MADENLER, MADEN OCAKLARI

Madenler, maden ocakları insanların zihnini hep meşgul etmiş bir konu olmuş. Bu filmlere, romanlara aktarılmış ve orada çalışan insanların yaşadıkları bazı fotoğraflar insanın zihnine, kalbine sanki bir tutkalla yapıştırılmış gibi zihin atlasının gizli bir yerinde kalmış. Zaman zaman da olsa üstü örtülen bu resim üstündeki toz silinmiş ve bütün çıplaklığıyla hatırlanmıştır.

Amerikan filmlerinde, Avrupa'dan Amerika'ya giden ve orada maden, altın arayan insanları konu edinen birçok film mevcuttur.

Ve bu hikayeler, çok çarpıcı hikayeler ile sinemaya konu edilerek aktarılır.

İnsan hep zengin olmak istemiş ve bu yüzden tabiat ile uyum içinde yaşamak ve mesut olmak yerine tabiatın yer altı ve yer üstü nimetlerini büyük bir aç gözlülük ile kendi hayatına amade kılmak istemiş. Bunun için teknoloji geliştirmiş. Yer altında bulunan madenleri çıkartmış, gündelik hayatın içine sokmuş; ondan birçok yerde yararlanmak yolunu bulmuştur.

Jeologlar bu işi iyi bilir.

Dünya üzerinde kara parçalarında ve deniz havzalarında her saniye bir hareketlenme ve deprem olur.

Öte yandan en derinlerde dünya hala bir sıvı halindedir. Yeryüzünde bir sığ alan bulduklarında patlar ve lavlar halinde püskürür, kusar. Yanardağlar, volkanik yerlerden yükselir ve bu lavlar etrafta yaşayanlar için bir kabus olur.

Vezüv Yanardağı altında kalan Pompei şehri hala birtakım efsanelere konu olmuş ve insanlığın hafızasından silinmemiştir.

Sık sık depremlere maruz kalan ve öyle yaşamak zorunda olan Japonya, bunun çarelerini aramış ve hiç yıkılmayacak gibi evler yapmış. Öyle ki büyük bir deprem sonrasında ölen hemen hemen kimse olmamıştır.

Türkiye'de maden ve taş kömürü havzaları çoktur.

Zonguldak havzasında vaktiyle Uzun Mehmet'in rast geldiği taş kömürü bugün o dolayları, Zonguldak'ı, daha doğru bir ifade ile Zonguldak ilinin altını delik deşik bir hale getirmiştir.

Benim yakın arkadaşlarımdan birisi, Özkan, Çorum Çimento Fabrikası'nda çalışıp emekli olduktan sonra Bartın'a yaşamak için gitti.

İznik'te Çinicilik Meslek Yüksek Okulu'nu bitirip seramik ve çinicilik ile ilgilenen kızı var.

Birçoğunu tanıdım, arkadaşlık yaptık. Rahmetli eşim ile de dost olanlar vardı. Evlerine gelip yemek sofralarına konuk olurduk.

Bir maden havzasında yirmi yıl süre ile kaldım.

Çorum'un Bayat ilçesinde neredeyse tüm Bayat madenci idi. Bayat'ta dostlarımız vardı. Zaman zaman Bayat'a gidiyorduk.

Bayat'ta bir maden ocağından kömür çeken, kömür taşıyan bir şoför arkadaşım vardı.

Orada maden ocağına indim.

Kömürlerin yukarıya raylar üstünde, vagonlar ile nasıl çıkarıldığını gördüm, yaşadım.

Kömür madenlerini bilirim.

Oralarda harıl harıl çalışan işçileri, kömür nakleden insanları yakından tanıdım.

Hüseyin bir kamyon şoförü idi ve kamyonu ile kömür çekiyordu.

Onunla çok uzun bir yolculuk yaptım. Maden ocağından kömür yüklendikten sonra biz yola çıktık.

Hasan Zahir'de bir mola verdik, kamyonların durduğu bir yerdi. Suyu çok güzel, etrafı yeşillik, alt yanı epey derin bir yerdi.

Yola devam, Merzifon'a geldik. Çok güzel bir ilçe. Daha önce de gelmiştik. Oraları pek unutacak gibi değilim.

Epey yol gittik, gece oldu. Hüseyin kamyonunu bir çay bahçesinin yakınına park etti. Uykusu gelmişti. Kaza yapmamak için o gece kamyonun şoför mahallinde uyuduk. Sabah kalkınca bir elimizi yüzümüzü yıkadık, gidip birer çay içtik.

Yine yola devam. Bir fabrikaya kömür boşalttık.

Çorum yöresi Alpagut-Dodurga maden ocakları ile de ünlüdür.

Fakat ben daha ilginç bir olayı anlatacağım. O yıllar doğal gaz yoktu, kömür kullanılırdı. Kömür İşletmeleri Dağıtım Merkezi vardı. Oraya gidip ihtiyacın olan kömür miktarını yazdırıp parasını yatırıyordun, kömür gelip yıkılıyordu. Kömür taşıyıcılar da bir ücret karşılığında, kömürlüğüne taşırlardı.

İyi de bitti mi? Kömür almak pek kolay bir iş de değildi. Sabahleyin erkenden gidip kömürlerin yıkıldığı yerden sıraya girip kömür almak gibi bir mesele vardı.

Vali yardımcısı Coşkun Irvalı Maden Mühendisi bir tanıdık/arkadaş vardı. Ablası eczacı idi.

Müsait bir işletmede kömür tozlarını yapıştırmak sureti ile bir kömür çeşidi yaptılar. İskilip ilçesine yakın bir yerde yapılıyordu bunlar.

Bir gün Irvalı beni aldı ve yanına gittik. Nasıl yapılıyor, baktık. O kömürden ben de aldım, yaktım.

Daha sonra kaloriferli bir eve taşındık. Bir ölçüde de olsa rahat ettik.

Bu iş öyle kolay bir iş değil.

Bütün ayrıntılar anlatılıyor, yazılıyor. Gaz patlaması, metan gazı, senserler vesaire haricinde bir şey anlatmak ihtiyacı duydum.

Erdoğan Sunar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erdoğan Sunar - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?