Üç liste

İslam Dini teoride tek bir inanç ve ibadet sistemidir ancak pratikte (insanın doğası gereği) bir kısım farklılıklar oluşur. Bu da bazı sorunları beraberinde getirir. Yani bu durumu kullanan birileri mutlaka olacaktır. Bizim ise kendi aramızda bu farklılıkları tolere etmemiz bu durumdan çıkar sağlamak isteyenlerin ekmeğine yağ sürmemek anlamına gelecektir. Ama maalesef durum hiç de öyle değildir ve Müslümanların hali de ortadadır. İşin ilginç tarafı diğerlerini (grup, mezhep, cemaat ve tarikat) eleştirenler karşı tarafı eleştirebilecek bir bilgiye sahip değildirler. Daha ilginç olan ise kendi anlayışlarının, görüşlerinin de pek farkında değildirler.

Bu ön bilgiyi verdim çünkü şimdi yazacaklarım benim içinde bulunduğum ve onayladığım Ehli Sünnet akidesinden çıkarımlarımdır. Diğer görüşleri değerlendiremem çünkü onlarla ilgili yeterli bilgiye sahip değilim. Gerçi üniversite eğitimim esnasında genel olarak ve karşılaştırmalar şeklinde bir şeyler öğrendim. Daha sonrasında sadece kendi görüşüme odaklandığım için bilgi yitimi olması muhtemeldir. Bu yüzden o topa girmeyeceğim.

İnancımıza göre insan öldükten sonra dirilecek ve toplanıp hesaba çekilecektir. Sonuçta da temel olarak üç liste hazırlanacaktır. Yeşil, sarı ve kırmızı listeler olarak adlandırabiliriz bunları.

Yeşil liste: Bu listedekiler hesap sonrası yaptıkları ve yapmadıkları ile artıda kapatanları içerir. Bir başka biçimde söylersek geçer not almışlardır. Kur’an’ın cennetlikler, kurtuluşa erenler, kitabı sağından verilenler ( Türkiye’deki sağcıları kastetmiyor) gibi isimlendirdiği kimselerdir bunlar. Temel özellikleri doğru bir şekilde iman edip ve devamında salih ameller (yani barışçıl eylem) işleyenler olarak belirtiliyor. Bu kişilerin imanını korumaktan sonraki en dikkat ettiği husus ahlaki esaslardır ve bu konunun bir numarası ise adalettir. Çünkü her adaletsizlik kul hakları ihlalidir ve affı yoktur. Adaletsizliğin de en risklisi kamu hakkı gaspıdır ki halk arasında tüyü bitmemiş yetimin hakkı şeklinde ifade edilir. Bu listenin içinde bazı alt listelerde olacaktır çünkü bir şekilde bu listeye girenlerin her biri aynı değerde değildir. Bu anlamda Kur’an’da muhtelif cennet tanımları yapılır. Şunu da belirtmekte fayda var bu listeye girenlerin bir kısmı affa uğrayanlardır. Diğer bir kısmı ise iyiliklerin en az onla çarpılması dolayısıyla artıda kapatmışlardır. Aslında Allah’ın lütfuna mazhar olmuşlardır, demek daha doğrudur. İşin özeti bu listeye girebilmek büyük ölçüde istikamet üzere olmayı gerektirir ve basiret yani kalp gözünün açık olması da şarttır. Bu listeye girebilmek için bazı insanlardan yararlanılabilir veya yardım alınabilir ancak onlara kayıtsız şartsız köle olmak istendik sonucu vermez. Kişi kendi iradesi ile gerekenleri yapmalıdır. Kendi kızına ‘ben bile seni kurtaramam’ diyen peygamberin ümmeti olduğumuzu unutmayalım.

Sarı liste: Bu listedekiler hesaplarını ekside kapatanlardır. Ancak sonraki listeden farklı olarak imanlarını muhafaza etmişlerdir ve düşe kalka da olsa yoldan çıkmamışlardır. Bu yoldan çıkmayışları onları sonunda cennete ulaştıracak olsa da cehennemde bir süre ceza görmelerine engel olamamıştır. Gerçi son dönemde popüler olan bazı görüş sahipleri, insanlar ya cehenneme girerler ve oradan hiç çıkmazlar ya da cennete giderler orada kalırlar fikrindedir. Olabilir ancak bu Ehli Sünnetin genel temayülüne aykırıdır. Doğrusunu Allah bilir.

Kırmızı liste: Bu listede inkarcıları, müşrikleri, münafıkları görürüz çoğunlukla. Yaratıcıyı inkâr edenler veya ona ortak koşanlar yani onun rablik ve ilahlık vasfını başka varlıklara indirgeyenler ve/veya ikili oynayanlar burada baş roldedirler. Bir kısmı diğerlerine önder olurlar ancak onların oyununa gelenlerin mazeretleri kabul edilmez. Çünkü her insanın kendi iradesi vardır ve bilginin ulaştığı herkes kendi adına sorumludur. Bazen bir peygamberin çocuğu kırmızı listeye girebilir. Bazen de firavunun sarayında onun en yakını iman nimetine ulaşarak yeşil listeye girer.

Bu listeler İslam’a muhatap olanlar için kesindir ancak çocuk olarak ölenler veya vahyin ulaşmadıkları için farklı işlemler olabilir. Ancak bu bizim üzerinde durmamız gereken bir şey değildir. Bizim onları konuşmamız onların akıbetleri ile ilgili sonucu değiştirmeyecektir. Onların hakkındaki karar Allah katındadır ve bu konuda bize söz düşmez. Yani çenemizi boşa yormaya değmez. Bir bakıma herkes kendini kurtarsın, siz sadece ulaşabildiğiniz her yere ve herkese hakkı tebliğ edin. Elbette önce kendinizden ve yakınlarınızdan başlayın işe, ‘ele verir talkını (telkini) kendi yutar salkımı’ olmasın iş.

“Siz Kitabı okuduğunuz halde, insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?” (Bakara 44)

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Tarakçı - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?