Teknoloji Çağı ve Luddizm…

   

Neon çağı,  Robot Çağı, Fütirist Çağ, Hologram Çağı, Nano Teknoloji Çağı, Dijital Çağ, Similasyon Çağı dediğimiz yeni bir çağın başlangıcı dünyadaki bütün düzeni değiştirdi.

Daha fazla para, daha fazla güç, daha fazla hırsın kurbanı oldu insan da, dünya da...

Artık, ışık hızıyla yapaylığa doğru yol alışımız - gidişimiz.

Aklınıza ne geliyorsa yapaylaştı, yapaylaşmaya da devam ediyor. En korkuncu da, bu yüzyılın kobayının, “ İnsan “ olması.

Yiyeceklerimiz - içeceklerimiz yapaylaştı,

tarım ve hayvancılık yapaylaştı çünkü.  GDO suz tohum, dolayısı ile nerdeyse GDO suz sebze- meyve- tahıl, kısacası hiç bir bitki kalmadı.

En sonunda bu da oldu ve kesilmeyen hayvanın etinden et(!) yemeye, ekmeğimizin üzerine olmayan sütten peynir - yağ sürmeye başladık.  

Ve artık laboratuvarlarda üretilen, gerçeğiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan besinleri(!) tüketir olduk.

Paramız bile yapaylaştı, sanallaştı bitcoinler, altcoinler, yokcoinler(!)...

Olmayanın üzerinden varmış gibi davranmak, varmış gibi yaşamak diye, yeni bir düzen(!) geldi...

Öyle bir çağda öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, insanın insanlıktan, sevginin lügatlardan çıktığı, bir devrin kapılarının kapandığı, yeni bir devrin kapılarının açıldığı, ahir zaman denilen o zamandayız...                 

                   *

Değerli Okuyucularım, bugün sizlere, teknoloji karşıtı bir hareket olarak bilinen Luddizm’ den kısaca bahsetmek istiyorum.

1811-1816 Yılları arasında Ned Ludd adındaki İngiliz işçinin makinelerin işsizliği artırdığı, insanı hiçe saydığı gerekçesiyle makinaları kırmasından dolayı, bu akıma onun adı verilmiştir. 

Hareket ilk önce İngiltere'nin Nottingham şehrinde başlamış, tekstil makineleri kırılmıştır. Ve devlet tarafından zor kullanılarak bastırılmıştır.

Luddizm’in sözlük anlamı : Yeniliğe karşı olan işçi akımı, makine kırıcılığı.

İşsizlik yaratacağı korkusuyla makinelerin tahrip edilmesi, kırılması anlayışına verilen ad diye yazılıp çizilse de;  Ludizm, sanayi kapitalizminin politik sonuçlarına karşı  işçi sınıfının karşı çıkma hareketiydi aslında.

Bu akımın taraflarına da Ludditler denilmiştir.

Luddit, terimi günümüzde genelde tahkir edici anlamında kullanılmaktadır.

Oysa Ludditler, teknolojinin çalışmayı daha insani hale getirecek ve işçi sınıfına daha çok üstünlükler tanıyacak şekilde kullanılmasını istemişlerdi.

Bence çağımızın Luddizmi ; insan denetiminden çıkan, insandan ziyade sanal zekayı öne çıkaran ve dünyanın doğal düzenini bozacak her türlü teknolojik ilerlemeye karşı olmalıdır..!

Zira ; teknolojik ilerleme yaşamayı  kolaylaştırmadan daha çok, doğayı ve insanlığı kontrol altına almaya dönüşmüş ve bütün insanlığı, bütün dünyayı daha da ileri gidiyorum farkındayım ancak görünen o ki, evreni tehdit edecek bir duruma gelmiştir..!

Sizce de günümüz teknolojisine karşı, bir karşıtlığın gerekliliği, tehditlerin oluşmasını da beraberinde getirmemekte midir..?

Şöyle ki : Günümüze dönecek olursak ; genetiği değiştirilmiş gıdalardan tutun da, insan beyninin yarattığı ancak insan beynini yok sayan sanal beyinli bilgisayarlar da dahil, yapay zekalı bir sürü akıllı teknoloji harikalarıyla donatılmış(!), yeni bir dünya düzenini kucaklamaktayız…

Kimse kimsenin umurunda değil. Sonuç olarak her şey ortada ; insan olarak kazanmıyor, kaybediyor, her geçen gün “ insan “ olmaktan biraz daha uzaklaşıyoruz..!

Farkında değiliz ama, insanı diğer canlı varlıklardan farklı ve üstün kılan düşünmekten alıkoyan bir çağda yaşıyoruz. 

Muhakeme etme yeteneğinden mahrum bir insanlıktan bahsediyorum. Çünkü artık düşünmüyoruz, yapay zekanın bizlere sunduğu ya da bana göre bir nevi dayattıkları yüzünden düşünemiyoruz..!

Farkında mıyız, ya da farkında olan kaç kişi var, yapay zekanın bizi kölesi haline getirdiğinden..?

Şimdi kendimiz için çok gerekli “ düşünmek “ fiilini hayata geçirmenin ve düşünmenin zamanı. Hala düşünebilmek için fırsatımız varken, kullanalım bu imkanımızı ve artık düşünelim…!

Zorluklarla, salgın hastalıklarla, korkularla geçen onlarca karanlık gecelerin ardından gökyüzüne umutla bakmamızı istiyorum artık değerli okuyucularım.

O yüzden de, şimdi iş işten tamamen geçmeden tekrar bu durumu gözden geçirmenin vaktidir.

Z Kuşağı’nın neredeyse tamamının teknoloji bağımlısı olduğunu gözardı etmeyelim.

Zira teknoloji bağımlılıkları öyle böyle değil…

Kendi başına dört kere dördün kaç ettiğini bilemeyecek kadar.

Başına bir şey gelse, akıllı telefonu olmadan telefon numaralarını bilmediği için anne - babasına telefon edemeyecek kadar..!

Aslında sadece Z Kuşağı da değil, yetişkin kesimin de çok farkı yok bu durumdan.

Gün ne kadar yoğun geçerse geçsin, akıllı telefonlardan, sosyal medyadan vazgeçilmiyor. Hatta hatta en başta akıllı telefon olmak üzere ; dijital oyunlar, bilgisayar, akıllı saat ve tablet hayatın vazgeçilmezleri olarak, hayatımızda yerini çoktan aldılar..!

Farkında değiliz ama tüm bu teknoloji harikaları(!), insan beynini ve duygularını köreltiyor.

Duyguları olmayan yapay zeka, insanın ve dünyanın sonunu getirmeden,  insanoğlu uyanır mı sizce..?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler