CEHALET...

M.Ö 400 yıllarında "kötülüğün temelinde cehalet vardır" demiş Sokrates.
Tersini söyleyecek bir babayiğit var mıdır?

Yüzyıllardır da sağlaması yapılmıştır. En gerçek ve önemli aforizmalardan biridir.

Aslında cahilliğe nerden baktığımıza da bağlı.
Şehirli ve eğitimli gözüyle baktığımızda, emeğiyle çalışarak geçinen, dar alanda yaşayan kimsedir cahil. Gerekli bilgisi sadece hayatta kalabilmek üzerinedir.Bu konuda uzmandır da.
Yaşamının dışına çıkacak olanaklara sahip de değildir.
Mütevazidir de...

Acaba cahil midir bu kişiler...? Zannetmiyorum...Sizde zan- netmeyin derim...

Bizim en büyük sorunumuz en büyük düşmanımız cehalettir.
Kimsenin görmek istemediği fark edemedigi bir düşman.

Bildiklerinin konforundun çıkamayan kimse cahildir.
Yüzde yüz inanmanın konforu ne de rahattır..!

Cahiller bildiklerini doğru zanneder, onlara yeni bilgiler öğretmek istediğinizde size direnirler. Yeni bilgiler cahiller için huzursuzluk kaynağıdır. Bu cahillere herhangi bir şey öğretmek de çok zordur. Gerçekten bilgili insanlardan nefret ederler.

Hayat akarken her zaman yeni şeyler öğreniriz, bu yeni öğrendiklerimiz eski bildiklerimizle çeliştiğinde huzursuz oluruz. Şimdiye kadar bildiklerimizin yanlış olduğunu kabul etmek istemeyiz. Bilge bir insan şu an bildiklerine şüphe ile yaklaşır, bilgilerini sorgular, yeni bilgilere açık olur. Cahil insan ise ilk olarak ne öğrendiyse onlarla yetinir. Bilgilerinin doğruluğunu sorgulamayıp körü körüne inanır. İnsanı diğer canlılardan ayıranın akıl olduğunu unutur yalnız duygularıyla hareket eder.

Kimse görmek istemeyenler kadar kör değildir.

Büyük bir cehalet, kötülük ve buna bağlı nefret, hoyratlık, umursamazlık dalgası dünya çapında yayılıyor. Hepsi insana has fakat hiçbiri insana yakışır türden değil. Bize insana yakışacak o değişim- kırılma ne zaman olacak merak ediyorum.
Görmeye ne zaman başlayacağız.
Rızk- nasip işi galiba bu işler...

Cehalet kadar, iyi niyetle aydınlatılmamış bilgi de zarar verebilir.

Cehaletin verdiği zararı hergün etrafımızda görüyoruz. Haberlerde...Kadın programlarında... Aslında her alanda görünüyor...
Cahillik arttıkça şiddet te kötülükte artıyor.
Toplumumuzu sinsice kuşatan cehaleti hepimiz görüyoruzdur.

Bilgelik eğitimi şiddetin önleyicisidir.
Hayatta öncelik verdiğimiz değerlerin hem şiddet üreticisi hem de önleyici etkisi olduğunu biliyoruz.
Insan davranışlarının üzerinde, yetiştiği kültürün, sosyal çevrenin ve eğitiminin payı vardır.

Bizde ne yanlış gitti de biz bu cehaletin tuzağına düştük.
Kültürümüzle mi, örf ve ananelerimizle mi oynandı?
Çevre dediğimiz sosyalleştiğimiz alanlar mı değişti.. Eğitim mi yetersiz kaldı...?
Ne oldu ki bize...?

Cehaletin konforundan çıkamıyoruz. Ne çok da biliyoruz her şeyi değil mi...?

Cahil kalıp bilgilenmeyenler de kötülüğün tarafındadır. Kendini manipüle eden, uyuşturan düzenin farkında olmak bile yeterli değildir...
Önemli olan UMURUNda da olmasıdır.

Kimlerin umurunda bu cehaletimiz...?
Ya da, kimlerin işine gelir ki bu cahil kalmamız..?

Sizlere Demokritos' tan bahsetmek istiyorum.
Gülen filozof olarak anılmasının nedeni de insanların yaptıkları saçmalıklar karşısında gülerek tepki vermesidir.

"Hekimlik bedenimizin kötülüklerini , bilgelik ruhumuzun kötülüklerini iyileştirir" sözüyle bu görüşünü ne güzel özetler.

Demokritos tam bir bilge gibi yaşamış.
Bilgeliğin tüm olumsuzluklara rağmen, insana- hayata katlanmayı öğreten ve mutlu eden bir güç olduğunu savunmuştur.
İyi insan olmak, ya da iyi insanlara benzemek gerektiğini söyler.
"İnsanı ne bedensel güçler ne de zenginlik mutlu edebilir.
Bilgeliğin sağladığı DÜRÜSTLÜK ve sakinlik mutlu eder" der.
"Biz insanız, bize insanların acılarına sevinmek yakışmaz , üzülmek yakışır "sözüyle de hümanist yanını açığa çıkarır.

"Adaletsizlik etmek , adaletsizliğe uğramaktan daha çok mutsuz eder insanı".

"Bize yanlışlar yaptıran iyiyi bilmemektir".

Bunlar gibi yüzlerce güzel düşüncesi 2400 yıldır insanlığa ışık tutuyor ve aklımızı aydınlatıyor.

İnsanlık tarihinin dönüm noktaları vardır. İnsanın insandan vazgeçemediği, umudun yine insanda olduğu güzel şeylerin olduğu da... Dibe vurmuş cehaletle karanlığın hüküm sürdüğü zamanlar da...

Kötülük doğası gereği vardır. Kötülükte nihayetinde insan doğasının parçasıdır. Ama kötülük mutlak sürdürülebilir birşey değildir. Ahlaki değerler ve vicdan buna karşı durur, yapma der, burdan öteye geçme der..

Cehaletin olduğu yerde ahlak yoktur...Maneviyat yoktur...Vicdan hiç yoktur... işte kötülük karşıya geçer bu durumlarda
Durmaz...durdurulumaz...!

Gaflet, cehalet, arsızlık, yüzsüzlük utanmazlık, edebsizlik arşa merdiven dayadı farkında mısınız?
Ve insanlık karanlıkta.

O kadar çok biliyoruz ki, bildiklerimizi anlamaya bile vaktimizi ayırmıyoruz. Her şeyin çözümünü biliyormuşuz gibi konuşuyoruz. Ama düğümler daha da çözülemez hale geliyor.
Kitaplar okuyoruz. Ama o kitaplar kör cehaletimizi aydınlatamıyor

Belki birgün. Bizim de katkımızla... Kör karanlıktan çıkma isteğimizle...Kendi cahilliğimizi umursamamızla... birgün insanlık aydınlığa çıkar. Cehalet bilgeliğe kavuşur.
Olur mu olur...?

Cehalet batağından çıkmak nasibimiz olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyhan Ramazanoğlu - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?