Kısır döngü

Otuz dört yıla yaklaşan hayatımda, çok kez kısır döngü ve çok kez araf yaşadım. Annemden doğarken, beynimin hareket merkezinde ölmeyen hücre kalmamış. Ama sanki o ölen hücreler yerine akıl, fikir ve düşünce gelip oturmuş. Benim için akıl, nimet olurken zahmete, zahmet olurken de nimete dönüşüyor. Karman çorman oldum yine. Duygularım karman çorman hayalim karman çorman ve ruhum karman çorman benim.

Hayatı, yaşamayı, duygulara teslim olmayı sevmiyor değilim. Yüreğim her zaman dört ayrı parça olarak nefes alıyor. Bir parçada öfke padişah oluyor bir parçada ise sabır kontrollü ele geçiriyor. Bir parçada isyan patron koltuğuna oturuyor diğer bir parçada da şükür hüküm sürüyor. Şu an nasıl olduğumu yemin ederim ki ben de bilmiyorum. Bilen bilir, yazılarımı sansürsüz yazdım bugüne dek. Bu yüzden bugün, mutluluk kokan cümleler, hayata dair şeyler ya da gidere gider yapan siyasi satırlar yazacak halim yok. Hep meçhul bir soru işareti hep yarım kalan bir virgül gibiyim. Ben hiçbir zaman hiçbir şekilde tam ve tamam olamıyorum. Evet dünya üstünde nefes alan en mükemmel aile benim ailem. Evet bu mükemmel aileye sahip olan benim mutsuz olmak ya da mutsuz olmayı bırak hüzünlenmeye dahi hakkım yok.

Ben de bütün bunları biliyorum. Ama ben yedi gün yirmi dört saat kasılan bedene ne yazık ki artık dayanamıyorum. Dua ve umut ile başladığım her şey daha gün batmadan yalan oluyor. Evet bütün suçu üstüme alıyorum. Suçu ben alsam ne o alsa ne? sonuç değişmiyor hiçbir şekilde. Hüznüm sırf bu yüzden benim. İsyanım, hayata duyduğum öfke, sırf bu yüzden. Zaman zaman imanıma ters düşen ölüm isteğim sırf bu yüzden.

Bu hal kısır döngü mü, arafta kalmak mı, yoksa iman eksikliği mi bilmiyorum. Lakin ben ne yazık ki böyleyim işte. Sürekli düşünüyor, ama düşündüğüm tek bir şeyi dahi hayata geçiremiyorum. Kasılmaktan bıktım ama bu düşünce ile daha çok kasılıyorum. Bu düşünceden de bir türlü kurtulamıyorum.

Yani uzun lafın kısası boş dolmadığı gibi, dolu da almıyor benim yüreğimi. Ancak öyle ya da böyle. Hayat devam ediyor bir şekilde. Sanırım benim ömrüm, bir kısır döngü halinde geçecek. Lakin hiçbir zaman ‘’ama’’ demekten kurtulamayacağım. Yaşanan her bir olayın mutlaka bir sebebi olduğuna inanıyor ve dünya hayatının hem çok zor hem de kutlu bir imtihan olduğuna tüm kalbim ile iman ediyorum.

Eee sonuç? hem inanan hem de iman eden ben, neden zaman zaman dibe düşüyorum? Bir türlü çözemiyorum. Dediğim gibi benim hayatım öleceğim güne kadar bu şekilde devam edecek. Farkındayım bu yazı yüreğim gibi çok sıkıcı oldu. Ama önümüzdeki haftalarda daha kaliteli satırlara imza atmak umuduyla… Dua edin bana…

Not: yeni yazılar, 20 eylülden itibaren, her salı Sakarya Yenihaber’de…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?