

28/29 Temmuz gecesi, komutanlarla genel olarak saldırı konusunu görüşüyor.

Büyük Taarruz'dan bir ay önce yapılan bu kritik toplantının sonucundaki Büyük Taarruz kararı, saldırıyı kamufle eden bu maçın ardından komutanlara açıklanmış.

Megali idea peşinde bir hayal dünyasında yaşayan ve İzmir ile çevresinde bir İyon Devleti kurmak gibi bir teşebbüste bulunan Yunan genel kurmayı, Afyon'da bir çay partisinde yakalanmıştır.

Büyük Taarruz bir zaferdir ve bu kurmaylar savaşıdır. Bunun sonucunda da özellikle İsmet Paşa başkanlığında yapılan Lozan Antlaşması bir uzlaşmadır.

İsmet Paşa ile ilgili olarak anlatılacak çok şey var.

Görüşmeler sırasında İsmet Paşa için bir sandalye koyulmuş. Bunu gören İsmet Paşa; ''Görüyorum ki tertibat henüz hazırlanmamış.'' diyor. Ancak bunu bulduklarını söylemelerine karşılık; ''Hazırlanıncaya kadar beklerim.'' diyor.

Özellikle kapitülasyonların kaldırılması sırasında sert ve gerilimli tartışmalar oluyor. İsmet Paşa sık sık meclis başkanı ile görüşüp talimatlar alıyor.

Bu yazı uzun okumalardan ve birçok kaynaktan yararlanılarak süzme ve sade bir biçimde harbin nasıl yapıldığı ayrıntılarına yer vermeden hazırlanmıştır.

Atatürk adı altında hazırlanmakta olan kitaptan alınmıştır.

Nutuk, Atatürk.

İlber Ortaylı, Atatürk.

Lord Kinross, Atatürk.

Yüzüncü yılında Atlas Tarih, 30 Ağustos Zaferi.

Ve birçok yazarın kitap, dergi ve yazıları.

Dr. Yılmaz Coşkun, Prof. Dr. Mehmet Memişoğlu.

Malatya Üniversitesi'nde iki tarihçi profesör.

Erkan Göksu, Selçuklular.

Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Atatürk vs.

Gazete yazıları, anılar.

Atatürk'ün not defteri.

Şerif Mardin, Türkiye'nin Modernleşmesi.

Nasip olursa bundan sonra ''Bir Başka Bakışla Hz. Muhammed (a.s)'' adlı bir kitaba başlayacağım. Hatta başladım bile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erdoğan Sunar - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?