NEREDE İNSANLIK..?

Geçtiğimiz günlerde    Konya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren  Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi'nde çalışan görevlinin kürekle vurarak bir köpeği  acımasızca öldürdüğü görüntüleri içimiz parçalanarak, yüreklerimiz kanayarak,  hepimiz gördük.

Üzüntümüz, acımız taptazeyken, o şoku, o travmayı henüz üzerimizden atamamışken, yaralarımız daha oluk oluk kanarken, bu kez Mardin ve İstanbul'dan geldi yeni acı haberler.

Kızıltepe'de bir kişi ; gözlerini bağladığı boğayı başına defalarca balyoz vurup, canice öldürmüş.

Sarıyer’ de Maden Mahallesi'nde de bir kişi, yakaladığı sokak köpeğinin üstüne oturarak boğazını sıkmaya çalışmış, mahallelinin erken müdahale etmesiyle amacına ulaşamayan saldırgan korkup kaçmış.

Vicdanı olup da bu görüntüleri izleyince, yüreği cız etmeyecek, sızlamayacak insan yoktur bence..!

Allah’ın dilsiz kulları olan hayvanların kafasına kürekle vurarak öldürmek en büyük caniliktir.

İnsanlıktan nasibini almayan, merhametsiz caniler yaptıklarının bedelini mutlaka ödemelidirler. Hem de en ağır şekilde ödemelidirler…

Kediyi, köpeği, kısacası hayvanları sevmeyebilirsiniz ama bu kimseye onların canını yakma ve canını alma hakkını vermez..!

Hayvanları sevmeyen insan doğup ama insan kalamayan mahlukların, bu canilerin; ne kendilerine, ne çocuklarına, ne ailelerine, ne kadınlara, ne de topluma hiçbir olumlu katkısı olamaz.

İnsanlığın can çekiştiği, körler ile sağırların birbirini ağırladığı, kadına - çocuğa - hayvana tacizin, tecavüzün, şiddetin ayyuka çıktığı son yıllara şöyle bir göz atalım...

Ve tüm samimiyetimizle elimizi vicdanımıza koyalım... Önce kendimizi bir hesaba çekelim.

Tüm bu iğrençlikler, acılar, cinayetler, vahşetler yaşanırken bizler ne yaptık, ne yapıyoruz?

Tabii hâlâ hesaba çekebileceğimiz, elimizi üzerine koyabileceğimiz bir vicdanımız, sakatat diye taşımadığımız bir kalbimiz varsa ..!

Sevginin, insanlığın, dünyanın yok olmaya yüz tuttuğu zamanımızda; hayvanlara olan sevgi de, ilgi de bitme noktasına geldi.

Halbuki hayvanlar ; insanı dinlendiren, insana mutluluk, sorumluluk veren, dostluklarını, vefalarını ve sevgilerini esirgemeyen muhteşem canlılardır.

Bilinen gerçekse, dünyada hiçbir canlı varlık sevgisiz yaşayamaz. Ne insan, ne hayvan ne de bitkiler..!

Sevgi ; her canlının güneşi, her derdin dermanı - çaresi, her hastalığın en etkili ilacı, her yaranın merhemidir.

Hayvanları sevmek, aslında kendini sevmekle başlar ve hayvanları sevmek de her insanın harcı değildir.

John Grogan’ın dediği gibi : “ Hayvanseverler özel bir insan türüdür; ruhu cömert, empati dolu, belki biraz duygusallığa meyilli ve en az bulutsuz bir gökyüzü kadar kocaman yürekli.            

Hayvanların dünyamızdaki - hayatımızdaki yerini ve önemini bir Kızılderili Atasözü de şöyle açıklar : “ Hayvanlar olmadan insanlar nedir ki? Eğer bütün hayvanlar kaybolup giderse, insanoğlu büyük bir ruh yalnızlığı içinde ölecektir. Hayvanlara ne olduysa insanlara da aynısı olur. Her şey birbirine bağlıdır. Yerkürenin başına gelen, yerkürenin çocuklarının da başına gelecektir.”

Merhamet edenlere Allah da merhamet eder. “ Yeryüzündeki hayvanlara karşı merhametli olunuz ki, semadakiler de size merhamet etsin. “ diye buyurmuştur peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v).

Hiçbir canlı başka bir canlıya eziyet etme hakkına sahip değildir. Hayvan sevgisi, insan sevgisini besleyen en önemli kaynaktır.

Şu soğukların kendini göstermeye başladığı, kışın kapımızda kol gezdiği günlerde çevremize - etrafımıza şöyle dikkatlice bir bakalım. Ve samimi olarak şu soruyu soralım kendimize  : “ Son altı ayda çevremizdeki hangi hayvan için, hangi iyiliği yaptık..? “

Bu soğuk, kasvetli günlerde acaba kaç hayvan açlıktan - susuzluktan öldü..?

Son altı ayda kaç tane köpek araç altında ezildi..?

Bu listeye zehirlenen köpeklerle, naylonlarla sıkı sıkı sarılıp, boğularak   öldürülen kedileri de ekleyebiliriz..!

Biz hangi ara, ne zaman bu hale geldik, ne zaman çıkardık üzerimizden insanlığımızı..?!

Hayvanlara merhamet konusunda bir arpa boyu yol alamamışız ne yazık ki..!

Bütün dinler, bütün ahlaki  sistemler canlıya merhameti emrediyor. Ama biz Türkiye  sınırlarında katledilen dilsiz masumlara karşı üç maymunu oynamaya, 2022 yılında da devam ediyoruz.

Zehirlenen, diri diri toprağa gömülen, kafasına kürekle, taşla vurularak öldürülen köpekler konusunda yetkililerin yakasına yapışamayan bizler de cinayetlere ortağız.

Günün yarısını telefon tuşlarına dokunarak geçiren parmaklarımız da hayvan katliamlarından sorumlu..!

Gün geçmiyor ki ; hayvanlara caniliklerin, vahşetlerin yapılmadığı yeni bir güne uyanmayalım... Kaç zamandır zaten bir acayipleşen insanoğlunun artık adamakıllı zıvanadan çıktığının delilidir, hayvanlara yapılan vahşetler...

Bu vahşetlere her gün bir yenisi daha eklenmekte.

Patisinden bahçe duvarına çivilenerek öldürülen sokak köpeğinden tutun da, bir üniversitenin bahçesindeki dişi bir köpeğin vajinasından el feneri çıkartılmasına kadar..!

Hatırlarsanız bir diğerinde ise; Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 82’lik dede(!), köpeğe tecavüz etmeye çalışırken yakalanmıştı...

Bir başka haberde; tecavüz edilen küçük köpek iç organları parçalandığı için ölmüştü...

Hayvanlara eziyetle ilgili işlenen suçlar kanımızı donduracak, dudak uçuklatacak mahiyette maalesef.

Arabasına bağlayıp sürükleyenler, bilerek vurup kaçanlar, bundan zevk alan hasta ruhlar, evimde besliyorum gibi gösterip cinsel istismara maruz bırakanlar, porno filmlerinde kullanıp bundan para kazananlar.

Patisinden-boynundan iple bağlananlar, tekme tokat atılarak canice öldürülenler…

Çocuklarına veremedikleri sevgiyi zavallı, masum hayvanları doğum gününde hediye diye alıp, sonrasında sokağa, kurda kuşa yem edilen yavru kediler - köpekler ve yürek dayanmayacak, akıllara durgunluk verecek, insanlığa sığmayacak saymakla bitiremeyeceğimiz, insanın yüreğini kanatan niceleri ve daha neler, neler?

Güzelim ülkemde tüm bu canilikler yaşanırken, bizdeki sivil toplum örgütleri, sanatçılarımız, akademisyenlerimiz, ileri gelenlerimiz, susmaması gerekenler peki nerede, nerelerdesiniz..?

Ey susarak adeta üç maymunu oynayanlar, hiçbir şey olmamış gibi ; bilmezden - duymazdan, görmezden gelen iyiler(!), nerelerdesiniz..?

Bu insanlık suçu, bu vebal hepinizin, hepimizin boynunda, bilesiniz..!!!

İnsanoğlunun doymak bilmeyen açgözlülüğünden - insan olarak doğmasına rağmen, insan olarak yaşamamasından dolayı merhamet, vicdan, insanlık elimizden kayıp gitmekte..!

Artık psikologlar ve sosyologlar da hayvana şiddetin bir kişilik bozukluğu olduğunu söylemekte ve hayvanlara şiddet uygulayan bir insanın aynı zamanda potansiyel bir katil de olduğunun altını sonuna kadar çiziyor. Bir başka deyişle; karşısındaki canlının savunmasız bir hayvana bile bile işkence eden, bundan da zevk alan canına kast eden, ezen, öldürüp kaçan, umursamayan insan(!) toplum için tehlike oluşturmaktan öteye gidememektedir.

Hayvanlara yapılan vahşetlere, caniliklere karşı sanki herkes kör - sağır ve lâl olmuş, üzerini de ölü toprağı ile örtmüş, o da yetmemiş deve kuşu gibi, kafasını kuma da gömmüş..!    

Benim yüreğim ; suçsuz - günahsız - masum, Allah’ın dilsiz kulları hayvanlara kanıyor, oluk oluk...

Şimdi ; çok bilmiş bazılarının, ahkam kesip, kaynayan kazan gibi fokur fokur fokurdadıklarını duyar gibiyim...

Neymiş efendim;  altı üstü birkaç it değil miymiş, insanlara saldırmışlar da onlar da kendilerini savunmak için  köpekleri öldürmüş.

Yok efendi, yok öyle bir şey..!

Ahkam kesen, boş boş konuşanlara bir tavsiye : Bilmiyorsan sus, konuşma..!

Hak için, haklı için zaten konuşmazsın, konuşmuyorsun anladık da, bari azıcık merhametin, vicdanın olsun o masumlar için.

Sormadan öğrenmeden - bilmeden, gerçekleri ahkam kesmek kolay da, asıl elini taşın altına koymak - insan olmak zor, hatta imkansız, öyle değil mi, sadece dilden “ İNSAN” olanlar, sözde insanlar..!

Bilgisizliğinizin, cahilliğinizin , merhametsizliğinizin, egoistliğinizin, yalakalıklarınızın, insan olmayışınızın bedelini bu hayvanlara, Allah’ın dilsiz kullarına ödetemezsiniz..!

Göz göre göre insanlık suçu işlenirken, canice hayvanlar katledilerek cinayetler işlenirken, kendi kendini kandırmaktan öteye gidemeyen cümlelerle çıkmayın ortalığa..!

Yalan - yanlış, hatta olmayan bilgilerinizin(!) suçunu bu masum hayvanlara yükleyemezsiniz…

Masum Hayvan katliamına sessiz seyirci kalmanın hiçbir mazereti olmaz, o - l - a - m - a - z...!

Bu insanlık suçu, bu büyük vebal hepinizin / hepimizin boynunda, bilesiniz..!!!

   

                         *

             

Oysa sevgi yaşatır; hem seveni hem de sevileni...

Hayvanları sevip, koruyanlara, bir yudum su bir lokma aş verip karınlarını doyuranlara bin selam olsun.

Dünyayı ancak ve ancak “Sevgi “ kurtarır, eğer kurtarılacaksa..!

Bence sevin bir köpeği, bir kediyi, bir sincabı.

Bence sevin bir mevsimi, bir yağmuru, bir baharı.

Yeter ki sevgiden geçsin yolunuz.

Hiç çıkmasın akıllardan..! Türkiye topraklarının herhangi bir köşesinde, bizim vurdumduymazlığımız nedeniyle ölen, öldürülen kedilerin - köpeklerin, hayvanların günahı da hepimizin boynuna…

Şimdi bir düşünün, nasıl geldik biz bu hale..?

Bu hayvanların nedir suçu günahı, bu masumlar şeytanlaşmış insanları sevmekten başka, bize ne yaptı..?

Bir arayın, bakın bakalım nerede unuttuk insanlığımızı..?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler