Cepte hazır kelimeler

Bizler yılın belli zamanlarında, özel ve önem arz eden günlerde kullanmak için, bir sürü bayat, artık üstü küf bağlamış kelimeler biriktiriyoruz cebimizde. Çoğu insan, kimin kurduğunu çok fazla önemsemeden, yılın belli günlerini belli cümleler ile yaşıyor. Çoğu alanda sadece ikiye bölünüyor düşünceler. Her zaman ortada, siyah ile beyaz kavga ediyor. Diğer renklerde ya siyaha karışıyor ya da beyaza… Her özel günde, “Nasıl olsa ortama uyuyor, insanlar da yutuyor.” deyip, cepteki bayat cümleleri sallamaktan, hiçbir şekilde çekinmiyoruz.

Düşünceler, duygular, iki dudak arasından çıkan kelimeler, hatta yüreğe uğrayan hisler bile, gündeme göre belirleniyor. Öğretmenler gününde, tüm insanlık öğretmenlere aşırı derecede saygılı, sevgili. Yaşlılar haftasında sevgi dolu kelimeler ile bütün insanlık iyi gençlik hayırlı evlat rolünde. Maden kazası olduğu an, herkes madenci şapkasıyla dolaşmak istiyor. Engelliler haftası ya da gününde, herkes cepteki eski köpeklerin bile yiyemeyeceği, ancak hazır olduğu için cazip gelen cümlelere başvuruyor.

Ne yazık ki bu tarz cümleler lazım olur diye cebe atılan, ama son kullanma tarihi çoktan geçen, eylem öksüzü cümlelere dönüşüyor. Yirmi beş kasım günü bütün öğretmenler unutuluyor. Kazadan en fazla bir ay sonra, madenci ailesine selam veren kalmıyor. Hafta geçince yaşlılar çayını yine, yalnızlığıyla yudumluyor. Engelliler gününde kurulan cümleler, engelliler haftasında kullanmak için, askıya asılıyor. Eminim çoğu insan, benim bu cümlelerime yüzde yüz katılıp, cebinden “haklısın” kelimesini çıkartıp, adeta altın bir madalya gibi, büyük bir gururla boynuma asacaklar…

Gerçek ile sahte şeyler, ayrılmaz oldu bugünlerde. Evet duyguları ile hareket eden, acıma duygusu gereğinden fazla olan, merhametli ve yufka yürekli bir millete sahibiz. Ancak, aynı zamanda da gündem değiştiği anda unutan, arkasında durmayı “hani” deyip yerinde ve sadece ama sadece hak edene hesap sormayı bilmeyen, bazen de gereksiz bir şekilde suçu, başkasına atıp kaçan bir yapıya da sahibiz. Seviyoruz işte hazıra konmayı. Kendi mantığımıza yatana değil de, başka birinin anlattığına inanmayı, farklı bir renk olmayı değil de, var olan renge katılmayı. En acısı, yeni taze cümleler kurmayı değil, küf bağlamış olsa da cepteki hazır cümleleri kullanmayı seviyoruz.

Ben de bu düzene inat edercesine, bu engelliler gününü kutlarken ve bundan sonra, yeni ve bir o kadar farklı şeyler söylemek istiyorum. Hadi siz de bana katılın. Bir engellinin herkesi şaşırtan başarısı ile ilgili, “ne var ki bunda’’ deyin mesela. Veya zihinsel engelli çocuğunu, zincir ile bağlayan aileye, bir kerelik hak verin. Engelli olduğu için, duygu sömürenlere, hiçbir şekilde çekinmeden bir küfür sallayın. Ya da engelliler gününde, gelin beraber aşkı, hayatı ya da ne bileyim siyaset konuşalım. Ama artık cepte duran eski cümleler ile değil, her zaman bakire cümleler ile konuşalım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder --- Okunma

# oldu, Yeni

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler