AÇIK SEÇİK CÜMLELER

        Gerçi artık herkes biliyor. Benim cümlelerim, her zaman sansürsüz, her zaman açık seçik ve her zaman son derece nettir. İnandığım davayı savunur, davam ile kavga edenler ile kavga ederken, başıma bela gelmesinden korkmuyor muyum? Elbette korkuyorum. Çünkü milletin ezanına dokunan, Kur’an’ı Kerim’i yasaklayan ve milletin seçtiği başbakanı asan 1923 zihniyeti, bana ne yapmaz ki? Ancak korkuyor olsam da, inandığım davayı yazmaya, tabi ki de devam edeceğim. Engelimden ötürü, meydanlara inip, bir namert kurşunu ile şehit olma ihtimalim, ne yazık ki yok. Lakin benim en büyük duam, rabbim benim canımı, hak davasını savunan kalemimin çilesini çekiyor iken alsın.

        Evet, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ne kısa bir süre kaldığı bugün de, bütün cümlelerim açık seçik olacak yine. Hayatı, yaşamayı, ailemi, aşkı hissetmeyi, şiiri, ülkemi, Türkiye için deli gibi kavga etmeyi, siyaseti ya da daha doğrusu, siyaset yazmayı, gerçekten de çok seviyorum. Belli olmaz. Yarın dibe düşebilirim. Fakat şuan iyiyim ve Türkiye’nin tarihi yıllarına şahit olur iken, tarafım da, açık seçik yazıyorum.

        Sakarya Yenihaber Gazetesi’nde geçen on üç yıl boyunca, gerek 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ne, gerekse, 10-16 Mayıs Türkiye Engelliler Haftası’na dair, sayısız yazı yazdım. Çığlık attım, duyulmadım. ‘’Ben de varım’’ dedim, duyulmadım. Aşık oldum, aşkımı ‘’saklı sızım’’ diyerek, şiirler ile haykırdım, iki alkış alıp, üç gün geçmedi unutuldum. E 15 Temmuz sonrası, FETÖ, PKK ve bu iki örgütün, emrinde olan muhalefet ile mücadele edip, siyaset yazıyorum, yine duyulmuyorum. Yazmak, çok büyük zevk veriyor olsa da, nefis bu işte. Zaman zaman manevi olarak da doymak istiyor, maddi olarak ta…

        Bizler hayatı, gereksiz tabu ve klişe arasında yaşıyoruz. Açık seçik söylemek gerekirse, sıkıldığım, saçma, samimiyetsiz ve yalan bulduğum, çok tabu ve cümleler var. Misal, kimin ağzından çıkarsa çıksın, ‘’Ben herkesi seviyorum’’ cümlesini, son derece sahte buluyorum. Zira ben, her insani sevmiyor, her insanın da, beni sevmesini istemiyorum. Hayat dediğimiz, böyle bir şey zaten. Hayatın içinde, nefret olacak ki, sevginin değeri ortaya çıksın.

        Bilindiği gibi, 13 Kasım günü, İstanbul Taksim’de, terör patlaması oldu ve 6 can hayatını kaybetti. Evet, ben üzüldüm. Ancak bu terör olayı üstünden, siyaset yapan muhalifler, alçaklar gördük. Açık seçik söyleyeyim ki, bunları yapanlar, teröristlerden daha tehlikeli, daha çukur ve daha şerefsizdir. Ve bu tipler, en ağır bir şekilde yargılanmalı.

        Evet, korkuyor olsam da, inandığım hak davası için yazmaktan, milim geri adım atmayacağım. Çünkü bu savaş, iman ile küfür savaşıdır. Ben %92 engelli olduğum halde, cümlelerim ile beraber, bu savaşın neferi iken, dünya kılıfını yırtıyor iken ve İslam rüzgarı, Türkiye’den esiyor iken, sen hala, ‘’patates soğan’’ edebiyatı yapıyorsun, öyle mi? Yazık!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler