NEREDESİN SEN NEŞET ERTAŞ SENFONİK KONSERİ

Neşet Ertaş, Türk Halk Müziği’nde çok sevilen bir sanatçı idi.

Türküleri birçok ses sanatçısı tarafından seslendirildi. Bozkırın Tezenesi olarak anıldı ve alkışlandı.

Bursa Senfonik Orkestrası eşliğinde iki sanatçı tarafından Kilitbahir Tabyası sahasında Kültür Yolu festivalleri kapsamı içinde yapılan bu konser, bir kez daha hatırlandı.

En güzel türküleri sıralandı. Tabii ki bir demet. Bu türküler senfonik orkestra tarafından polifonik, yani çok sesli hale getirilmişti.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Şef Yardımcısı, düzenlemeleri de yapmıştı.

Genç bir insan.

Kimi türkülere halk oyuncularına eşlik ettiler. Halk oyuncuları temelde oyunların asıl figürlerine özen göstermekle birlikte belli ki özenli bir koreografla gösteri yaptılar. Sanki hepsi bir balet ve balerin gibi oynadılar.

Türkü, büyük ustanın bir sözü ile, konsere attığı bir manşet ile başladı ve bu söz türkülerin neden bu kadar önemli bir şey olduğunun altını çizen bir sözdü.

Büyük usta şöyle diyormuş; ‘’Nerede bir türkü okunuyorsa, bir türkü okuyan varsa hemen oraya gidin. Kötü yerden türkü çıkmaz.’’

Demek ki türküler hep güzelden, güzellikten yana. Kardeşlik tüten ve o tüten dumanın bütün etrafı, doğayı, ovaları sıyırıp gittiği, yükseklere vardığı bir kuşatıcı büyü gibi bir şey.

Neşet Ertaş çok sevildi. Bu sevginin itici gücü sevgiden, aşktan güç alması ve bunu çığırması idi.

Siyaset ile ilgisi yoktu.

O yüzden söylediği türküler her insanı, herkesi etkiliyor. Kalplerinde, gönüllerinde yer ediyor.

Kimi sevgilisini düşünüyor, kimi seveceği insanı hayal ediyor, yaşadığı ilişkiyi düşlüyor.

Yıl 1974 falandı. O ses tonalitesini, güzelliğini kalbimden, zihnimden söküp atmak mümkün değil.

Samsun asfaltı üstünde, Tankaya’nın evinde oturuyoruz. Evimizin tam karşısında Bahribaba Parkı var. Kıbrıs Barış Harekatı günleri, parkta bir televizyon var ve çok kimse haberleri, olup bitenleri televizyondan izlemek ve bilgi almak için parka gidip televizyon karşısına bir sandalye atıyor ve anlatılanlara kulak veriyor.

Ve orada yine bir ses, hoparlörden bir ses ama güzel bir ses ‘’Neredesin Sen?’’ adlı bir şarkı söylüyordu. Bunun Selda olduğunu öğrendik, o zaman çok gençti ve seste daha bir başka idi. Selda’ya ilgim arttı. Daha sonraki yıllarda ünü çok arttı. Kaset üstüne kaset yaptı. CD üstüne CD yaptı. Dünyaca ünlü bir isim oldu.

Neşet Ertaş’tan kim yararlanmadı ki?

Neşet Ertaş Abdalların son temsilcisi gibi idi. Bir kız sevmiş, abdal diye vermemişler. Ben mecnun oldum, diyor kendisi.

Babası Muharrem Ertaş’la düğün dernek gezip türkü çığırırlarken Almanya’ya gider.

Bilge Toker onu çağırır, bir TV programında konuk eder. Ben o programı izledim ve ondan sonra Türkiye’de kalır. Konserler yapar, konserlerinde yığınlar yer alır.

Hakkında belgeseller yapılır.

Bakanlığın yaptığı bir belgeselin yanında, Nebil Özgentürk’ün yaptığı bir belgesel daha vardır.

Bir rastlantı sonucu TV’de gezinirken yine bir TV kanalında Kubat ve DR. Hukukçu Rezan vardı. Kubat yeni bir CD çıkarmış ve Dr. Rezan Epözdemir ile birlikte programa konuk olmuşlardı.

Şaşırdım, Dr. Rezan Epözdemir’i birtakım programlara hukukçu kimliği ile çağırıyorlardı fakat müziğe ilgisi varmış ve bir türkü söyledi.

Çok güzel bir sesi var.

Yine bir türkü, Onur Akın’ın bir bestesini Kubat’ın çaldığı sazın eşliğinde söyledi. Donup kaldım.

Meğer ne cevherler varmış.

Yine TV’de gezinirken bir kanalda Neşet Ertaş’ı anma programı vardı. Bu sürede onu dinledim.

Zeki Müren ‘’Mühür Gözlüm’’ adlı türküyü söyleyebilmek için Neşet Ertaş’tan izin istemiş.

Daha sonra oğlu tarafından yapılan bir açıklama geldi; ‘’Mühür Gözlüm’’ adlı türkünün sözlerinin bir başkasına ait olduğu yönünde idi.

Neşet Ertaş bunu duymuş ve bu sözlere kendisi beste yapmış.

Neşet Ertaş’ın aynı türküyü her çalışta başka başka okuduğunu biliyor muydunuz?

Bilmiyorsanız ben söyleyeyim, öyle işte.

Neşet Ertaş ile yapılan belgesel çok güzel yapılmış, izledim. Elinde saz, sağlara bakan, yalnız ve yalnız yürüyen bir adam.

Bedri Rahmi boşuna söylememiş; ‘’Ne zaman bir köy türküsü duysam, şairliğimden utanırım.’’

Bedri Rahmi’nin resmi üzerine birkaç yazı yazdım. Bunu, Anadolu’dan kaynaklanan birçok motif ve deseni, Bedri Rahmi’nin resimlerinde görebilirsiniz.

D Grubu’nun başını çeken Bedri Rahmi’nin mozaikleri, baskı yazmaları gibi eserlerinin tamamında görmek mümkün.

Aman sanatçılarımıza sahip çıkın. Bu evin bacası onların ve onları seven tüm halkın bütünleşmesinden çıkan bir tütmesidir.

’’Tatlı dillim, güler yüzlüm

Ey ceylan gözlüm

Neredesin sen’’

Erdoğan Sunar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erdoğan Sunar - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?