''Herkes bir zamanlar çocuktu'' Saint Exupery, Küçük Prens

CARPE DİEM ÖLÜ OZANLAR DERNEĞİ

Bir aralar adından çok söz edilen ve bol bol ödül alan bu filmden söz etmek değil niyetim.

Bir okuldan, bir eğitimden, eğitim sisteminden ve bu okulda ders veren bir öğretmen modelinden yola çıkarak sonuçta çocuğun olanlara odaklanmak istiyorum.

Bir okul, bir çocuk okula verilir.

Okul çok disiplnli ve çok katı kuralları olan bir okuldur.

Mükemmel olacaksın, tabiata efendi olacaksın, vesaire.

İşte bunu, bu sistemi eleştirmek ile başlamayacağım. Daha ilk başlarda sistem sırıtıyor ve sistemin bozukluğu yüzünüze çarpıyor.

Film güzel mi güzel. Birçok şey öğretiyor mu, öğretiyor.

Kişisel gelişim kitaplarında ve yaşam koçluğu yapan birtakım kimselerin de sık sık vurguladıkları bir husus bu.

Anı iyi bir şekilde yaşarsan geçmiş güzel olur. Geleceği de güzel kurgularsın. Böyle bir sav bu.

Hıncal Uluç ölmüş, Allah rahmet eylesin. Diyeceksiniz ki şimdi bunun ne ilgisi var?

Yahu, neden var? Kendisi ile yapılan bir röportajda; ''Şimdi yalnızca Kuantum Fiziği ile ilgileniyorum ve elimde, evimin her köşesinde tek bir kitap var. Onu her okuyuşumda başka başka şeyler buluyorum.''

Saint Exupery'nin Küçük Prens'i.

Bu kitap çalışma masamda var. Oturma odasında ve yatak odasında var, diyor.

Bu kitabın o kadar çevirisi yapıldı ki. Daha ilk başlarda çok çarğıcı ve sarsıcı bir ders ve öğütle karşılaşırsınız.

Bir çocuk, 6 yaşında iken bir gün ''Yaşanmış Olaylar'' adlı bir kitapta çok başarılı bir resim görür. Balta girmemiş ormanlarda bir Boa yılanının bir fili nasıl yuttuğunu gösteriyordu.

Kitapta şöyle deniyormuş; ''Boa yılanları avlarını olduğu gibi hiç çiğnemeden yutarlar. Sonra da kımıldamaz bir hâle gelirler, yediklerini sindirmek için altı ay süre ile uyurlar.

O zaman ormanda olan biten üstüne çok kafa yordum.

Sonra da renkli kalemle, hayatımın ille resmini yaptım. Bir fili yutmuş Boa yılanı. Bunu büyüklere gösterdim, korkmuyor musunuz, dedim.

''Niye korkalım, şapkadan korkulmaz ki.'' dediler.

Oysaki ben şapka çizmemiştim. Baktım ki büyükler resmimi anlamıyorlar.

Büyükler öyledir işte, anlatmazsan anlamaz. Onlar diyor.

Büyükler resimden vageçmemiş, coğrafya, tarih, matematik, dil bilgisiyle uğraşmamı salık verdiler.

Böylece çok başarılı bir ressam olacakken 6 yaşında bu meslekten vazgeçmek zorunda kaldım.

Hevesim kırılmıştı.

Büyükler hiçbir şeyi kendi kendilerine anlayamazlar.

Onlara durmadan her şeyi anlatmakta çocuklar için yorucudur.

Ben de başka bir meslek seçtim, pilot oldum. (Aslına bakarsanız kitabın yazarı zaten bir pilot.)

Bir adam gördüm mü ben de yaptığım o resmi, adam anlayışlı mı değil mi merak ederek gösteriyorum.

''Adam o resmi bir şapka dedim mi ben de hemen konuyu değiştiriyor, Briçten, politikadan, kravattan söz ederdim.'' O da aman ne akıllı bir adam tanıdım, diye sevinirdi.

Şimdi gelelim okula.

Okula yeni bir edebiyat kitabındaki ilk baştan başlamak üzere birçok sayfaları kopartıp yırttırır.

Çocuklar aynen dediklerini yaparlar.

Öğretmen daha sonra masanın üstüne çıkar bir şeye önce yukarıdan bakacaksınız.

Sonra atlar sağa geçer, bir de bu açıdan bakacaksınız. Sonra soldan bakacaksınız.

Diyelim ki bir kız arkadaşınız oldu, bir şiiri ona nasıl söylersiniz?

Bir çocuk bir kıza içinden geldiği gibi bir şiir söyler.

Okulda bir tiyatro oyunu oynanacaktır. O çocukta oyunda rol alır. Baba çok serttir, buna mani olmak ister; ''Sen doktor olacaksın, 10 yıl okuyacaksın. Bu tür şeylerden uzak dur.''

Çocuk oyunda oynar.

Baba çok kızar ve çocuk intihar eder.

Okul idaresi öğretmeni kovar. Derste öğretmen eşyalarını almak için gelir, ayrılırken bütün çocuklar masaya çıkarlar.

Öğretmen hüzün ve başarmanın sevinci ile onlara bakar.

Çocukları rahat bırakın Allah aşkına! Ne olmak istiyorlarsa olsunlar, başarılı olacakları neyse o konuda kendileri karar versinler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erdoğan Sunar - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler