KARA KIŞ…

Her ne kadar, bir yaz aşığı olsam da, kışın o melankolik havasını da, çok severim ben. Gri gökyüzünü, o gökyüzünden akan damlaları, buhar olmuş cama, bir dörtlük yazmayı severim ben. Ya da ne bileyim, hayali olsa bile, herkes evinde iken, sessiz ve ıslak sokaklarda avare avare adım atmayı, çılgın bir şekilde bağırmayı, hayali bir sigara yakmayı severim ben.

Bu bütün romantik olayları seviyor olsam da, 2022 ve 2023’ün kışında, romantik şeylere, çok ta vakit kalmayacak. Evet ben, ne meteoroloji uzmanı, ne de felaket tellalcısıyım. Ancak yazının başında ve kışın altıncı gününde söylüyorum; tedbirleri alın, kemerleri bağlayın ve kaymaması için, aklınızı, kafatasınızın içine zincirleyin. Zira bu kış, çok çetin, çok ta kara geçecek. Nedenlerini, bugüne kadar çok kez yazdım. Görünen o ki; farklı geçecek bu seçim döneminde de, daha çok yazıp çizeceğiz.

        Eskiden, yani 90’lı yıllarda siyaset, genelde siyaset arenasında yapılırmış. Arada bir seçim olsa da, eski ucube koalisyonlar sistemi yüzünden, atanmış Cumhurbaşkanı, milletin iradesini hiçe sayarak, bir hükümeti yıkar, başka bir hükümet atarmış. Fakat son zamanlarda, özellikle de 15 Temmuz 2016’dan sonra, devlet millet iç içe geçti ve millet, ülkeye dair söz sahibi oldu. Millet, o geceden sonra, ülkenin anahtarını ele geçirdi. Ve Amerika Türkiye savaşı, işte o an başladı.

        Siz bakmayın, dış politikadaki küsmelere, barışmalara. Ülkeler, güne göre hareket eder. Ülkeler, hastalığa göre ilaç alır. Ve ülkeler, düşman karşısında galip gelmek için, gerektiği vakit, yılanı bile adam yerine koyar. Ama masa altında olan savaş, her daim ve hatta kızışarak devam eder. Gavura ‘’müttefik’’ demek, darbeci Sisi’nin elini sıkmak, katil Esad ile görüşmek, ikiyüzlülük, pes etmek ya da inandığın davadan vazgeçmek değildir. Sadece bıçağı doğru yerde ve doğru zamanda kullanmak. Bugün elini sıktığımız Sisi’yi, yarın nasıl şah mat yapacağımızı, hep beraber göreceğiz inşallah.

        Bu gerçekleri, sadece ben mi biliyorum? Yoo, az buçuk siyaset bilen her insan, bal gibi biliyor. Biliyor ama, bu ülkede olan muhalefet ve muhalif medya, Türkiye düşman oldukları için, bala zehir katmayı şeref biliyorlar. Ya da olaya, tersten bakmak lazım. Muhalefetin ekmeği, okyanus ötesinden geldiği için, Türkiye’ye saldırmak, onlara göre vatanseverliktir.

        Neyse… Çok önemli değil zaten. Çünkü mevzu, kısır siyasi tartışmalarından çok daha derin ve çok daha önemli. Millet ittifakı ya da altılı masa iktidar olursa, ne olur? Dolar düşer mi? Evet düşer. Çarşı pazar fiyatları, normale döner mi? Evet döner. Yalancı olsa da, vatandaş bir bahar yaşar mı? Fakat bütün bunlar ile beraber, Türkiye bir tabela ülkesi olur, sonra da, gelen vurur, giden vurur.

        Yaşadığımız kara kış gerçek ve net. Rabbim, sen gerçek bahar yaşamayı da nasip et.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler