Oyun içinde oyun

“Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir” diyor kitap ama biz bu dünyaya oynamak veya eğlenmek için gönderilmedik. Hani labirent oyunları vardır belirlenen noktadan girip hedeften çıkmamız istenir bizden. Görüntü bize bir oyun hissi verse de aslında hedefe varmamızdır asli görev. Bu arada girilen yanlış yollardan bir an önce çıkmamız ve hedefe varmamızı engelleyecek seraplardan çabucak sıyrılıp kurtulmamız gerekmektedir. Belki geçici bir süre dinlenmemiz, beslenmemiz gereken yerler olsa da bunların sahte büyüsüne aldanmamak gerekir. Yaşamamızı sürdürmemize aracı olan şeyleri amaç haline getirmemek asıl hedefe varmak için önemlidir. Hayatımızın gayesi olan hedefimize giderken kullandığımız köprülere takılıp kalmamalı insan. Zaman zaman yanılsa da yalpalasa da hemen titremeli ve kendine gelmeli, ben ne yapıyorum böyle?

Dünya bir oyun, kimi kurttur, kimi koyun. Tıpkı kumar oyunlarındaki gibi oyunu kurgulayanlar her değerli(!) şeyin kendi tezgahlarından geçmesini ister ve onlar işin kaymağını yerler ancak işin zahmetini çekenler onlar değildir. Emek hırsızları çaldıkları ve oyunlarla aldıkları ile yedi cetlerini abat ederler ama öyle yüzsüzdürler ki emeklerini çaldıklarını tembellikle suçlarlar. Ayrıca onlara göre “Büyük balık küçük balığı yutar” mış ve bu gayet doğal bir kanunmuş. Her ne kadar Oktay Rıfat “onu balıklar düşünsün, biz balık değiliz” dese de bu anlayışı herkese yedirmişler ve sindirtmişlerdir. Öyle ki insanlar ezilmelerinin ve sömürülmelerinin sebebini kaderimiz böyleymiş diyerek inançlarının üzerine atarlar. Biz Avrupa medeniyetine yenildik artık onlara tabi olmak zorundayız, diyen cumhurbaşkanını da unutmadık. Çünkü onlar kurt olamasalar da kurdun bir başka cinsinden olmaya razı oldular. Belki koyun olmadılar ama kurtlar sofrasının artıklarına tav oldular ve koyun olanları birlikte yediler.

Dünyadaki bu oyundan nasıl kurtulacağız, dediğimizde işler biraz çetrefilli hale gelir. Çünkü insanların önemli bir kısmı bu oyundan çıkamayacağımıza inanır. Diğer bir kısmı da oyundan çıkmak için elinde özel güçleri olan bir kurtarıcıya ihtiyaç olduğu sanrısındadır. Bu yüzden harekete geçmenin bir vakti vardır ve o olmadan hiçbir şey olmaz onlara göre. Muhtelif dinlerin böyle inanışları olan mezhep veya tarikatları vardır. Elbette İslam adına veya İslam adını kullanarak bunu yapanlar yok değildir. İslam’ın ‘kurtuluş beklenmez ancak kurtuluşa koşmak, en azından ırgalanmak gerekir çünkü harekete geçmeyenlere hareketin sahibinden bir yardım gelmez ve O’nun yardımı olmadan ise hak üzere bir sonuç alınamaz’ temel ilkesine rağmen bu şekilde Müslümanları yönlendirmeye çalışanlar çoktur. Şimdi çözüme gelecek olursak onların kurguladığı oyundan çıkmak gerekir öncelikle. Oyunun içinde kalarak oyunu güya bozmaya çalışmak bu kötü oyunu güçlendirir ancak. Varsayalım bir ormana düştünüz veya atıldınız, bu durumda ilk işiniz oturup sakin kafayla bir düşünmektir. Sonra yüksek bir yere çıkarak yer ve durum tespiti yaparsınız ve buna göre bir plan. Bilgileriniz, becerileriniz ve imkanlarınız doğrultusunda bu plana sadık kalarak tek bir yönde harekât yapmalısınız. Yoksa her engelde, her farklı durumda yeni planlar ve yönler peşinde koşarsanız sittin sene çıkamazsınız bu ormandan yani oyundan. Şimdi sözü kitaba bırakalım:

En’am 32: Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Müttaki olanlar için şüphesiz ki âhiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

Ankebut 64:  (Oysa onların tek gerçek kabul ettikleri) bu dünya hayatı hakikatte sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir; âhiret yurduna gelince işte asıl hayat odur; keşke bunu bilselerdi!

Muhammed 36: Şüphesiz dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlencedir. Eğer inanır ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, O size mükâfatınızı verir ve sizden mallarınızı (tamamen sarf etmenizi) istemez.

Hadid 20: Bilin ki dünya hayatı, bir oyun, bir eğlence, bir gösteriş, aranızda bir övünme, mal ve evlâtta bir çokluk yarışından ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibi ki bitirdikleri çiftçileri imrendirir, sonra kurumaya yüz tutar, bir de bakarsın ki sararmıştır, ardından da çerçöp haline gelmiştir. Âhirette ise ya çetin bir azap yahut Allah’ın bağışlaması ve hoşnutluğu vardır. Dünya hayatı sadece aldatıcı bir yararlanmadan başka bir şey değildir.

Haydi akil olanlar okuyun kitabı ve yanıldığımız bir şeyler varsa bize de anlatın ya da çekilin önümüzden ukalalık yapmayın!

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder --- Okunma

# Yeni, yok

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Cervantes - Vay Memo hocaefendi hazretleri neler döktürmüş neler..

Yağdı yağmur çaktı şimşek

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 15:10
02

Zamazingo - Ooo matrakçı memo.. Bravo gene günü kurtardın.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Eylül 03:04
01

Nietsche - Bir berber bir berbere gel beraber berberistanda bir Berber dükkanı açalım demiş

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Eylül 10:46


Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?