Benim mirasım…


                 Fecr Suresi17, 18, 19, 20. Ayetler: “Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.”

Bazı insanlar (ve bazı Müslümanlar) arasında miras ile ilgili yaygın bir yanlış anlayış vardır. Öyle ki miras bırakmayı amaç edinen çok sayıda ebeveynden bahsedebiliriz. Kendileri temel ihtiyaçlarını bile kısarak çocuklarına miras bırakmayı kendilerine vazife edinmişlerdir. Biz zaten kimin için çalışıyoruz, en önemli sloganlarıdır. Halbuki miras amaç değil bir sonuçtur. Yani kişi yaşadığı sürece kendi hayatının idamesi için gereken şeyleri alır veya harcar. Bir şekilde hak vaki olunca kalan maddi değerler mirasçılara kalır. Bütün hikâye bundan ibarettir. Aslında insanın bırakmak için çalışması gereken miras daha farklı bir şeydir. Tıpkı peygamberimizden rivayet edilen hadisteki gibi: “Hiçbir (anne) Baba Evlâdına Güzel Edep ve Terbiyeden Daha Değerli ve Üstün Bir Miras Bırakamaz.”
(Tirmizi:1953)

Çevreye çok dikkat etmek gerekir. Çevre bize gelecek nesillerden bir emanettir. Onu koruyup kollamak ve gelecek nesillere bırakmak için azami gayret göstermeliyiz. İslam’ın da bizden istediği budur. Bu yüzden dinimiz israfı kesinlikle yasaklar. İhtiraslarımız yüzünden bize bırakılan bu emaneti kötüye kullanmak büyük bir vebaldir ve bu basit bir tövbeyle kurtulması mümkün olan bir şey değildir. Çünkü helallik için ulaşılması imkânsız olan kul haklarını içerir. Bu yüzden benim mirasım: Temiz bir çevre.

Ülkemi seviyorum ve onun için gerekli fedakârlık yapılması gerektiğine inanıyorum. Herkesin elindeki imkanlar çerçevesinde ülke ve millete katkı yapması gerekir. Bir şekilde sorumluluk alanlar ve buna karşılık haklar elde edenler  sorumluluklarını olabilecek en üst düzeyde yerine getirmelidir. Aksi halde bu sorumluluğu iade etmelidirler. Özellikle koltuklara yapışmamak gerekir ki hak edenler ve liyakati olanlar işlerin başına geçsin. Böylece ülkemiz büyüsün ve güçlensin. Özellikle de halkımız güçlensin ve ülkede barış ve huzur olsun. Bu bağlamda benim mirasım: Yaşanabilir bir Türkiye.

Toplum hayatının en önemli unsuru adalettir. Adaletin sağlanmasında ekonomik şartların düzgün olması gerekir yani adil bir ekonomik düzen şarttır. Yoksa bazılarının zengin olduğu ama halkı genelinin fakir kaldığı sistemler zulümden başka bir şey getirmez. Açıklanan kişi başına düşen milli gelir miktarına bakmayın siz. Mesela; bazı Uzak Doğu ülkelerinde bu gelirler tavan yapsa da halkın çektiği sıkıntıların da tavan yaptığı söyleniyor. Evet, ülkeler zengin ama halkın çoğunluğu fakir. Bu durumda millet alçak sürünürken devlet zengin olsa ne fayda. O halde benim mirasım: Tüm toplum kesimleri için sosyal adalet.

Toplumları çürüten ve ülkeleri yaşanılamaz hale getiren en büyük eksiklik ahlak ve maneviyat eksikliğidir. Bunların olmadığı yerde hiçbir şeyin yerli yerinde olması beklenemez. Politika ve politikacıların davranışları burada en önemli konudur. Yalanın bininin bir para olduğu, kardeşliğimize zarar veren, ülkeyi içinden çıkılması mümkün olmayan durumlara sürükleyen politikalar ve politikacılar. İşin özeti dostları üzen düşmanlarımızı sevindiren durumlar ve bu durumun tek geçerli çözümü için benim mirasım: Önce ahlak ve maneviyat.

Günümüz dünyası adı konulmamış bir kaosun içine itilmiştir. Bunu ise kurdukları kurum ve kuruluşlarla yapıyorlar. Birleşmiş Milletlerin arka plandaki yönetici güçlerin çıkarlarını korumanın ötesinde bir şey yaptığı söylenebilir mi? Onun yan kuruluşları ise işin çakılmaması adına faaliyetlerden başka bir şey yapmıyor. Özellikle sonradan görme Müslüman ülke liderleri de onların değirmenine su taşımaktan başka bir şeye yaramıyor. Bu yüzden belki elli milyar insana yetecek gıda varken dünyada insanların önemli bir kısmı açlıkla mücadele ediyor. Müslüman ülkelerdeki zenginliklere el koyanlar ise paraları Avrupa ülkelerinden takım satın alarak hava atma peşinde. Sonuçta da bu dünya fena bir yer haline getirilirken insanlara nasihat edenler, bu dünya fani ve boş verin bu dünyayı, diyorlar. Ne de olsa onların tuzu kuru. Ama ben boş vermeyeceğim ve sonuna kadar iyi bir dünya kurmanın peşinde olacağım. Öyleyse benim mirasım: Yeni bir dünya.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?