TÜRKİYE CUMHURİYETİ DESTANI

 

Türkiye’yi sevenler, bu destanı duysunlar!

Vicdan terazisinde yerlerini bulsunlar!

Düşmanlık yapmak kolay, zafere ulaşmak zor!

Dileğim; Sen de zaferi kazananlarla ol!

O ünlü savaşlara katılmamış da olsan,

Ruhun halkımızla ise, yoktur sende noksan!

Akıtılan kanın değerini bilmelisin!

O vakit, inan ki, sen de Şehitlerle birsin!

Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye demektir!

Her Türkün ilk görevi gerçekleri bilmektir!

Atatürk olmasaydı, bu Vatan kurtulmazdı

Yurda girmiş düşmanlar dışarı kovulmazdı!

 

Her tarafı korkunç, kara bulutlar sarmıştı

Son karış toprağımızı düşmanlar almıştı…

Haritada Vatan diye bir şey kalmamıştı!

“Kaleler zaptedilmiş, dağıtılmış ordular,

Tersanelere girilmiş…” vahimdi durumlar!

Dolmuştu vatana yedi düvelden ordular!...

Allah’ım, ne arıyordu ülkemizde bunlar?

Vatan, millet ateş çemberinden geçiyorduk.

Önümüzde uçurum, tarihten gidiyorduk!

 

Çaresizdiler iktidara sahip olanlar,

Gidişatla ilgili, belirsizdi durumlar.

Bu safhada, iç düşmanlar da azgınlaşmıştı!

Millete karşı zulümleri çoğunlaşmıştı.

Kritik nokta çoktan son safhaya varmıştı!

Bu artık son damlaydı, bardak dolup taşmıştı.

“İşte bu ahval ve şerait içinde dahi”

Vatanı kurtarmaktı Atam, senin vazifen!

“Muhtaç olduğun kudret, asil kanda mevcuttu!”

Senin için en önemli şey de, önce yurttu!

Samsun’a çıkışınla tazelendi inançlar!

Amasya, Sivas, Erzurum, kalplere ilaçlar!

 

Vatan, Millet bu eziyetten kurtulmalıydı,

Ülkeden düşmanlar mutlaka kovulmalıydı!

Yediden yetmişe, herkes seferber olmuştu.

Millet varını yoğunu ortaya koymuştu!

Ve birinci İnönü Savaşı kazanıldı!

Bağımsızlığa doğru bu ilk ciddi adımdı!

İkinci İnönü Savaşı da zaferlendi!

Kurtuluş yakın diye umutlar tazelendi!

O ne imkansızlıklar ve acılar içinde

Büyük Taarruz gizli tutulup, hazırlanmıştı

Ordumuzun Başkomutanı Mustafa Kemal

Afyon Kocatepe’ye gizlilikle varmıştı.

 

Cephede baştanbaşa gergin sakinlik vardı!

Düşman o anda kim bilir ne planlar yapardı.

Kendine göre o belki kurnaz bir tilkiydi.

Unutulmaz yıl 1922 idi.

26 Ağustos, sabah saat beş otuz.

Top ateşinle hücumu başlattı ordumuz!

Saldırı top yekündü! Şiddet ölçüsü büyük!

“Mutlaka kazanacağız!” demişti Atatürk!

Görülmemiş bir savaş, yerle gök birdi sanki!

Akıtılan kanımız yerde bırakılmaz ki!

Gece gündüz, hiç durmadan savaş devam etti.

Gücümüz kaynıyordu, yenilmez bir kudretti!

Şiddetli bir akınla orta cepheyi deldik,

Oradan kuvvet sokup zalimi enseledik!

İki günde düşman orduları düşmüştü!

Hiç şüphesiz “Türkün gerçek kurtuluş güneşi,

Ufukta tüm görkemliği ile doğuyordu!”

 

Ve 30 Ağustos 1922…

Ulusumuza ZAFER MÜJDESİ oluyordu!

Düşman mevzilerden sökülüp atılıyordu!

Ordumuz onu yer yer, önüne katıyordu!

Durumu iyi kavramıştı Mustafa Kemal,

Orduyu düşmanı takibe geçirdi derhal!

“Ordular, hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”

Yayından çıkan oktu Başkomutanın emri!

Bu hattı müdafaa değil, sathı müdafaaydı!

Vatanı kurtarmak, herkes için tek davaydı!

Ön cephede Mehmetçik, artta Kara Fatma’ydı!

Şehitlerimiz de ordumuzun yanındaydı!

Afyon’dan taa Akdeniz’e bir nefeste erdik,

Düşmanın ordusunu perişan edip yendik!

Gün 9 Eylül 1922 idi,

Türk ordusunun ulaştığı yer İzmir’di!

Ve en mukaddes savaş burada noktalandı,

Türk Bayrağı, bağımsız yeniden dalgalandı!

 

Tüm işgalciler, “Geldikleri gibi gittiler!”

Çelik ruhumuzun önünde çaresizdiler!

Cesaretle bir faciadan kaçınılmıştı

Türkiye’nin tarihi yeniden yazılmıştı!

 

Sonra “Yurtta sulh, cihanda sulh” oldu ilkemiz,

Cumhuriyet ile yeni hedef seçti ülkemiz!

Cumhuriyetimiz Atatürk’ün eseridir,

Türk ulusu da bu yeniliğin neferidir!

 

İlke ve inkılaplar kök salmıştır kalplere,

Bizler zaferlerle Bayrak çekeriz göndere!

Durmak bilmeden, gelişmelerin yolundayız,

Bize engel olan sorunların sonundayız!

Bu Aziz vatan bölünmez bir bütündür!

Milletimiz de başarılarınla üstündür!

Düşmanlara da müjde, sonunuz hep hüzündür!

Çünkü bu yurt, bu vatan, sonsuza dek bizimdir!

 

Soyludur, merttir ve şanlıdır Aziz Milletim!

Dünyalar güzelidir benim Yüce Devletim!

Biriz, beraberiz, çağları aşıyoruz!

Gelecek yüzyıllara barışı taşıyoruz!

 

İsmail Yılmaz Nizamhasanoğlu

 

2000 yılında kaleme alınmış, 2001 yılında "Benzersiz Türkiye" şiir kitabımda yayınlandı. 2002 yılında TRT programında okudum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Yılmaz Nizamhasanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler