PATRİYARKA

         Bugün içimden hiçbir şey yazmak gelmiyor.

         Bilgi çağı ya da dijital çağ olarak adlandırılan 21. yüzyıldayız.

        Ancak  gelin görün ki ; her şeyin ama her şeyin çıkar - menfaat olduğu, sevgisiz, saygısız, güvensiz, bir çağın tam ortasındayız..!

        Geçtiğimiz hafta korkunç bir olay meydana geldi İran'da. Ahlak polisleri başörtüsünü düzgün takmadı iddiasıyla 22 yaşındaki Mehsa Emini adındaki bir genç kadını ( bana göre daha çocuk ) acımasızca dövdü. Şeriat polisleri tarafından vahşice darp edilen genç kadın komaya girdikten birkaç gün sonra hayatını kaybetti.

         Adaletsiz, yamuk dünya..!

         Kimi, asırlık yaşında öldü diye günlerce şaşaalı cenaze törenleri düzenlenir.

         Kimisi de daha 22’ sinde çocuk yaşında, döve döve canından edilir, din kisvesi altında..!

        Çıkarın, yalanın dolanın, samimiyetsizliğin, alaverenin dalaverenin, sahtekarlığın tavan yaptığı bir çağ bu çağ..! Kim demiş, “ Bilgi Çağı “ diye..!

         Şöyle bir bakın etrafınıza kimin umurunda bilgi..?!

         Çıkar ve menfaat dışında neyin önemi var ya da neyin önemi kalmış şu dünyada..!

         Söylendiği gibi, “ Bilgi Çağı ” olsaydı eğer:

         İslam kelimesinin, Arapça ‘da "barış" kelimesiyle aynı anlama geldiği bilgisi de bilinirdi.

         İslamiyet’ in, Allah'ın sonsuz merhametinin ve şefkatinin yeryüzünde tecelli ettiği, huzur ve barış dolu bir hayatı insanlara sunmak için indirilmiş bir din olduğu da bilinirdi..!

         İslamiyet hiç şüphesiz ;  sevgi, barış ve hoşgörü dinidir..!

       

                APAÇIK BİLDİRİLMİŞ…

         

           Bakara Suresi'nin 208. ayetinde şöyle buyurulmaktadır:

         "Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır." (Bakara, 2/256)

          İnsanların bir dine inanmaya ya da o dinin ibadetlerini uygulamaya zorlanması, İslamiyet’in özüne de ruhuna da aykırıdır.

          Çünkü İslamiyet inanç için özgür iradeyi, vicdani ve yürekten bir kabulü şart koşar.

           Elbette Müslümanlar ahlaki vasıfların uygulanması için de birbirlerini Kur'an - ı Kerim’ de bildirilenlerle birlikte, güzel bir dille uyarabilirler.

           Müslümanlar ; İslamiyet’i bizzat kendileri yaşayarak, uygulayarak, örnek teşkil ederek, imrendirerek diğer insanları İslamiyet’ e davet edebilirler..!

          Ama asla bu konuda bir zorlama, zorbalık yapılamaz. İtilip kakılıp dövülemez, darp edilemez..!

          İslamiyet dünyevi hiçbir imtiyaz, çıkar için kullanılamaz.

          İnsanlar ibadet yapmaya zorlanamaz. Bu tür davranışlar İslamiyet’e tamamen aykırıdır.

         Çünkü inanmak ve ibadet etmek, sadece Allah'a yönelik olduğunda bir değer taşır. Makbul olanı, vicdanların tamamen serbest bırakıldığı bir ortamda Allah rızası için dinin yaşanmasıdır.

          Bir sistemin dayatmasıyla, zorlamasıyla, zorbalıkla insanlar inanmaya ve ibadete zorlanırsa, bu durumda insanlar korktukları için istenileni yapmış görünürler.

         İslamiyet zorbalığın, nobranlığın, kavganın dövüşün dini değil, sevginin, hoşgörünün, barışın dinidir.

          Peki ya bu gidişata sessiz kalan, sesini hiç çıkarmayan doğrucular(!) nerelerdesiniz..? 

Birgül Soytürk

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?