GEMİYİ DELENLER…

Hatırlarsınız, bir kaç yıl önce, ‘’aynı gemide değiliz’’ diye, bir tartışma vardı. İktidar, tüm Türkiye’nin aynı gemide olduğunu söylüyor iken, muhalif basın ve muhalif isimler, ‘’aynı gemide değiliz’’ diyerek, iktidarı, ülkeyi bölmek ile suçluyorlardı. O gün ben, bu slogana karşı çıkarak, ‘’hayır, hepimiz aynı gemideyiz’’ diyordum. Evet, bugün de aynı şeyi söylüyorum. Lakin bugün önüne, ‘’ne yazık ki’’ ya da ‘’maalesef’’ kelimelerini ekleyerek…

Ben, Allah’ın yarattığı her insana, Bırakın insanı, ben Allah’ın yarattığı her bir cana saygı duymak zorundayım ve saygı duyuyorum. Yılan çiyan, çiçek böcek, kadın erkek, sağcı solcu, genç yaşlı, insan hayvan, hepimiz aynı gemideyiz ve mecbur beraber yol alıyoruz. Evet, şuan denizde çok sert alabora var. Çok şükür, yelken sağlam ama, bir oradan, bir buradan esen rüzgara karşı dik durmak, gerçekten de çok güç. Kaptan tecrübeli ve gemiyi nereye götürdüğünü biliyor. Ama yardımcıları, ne kaplanın yükünü alıyor, ne zorda olan gemi yolcularını, sakinleştiren ve güven veren akılcı cümleler kuruyor, nede gemiyi delenler ile mücadele ediyor. Onlar sadece, güverteye çıkıp, çay içerek mehtabı izlemeyi, dava adamlığı sanıyor. Oysa dava adamlığı, rüzgara karşı cesur bir şekilde adım atmak, Kılıç çekmekten de, çekilen kılıçtan da korkmuyor olmak, çekilen ve çekilecek her bir çileyi, şeref bilmektir. dava adamlığı, koltuktan kalktığı zaman, düşmana umut olmamak, acıyı ele göstermemek ve gerektiği vakit, kan kusup, kızılcık şerbeti içmektir.

Dava adamlığı, tam olarak budur. budur ama, böyle dava adamları, bu geminin içinde, ‘’ yok’’ denecek kadar az. Bunun yanında, liman artık çok yakın iken, limanın rüzgarı, iyiden iyiye yüzümüze vuruyor iken ve o rüzgarın adı, hakk, İslam, Türkiye iken, içimizde olan birileri, en kritik yerden bir delik açıp, gemiyi batırmak istiyor. Sakın ha; ‘’liman görüldü, bu saatten sonra, bu gemi batmaz. Batarsa bile, yüzerek kıyıya çıkarız’’ demeyin. Deniz pislik, deniz çakal dolu zira. Eğer bir saniye uykuya dalarsak, bu çakal sürüsü, gemi içinde olan dostları ile, seni, beni, bizi boğacak.

Evet, çok yorulduk. evet, çok bunaldık. Özellikle de, bugünkü ekonomi yüzünden, ona buna hem çok öfkeli, hem de çok haklıyız. ancak şuan, kendi gemimizdeyiz ve tepede, Türk bayrağımız, nazlı nazlı dalgalanmaya devam ediyor. Bu süreç içinde, çakal gemiyi delecek, biz yama yapacağız. Çakal, kilo kilo zehirli bal ithal edecek, biz, bir gram anzer balı için, gece gündüz şükür edeceğiz. Çakal, İslam’a, Allah’a, Peygamber’e saldıracak, biz er meydana inip, twit ise twit’le, konuşma ise konuşmayla, kılıç ise kılıçla mücadele edeceğiz. E çakal bu, o, bayrağımızın rüzgarına dahi kurşun sıkacak, biz nefesimiz ile o bayrağa rüzgar olacağız.

Az kaldı be abi, abla, dost, kardeş… Az kaldı. lami cimi yok. bu gemi, elbet bir gün limana varacak. İşte o vakit, Hakk’ın, İslamın ve Türk’ün adaleti, bütün dünyaya yayılacak.

     

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Alikılıç - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler