TOKİ EVLERİ VE BANKA KREDİLERİ

Ülke gündemine düşen Toki Evleri haberini duymayanınız yoktur.

Fındık sezonu gibi yoğun bir süreçle birlikte, hatırı sayılır 2 rahatsızlık geçirdiğimden dolayı meseleye tam vakıf olamadığımı itiraf etmeliyim.

Bankacı olduğumu bilen dostlar tek tük de olsa fikrimi soruyorlar.

Bazıları ciddi- ciddi bir konut sahibi olmayı düşünürken bazıları da olayı siyasi açıdan değerlendirmemi bekliyor.

İçime pek yatmamış olsa da kimseye olumsuz bir şey söylemiyorum.

Peki, ne yapıyorum?

Bunların içerisinde kredi kullanmayı düşünenler olabilir, düşüncesiyle başlıyorum anlatmaya.

Bankaların, biz emekli olmadan evvel nasıl kredi verdiğini izah ediyorum.

Mesela KocaAli’de iş yeri olan bir marangoz, bankadan 100 bin lira kredi istemiş olsun.

Banka öncelikle o şahıstan bilançosunu ister.

Sonra Merkez Bankası kayıtlarından protestolu senedi ve karşılıksız çeklerinin olup olmadığını araştırır, eğer yoksa işyerine giderek gerekli incelemeleri yapar ya da yaptırır ki bunun adına Ekspertiz denir.

Bankacı, kredi isteyen şahsa bazı sorular sorar.

Kaç işçi çalıştırıyorsun?

2 de işçisinin olduğunu düşünelim.

Krediyi tesis kredisi ya da İşletme kredisi amaçlı mı kullanıp, kullanmayacağı..

Yoğun olarak ne ürettiği?

Mesela sandalye üretiyor olsun.

Ürettiği mal ile KocaAli’deki hane nüfusunun oranı

İsterseniz bunu biraz daha açalım.

KocaAli’de 5 bin hane olsun. Bunun 4 bin hanesinin sandalye ihtiyacı olmaz.

Çünkü en azından evlenirken almışlardır.

Ham madde ve yarı mamul ürünler?

Esnaflar Odasından, KocaAli’de kaç tane aynı işi yapan marangoz var?

Ona da 3 tane, diyelim.

Ürettiği malı nasıl pazarlayacağı?

İşçi ve sair masrafları nasıl karşılayacağı?

100 bin liralık kredi için 200 bin liralık teminat verip veremeyeceği.

Kafanız şişti değil mi?

Başka sorular da var ama şimdilik burada izahata son verelim de bizim marangoz beyin kredi kullanamayacağını hemen belirtelim.

Çünkü yılda 1000 sandalye bile satsa işin içinden çıkamaz.

Çıkamadığı gibi borcunu da ödeyemez.

Bankacılık kurslarında bunlar en ince detayına kadar anlatılır ve izah edilir ki kapik kaçmaz.

Bizim zamanımızda böyle idi ama şimdiki uygulama nasıldır onu bilmiyorum, deyip kapatıyorum konuyu.

Diğer detaylar dâhil, fotoğraf hikâyesine bile girmiyorum.

Dinleyenlerle birlikte bazen 10 kişi kadar oluyoruz.

Birer çay söylüyorum, beraberce içiyor ve ayrılıyoruz.

Bereket fazla soran yok.

1'er kişi olsa 25 çay eder ki. Vay anam vay..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Emecan - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?