Ufak Bir Hatırlatma…

                     Sormayan, sorgulamayan ve her şeyi çok çabuk unutan bir toplum olduk.

                    O yüzden iş işten geçmeden, 16 Aralık 2021 Perşembe günkü köşe yazımı yeniden köşeme taşımak ve sizlerle yeniden paylaşıp hatırlatmak istiyorum.

        “  EN MODERN, EN CEZBEDEN KÖLELİK..!

                

                   Teknoloji geliştikçe, ilerledikçe imkanlar da artıyor, kolaylıklar sağlanıyor hayatta. Ve haliyle dünya da küçüldükçe küçülüyor bu harika(!) teknoloji sayesinde.

                  Fakat hiç farkında olmadığımız, farkında olmak istemediğimiz olumsuz yanları da var teknolojinin.

                 Teknolojinin olumsuz yanı mı olur, ne kadar kolaylaştı hayat. Buldun da bunuyorsun, işte, diyenlerinizi duyar gibiyim.

                   Ama gelin görün ki, kazın ayağı hiç de öyle değil..!

                   Hiç dikkatinizi çekti mi, akıllı telefonlarımızla, kredi kartlarımızla dijital bir kontrol altında olduğumuz.

                   Şöyle bir düşünecek olursak; özelimizin özel olmaktan çıktığını çok bariz şekilde görürüz.

                    Telefonlarımız bizden akıllı..!

                    Nereye gittiğimizden tutun da, neleri sevdiğimize, nelere ilgi duyduğumuza, neleri yediğimize  içtiğimize, neleri giydiğimize kadar hepsini kayıt altına alıp, sonra da bize gönderiyor, tek tek, bir bir..!

                     Nasıl da hoşumuza gidiyor bizim de değil mi..?!

                      Aaa bak nasıl da ilgili benimle, ne kadar da önemseniyorum, diyoruz içimizden.

                      Teknoloji hayatımızı kolaylaştırdıkça özgürlüğümüz azalıyor, kısıtlanıyor da, çoğumuz bunun farkında bile değiliz.

                    Aslında adım adım, anbean takip altındayız. Dijital sarmalın içindeyiz de farkında değiliz.

                     Biz bunu hayatımızı kolaylaştıran müthiş bir güzellik olarak görüyoruz. Hatta hatta, sevinç naraları atarak, gözünün içine içine sokarcasına paylaşıyoruz sosyal medyanın birçok sanal aleminde...

                       Sanal demişken, sanalın anlamının; gerçekte yeri olmayan, gerçekte var olmayan, ancak zihinde tasarlanan, olduğunu da hatırlayalım yeri gelmişken.

            

                  TIPKI FİLMLERDEKİ GİBİ..!

                          Bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz, bir sürü teknolojik ve dijital yenilikleri yaşadığımız ve daha nicelerini de yaşayacağımız yeni bir çağa doğru hızla ilerliyoruz.

                          Bu çağda bireysel ürünler ve çözümler(!) hedefleniyor(muş).

                      Öyle ya; Üstün teknolojinin nimetlerinden faydalanıyor yapay zeka çağına ayak uyduruyoruz.

                     Yapay zeka çağı demişken, sizlere başka bir gerçekten bahsetmek istiyorum, Elon Musk’ın projesinden...

                     Elon Musk’ı artık tanımayanımız yoktur sanırım.

                     Elon Musk, dünyanın en iyi, en ünlü sinir bilim uzmanlarını bir araya toplayarak, Neuralink Şirketini kurmuş. Ve bu şirket, 90 kişilik ekiple bu proje için üç sene çalışarak, insan beynine saç telinin onda biri kadar büyüklükteki kabloları diken bir robot geliştirmiş.

                        Kabloların bir ucu insan beynine, diğer ucu da bir bilgisayara bağlanarak, kablolarla insan beynindeki düşünceler, bilgiler toplanarak çiplerle kablosuz şekilde cihazlara aktarılabilecek.

                        Böylece insan ve makine zekasının ortak yaşam (Simbiyoz) oluşturması amaçlanıyor.

                        Durun durun,  bitmedi dahası da var..!

                        Çok yakın bir gelecekte; yattığınız yerden her şeyi yapabilecek, her hazzı yaşayacak, her lezzeti tadacaksınız..!

                          Kulağa ne kadar da hoş geliyor değil mi.?!

                          Sen yatacaksın yatağında, ama  dünyayı kurtaran bir kahraman da olacaksın aynı zamanda, tabii ki sadece ve sadece sanal dünyanda..!

                          Hiçbir yere gitmeyeceksin aslında, ama beyninden neler geçiyorsa hepsini yaşıyormuş gibi göreceksin ve tatmadığın haz kalmayacak sanal dünyanda.

                           Yine hiç kımıldamadan yatıyorken yatağında, aklından yemek içmek istediğin neler geçiyorsa yiyip içiyor gibi tat alacaksın ama yine sanal dünyanda.

                           Nasıl mı olacak tüm  bunlar..?

                           Karma gerçeklik sistemi sayesinde. Peki, nedir bu karma gerçeklik, göz atalım mı hemen ona da...

                           Karma Gerçeklik: Kullanıcının bulunduğu doğal alanı, sanal ortama taşıyarak gerçekçi görünmesini sağlayan bir sistemdir.

                            Yani karma gerçeklik sayesinde sanal nesneler kullanım alanlarımıza rahatlıkla entegre edilebiliyor..!   

                            Bunları sizlere; elimizde olanların kıymetini bilelim, neleri kaybettiğimizi ya da kazandığımızı eksileriyle artılarıyla görebilelim ve vakit varken düşünelim, gerekenleri zamanında yapabilelim, körü körüne her şeye inanmayalım, soralım, sorgulayalım, araştıralım diye anlatıyorum...

                            Bir beynimiz varken ve henüz bize aitken, düşünerek kullanmaya başlayalım beynimizi diye, anlatıyorum..!

                             Büyük bir yalanın ortasında, yalan yaşamlar - hayatlar olmasın diye anlatıyorum.

                             Olmayanı varmış, yaşanmamışı yaşanmış gibi hissetmeyelim diye anlatıyorum.

                             İnsana, doğaya dair her şeyimizi kaybetmeden uyanalım diye yazıyorum, anlatıyorum tüm bunları.

                                Ve diyorum ki; istemek yolun yarısıdır gayret de diğer yarısı.

                                Ne dersiniz, kaybetmeden önce isteyerek çıkalım mı artık yola..?

                               Sizler de bu konuyla ilgili duygu ve düşüncelerinizi, görüşlerinizi, fikirlerinizi, eleştirilerinizi, sorularınızı yazın lütfen.

                               Fikirlerimizi paylaşalım, konuşalım. Soralım soruşturalım, sorgulayalım elimizdekileri kaybetmeden.

                             Sonra…

                             Eyvahhhh..!

                             Desek de yerine gelmez hiçbir şey..! “

      

Birgül Soytürk

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Birgül Soytürk - Mesaj Gönder

# kredi, Yeni

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenihaber Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenihaber Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenihaber Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenihaber Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'daki en başarılı belediye hangisi?
Tüm anketler