CANIM ÖĞRETMENİM ÖĞRETMENE VEFA SENFONİK KONSERİ

Öğretmenlere çok borcumuz var.

Neden ki peki açıklanması zor gibi gözüküyor ama insan öğretmenlerini bir türlü unutamıyor, unutmak istemiyor.

Veysel'in dediği gibi; "Sen ustanı unutma."

Bin bir çile ile yokluk, yoksulluk içindeki çevrelerde, köylerde öğretmenlik yapan, çocuklar yetişsin diye kar kış demeden yollara düşen öğretmenleri nasıl unutabiliriz?

Resim öğretmenimi aradım. Ünlü bir ressam, Ünsal Kınıklı. En son Eskişehir Üniversitesi'nde öğretim üyesi idi. 85 yaşlarında. Eşi de ressamdır. Oya Kınıklı. Hala aynı ses tonu, şiir gibi konuşuyordu.

24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesi ile Ankara Devlet Bale ve Opera Senfonik Orkestrası bir konser verdi.

Yahu, ne kadar kabiliyetli insanlar oluyor! Bunları takdir etmek gerek. Gerçekten büyük bir kabiliyet. Çok başarılı işler yapmasına karşın gayet mütevazi, güler yüzlü. Murat Karahan, Devlet Opera ve Bale Genel Müdürü. Kendisi de sanatçı olarak birçok operada rol almış ünlü biri. Tenor sesli, mükemmel.

CD'leri de var.

Orkestrayı yöneten yine ünlü bir şef, Antonio Pirolli. Bu orkestrayı da o yönetti. İzleyebildiğim kadarı ile bir TV kanalı, bir senfonik orkestra kuruyor ve şef olarak başına o getiriliyor.

Çok iyi bir maestro. Geniş bir kültürü var. Böyle bir hükme nereden varıyorum? Pazar Konseri ismi altında yapılan TV sunuşlarında bir müzik eleştirmeni ile birlikte salon, set, sunulacak eserler, besteler, besteciler hakkında izahatlar yapılıyordu. İtalyan asıllı, gayet güzel Türkçe konuşuyor.

Orkestra ilk kez bir İspanyol Kapriçyosu çaldı.

Daha sonra mikrofonu alan Murat Karahan öğretmenlere övgü dolu sözler söyledi. Beni yetiştiren ve buralara getiren öğretmenlerim ön sıralarda oturuyor, dedikten sonra, onlar için çok güzel bir program hazırladık, dedi.

Başöğretmen Atatürk'ü anarak onun Sofya'da ateşemiliter olarak kaldığı yıllarda gittiği bir operada "Taska" operasından bir arya okudu.

(Bu olayı hazırladığım Atatürk adlı kitapta anlatıyorum. Son okumaları yapılıyor.)

Soprano Feryal Türkoğlu ile dönüşerek birtakım aryalar ve şarkılar söylüyorlar.

Sevgili Mahlası.

Dönülmez Akşamın Ufkundayız.

Var Ol Gönül.

Nazende Sevgilim.

Bu çok sesli, yani polifonik müzik geniş kitlelere yayıldı galiba.

Birçok sanatçı, hatta türkü okuyan sanatçılar bile artık senfonik orkestralar eşliğinde sanatlarını icra ettiklerini gördük.

Sezen Aksu.

Zülfi Livaneli.

İbrahim Tatlıses.

Hatta ilahiler bile Zara'nın sesinden senfonik orkestra eşliğinde söylendi.

Unuttuğum ya da yazmadığım sanatçılar varsa beni bağışlasın. Vefasızlık yapamam.

Bu ülke çok güzel bir ülke.

Çok güzel, çok kabiliyetli insanlar var.

"Türk milleti zekidir, çalışkandır. Türk milletinin medeni vasıflarından biri de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir."

Bu yok yere söylenmiş bir söz değildir. Bunu birçok alanda görmek mümkün.

Sevmek, takdir etmek konusunda biraz cimriyiz galiba. Ellerimiz ve dilimiz biraz zor açılıyor.

O günler de gelir. İnsanımız, umudumuz var.

Bu kalibrede insanların daha çok alkışlanmaya, tebrik edilmeye hakları var ki daha çok çalışsınlar, daha çok üretsinler ve daha çok versinler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erdoğan Sunar - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler