SEVGİ

Yüce Allah’ın en güzel sanatlarındandır insan. Ve öyle büyük mucizeler barındırır ki kendinde. Ancak insan bunun hiç farkında olmaz.

                     Tıpkı diğer kaybettiklerinin farkında olmadığı gibi.

                      Gerçekten şöyle bir düşünecek olursak, neleri kaybetmedik, neleri kaybetmiyoruz ki…

                      Gülün kokusu, kuşun cıvıltısı, toprağın verimi, denizin mavisi, çocuğun gülüşü, ormanın yeşili de başlarını alıp gittiler.

                      Sevgiyi, sevmeyi kaybettik. Sinirli. Öfkeli, kaba saba, sevgisiz canlılar olduk.

                     Öyle bir hale geldik ki; ne hayvanı, ne ne insanı, ne doğayı, ne de kendimizi sever olduk.

                       İnsanı insan yapan sevginin gücüyken,  bunu hep göz ardı mı ettik. Sevgisiz kalpler soğuktur, katıdır, taş kesilir, üşütür. Niye hiç bilemedik…

                      Sevgi; kalplerin gıdası, güneşi iken biz yine esirgedik, hiç kimseyi hiçbir şeyi sevmedik.

                       Kalp heybemizi ne kadar çok sevgiyle doldurursak, o kadar da insan olacağımızı akıl mı edemedik.?!

                        Aslında biz  “insan“ ı kaybettik.

                        İşte bu yüzden insanlık da ölmedi mi zaten…

          

                          *

     “ SEVMEK, İNANMAK DEMEKTİR. ” Van Goethe

                      “ Hayat dediğin yalnızca bu an, sarıl son/ muş gibi sevdiklerine.”

                      Bu sözümün doğruluğunu ve gerekliliğini her geçen gün daha da iyi anlıyorum.

                       Hele hele, Filistin’ de hastanenin bombalandığı haberini aldığım o an, bin kez daha anladım.

                        Bir an tüm hayatım ve sevdiklerim geçti gözlerimin önünden.

                        Avuç kadar yüreğime sığdırdım tüm duygularımı.

                        Sevdiklerimle yapamadığım, yaşayamadığım ne varsa düştüler aklımın kıyısına köşesine, gözlerimin harelerine..!

                         Başa gelmeden önce kazalar, hastalıklar, ayrılıklar, felaketler, ölümler, düşür yüreğine sevdiklerini, dök dilinden sevgiyi, sevgiyi bilenlere - bilmeyenlere, sevgiyle bakanlara - bakmayanlara, sevgiyle görenlere - görmeyenlere onları ne kadar çok sevdiğini söyle.

                        Ne kaybedersin ki..!?

                       Mihayloviç Dostoyevski’nin “ Sevginin bulunmadığı yerde, aklı da arama. “ sözünü de göz ardı etmeyelim. İş işten geçmeden, birebir başına gelmeden de insan görmeli başkasının derdini - kederini, bilmeli sevginin, sevmenin sevilmenin, insan olmanın kıymetini.

                      “ Sevgi, doğanın ikinci güneşidir.” diye boşuna dememiştir G. Chapman. Bir insanın bir insana verebileceği en güzel hediye, ona ayırabileceği zamandır. (Dale Carnegie) Bu söz, beni çok etkiler, gerçeği birebir yansıttığı için.

                           Ömrümüzü, aşkımızı, sevdiklerimizi, adeta bizden bir şeyler çalarak, aslında hayatımızı alıp gidiyor zaman.

                           Hayatın içindeyken ; “ Hele şu okul da bitsin, şu çocuklar da büyüsün, bir emekli olayım... “ diye uzayıp gider bahanelerimiz...

                    Ve zaman da, tüm bunların yanı sıra acımasız bir şekilde akar gider.

                     Şu fani dünyada belki de en önemli şeyi yapmaktan, sevdiklerimize zaman ayırmaktan bizi alıkoyarak...

                           Evet, zaman akışında sevdiklerimize vakit ayırıp, onları elimizden geldiğince mutlu etmeye çalışmak, onlarla vakit geçirmek, eğlenmek, mutlu olmak belki de Mevlana’nın bahsettiği o kafesten bizi çıkarabilir.

                         Ne dersiniz…

                          *

                         İş işten geçmeden, can bedenden çıkmadan, hâlâ vaktimiz varken, ölüm her lahza yanı başımızdayken…

                        Beklemeyin, sarılın sevdiklerinize...

                        Unutma, ölüm aldığını vermiyor geri.

                       Her şeyin sahtesi var bu hayatta ancak ölümün sahtesi yok. Ölüm hayatın en gerçek olan gerçeği..!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler